içinde , , , , ,

Alice Harikalar Diyarında Sendromu: Boyutsal Algı Bozukluğu

Çok garip bir dünyada yaşıyoruz. İnsanoğluda gerçek anlamda bu dünyada yaşayan çok hassas canlılardan bir tanesi. Dünyanın yüzde kaçını keşfedebildik sizce ? Ya da hepimizin bildiği deyimle okyanusların yüzde kaçı hakkında tam anlamı ile bilgi sahibiyiz ? Alice Harikalar Diyarında Sendromu: Boyutsal Algı Bozukluğu

Alice Harikalar Diyarında Sendromu
Alice Harikalar Diyarında Sendromu

Çok garip bir dünyada yaşıyoruz. İnsanoğluda gerçek anlamda bu dünyada yaşayan çok hassas canlılardan bir tanesi. Dünyanın yüzde kaçını keşfedebildik sizce ? Ya da hepimizin bildiği deyimle okyanusların yüzde kaçı hakkında tam anlamı ile bilgi sahibiyiz ? Alice Harikalar Diyarında Sendromu: Boyutsal Algı Bozukluğu

Bilinçaltında Yaşanan Bir Problem

Bu tip rahatsızlıklar genellikle nörolojik veya psikolojik şekilde ortaya çıkabiliyor. Bilinçaltımız her şeyi olduğu gibi kayıt ettiği için bu şekilde bir durumla karşı karşıya kalabiliyoruz. Çünkü kaydedilenler çoğu zaman bizim haberimiz dahi olmadan beyne işlenen düşünceler ve durumlardan ibaret oluyor. Bu yazımızda size “Alice Harikalar Diyarında Sendromu ” konusunu anlatacağız.

Bu hastalık öncelikle nörolojik bir rahatsızlık. Aslında tam anlamı ile psikolojik de değil. Nörolojik tarafı daha ağır basıyor.

Bu sendrom nedir ?

Bu tam anlamı ile bir “boyutsal algı bozukluğu sendromu” olarak tanımlanabilir. Kişi çevresindeki nesneleri ve kişileri olduğundan farklı bir şekilde algılayabilir. Bazen çok büyük gibi görür kendini onlardan çok daha küçük bir varlık gibi. Bazen de kendini diğer nesne ve kişilerden daha büyük boyutlarda görür.

Bu rahatsızlık 4 şekilde karşımıza çıkıyor.

  1. Mikropsi
  2. Makropsi
  3. Telopsi
  4. Pelopsi

Mikropsi: Kişi çevresindeki dünyanın birden küçüldüğü hissine kapılır. Kendisinin de bu küçük dünyadaki bir dev olduğu hissi bu kişilerde yaygındır.

Makropsi de Mikropsi’nin tam tersi olarak ortaya çıkar. Etrafındaki nesne ve kişiler devleşir kendi ise çok küçüktür. Yani o şekilde hisseder.

Diğer iki tür olan Telopsi ve Pelopside de boyutsal algılar sorunu vardır. Telopsi nesnelerin ve kişilerin olduklarından daha uzak görülmesi, Pelopsi ise nesnelerin ve kişilerin olduklarından daha yakın görülmesi şeklinde açıklanabilir.

Makropsi ve Mikropsi durumları bu sendromun en sık görülen alt türlerinden biridir. Bu tür rahatsızlık durumları tüm yaş gruplarını etkilemekle beraber çocuklarda çok daha sıklıkla görülmektedir. Çocukluğunda bu durumu yaşayan insanlarda ileride ortaya çıkma riski oldukça fazladır.

Sendromun İsmi Neden Alice Harikalar Diyarında ?

Bu seriyi okumayanımız yoktur herhalde. Okumadıysanız bile bir animasyonda seyretmişsinizdir. Çok kısaca özetleme durumu gerekirse hikaye, Alis aslında bir kız çocuğunun bir tavşanı izlerlen tavşanın yerin altına kaçtığı delikten içeri girmesi ile başlar. Tavşanın peine takılan Alice, kendini çok farklı ve bir o kadar da garip bir dünyada bulur. Küçük delik bir anda büyür, Alice’yi fantastik ve garip bir dünyanın içine alıverir. Yediği veya içtiği herşey onu ya çok büyük yapmakta ya da çok küçük yapmaktadır. Bu yüzdendir ki kendi gözyaşlarından oluşan bir denizden kurtulmaya çabalar. İşte 1865 yılında Lewis Caroll tarafından yazılmış bu hikayede de bu sendroma çok benzeyen hatta onu adeta farklı bir dille anlatan ögeler bulabilirsiniz. Bu bir tesadüf değildir. Lewis Carroll’da bu sendroma sahip bir kişidir. (Birçok kaynağa göre)

Kitaba ilham olan karakter aslında Lewis Carroll Olabilir Miydi ?

lewis carroll
lewis carroll

İşte 1865 yılında Lewis Caroll tarafından yazılmış bu hikayede de bu sendroma çok benzeyen hatta onu adeta farklı bir dille anlatan ögeler bulabilirsiniz. Bu bir tesadüf değildir. Lewis Carroll’da bu sendroma sahip bir kişidir. (Birçok kaynağa göre) Kendisi yaşadığı algısal yanılsamaları hikayeleştirmiştir. İşte bu edebi esere kaynak olan durum bundan ibaret olabilir. Tabii edebiyatta karşılaşılan tek eser de değil bu durum. Gulliver’in Seyahatleri eserini hepimiz biliriz. Yine de kısaca bilmeyen arkadaşlar için özetlemek isterim.

Dr. Gulliver Hakkında

Doktor Gulliver dürüst, kendi halinde bir adamdır ve ailesiyle sakin bir yaşam sürüyordur..Ancak geçim şartlarının zorluğu, onu gemilerde çalışmaya yöneltir. Artık Gulliver bir yerlerde çalışmak ve para kazanmak durumundadır. Bu yüzden Gulliver denizaşırı seferler yapan gemilerde doktorluk yaparak dünyayı dolaşır. Günün birinde korkunç bir fırtına gemisini batırır; Fırtına öylesine büyüktür ki etkisiyle birlikte onları farklı bir kara parçasına götürür. Gulliver de kendini, her şeyin mikro boyutlarda olduğu garip bir ülkede bulur. Bu ülkenin adı Lilliput’tur. Ülkede bulunan yerliler onun bir dev olduğunu düşünerek esir alırlar.Sonunda kendini bir şekilde kurtarmayı başarır.

İşte ilk kitap böyleydi. Peki Gulliver’in ikinci kitabında ne oluyor ? Burada da kahramanımız kendini devlerin arasında buluyor. Buradan da açık bir şekilde anlayabileceğimiz gibi iki eser de bu sendroma açıkça değiniyor. Hatta tam anlamı ile açıklıyor diyebiliriz.

Bu nörolojik rahatsızlığın diğer bir adı da Lilliput Halüsinasyonlarıdır

Ancak bu tam anlamı ile bir halüsinasyon değildir. Aksine beyindeki anormal aktivitelerden kaynaklanan bir algı bozukluğudur. Beyindeki çevresel algıları düzenleyen önemli bir kısım olan parietal lob kısmında yaşanan aşırı aktivite sonucu kişilerde bu gibi durumlar gözlemlenebiliyor. Yani bir kişi bu durumdan bahsetmezse bu sorun ile başa çıkmaya çalıştığını anlayamayabiliriz. Bu hastalık sonucunda başında veya sonunda kesinlikle migren hastalıkları gözlemlenmiştir.

Migren Hastalığı İle İlintisi Var

Bu sendromu yaşayan kişilerin ayrıca az veya çok migren hastalığına da sahip olduğu kesin bir dille ortaya konmuştur. Tek başına bakıldığında çok büük bir problem olarak gözükmese de migren hastalığının habericisi konumunda olduğundan birçok şeyi açıklıyor olabilir.

Migrende de

  • görme bozuklukları,
  • baş dönmesi,
  • kusma
  • ciddi bir baş ağrısı

gibi semptomlar birlikte gözlemlenebiliyor. Bu durumda tekrar Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı Lewis Carroll’a dönersek kendisininde bir migren hastası olduğunu biliyoruz.Ancak işin ilginç tarafı bu hastalarda yapılan beyin taramalarında hiçbir bulguya veya değişikliğe rastlanmamıştır. Belkide bir heyecan veya travma sonrasında ortaya çıkıyor olabilir. Süreklilik arz etmeme durumu da gözlemlenebilir. Belki de bu değişiklikler bu tür ataklar yaşandığında gerçekleşiyor ve ardından sona eriyor.

Uzman Görüşü Ne Diyor ?

Philedelphia Çocuk Hastanesinde bu konu üzerine araştırmalar yapan Dr. Grant Liu bir röportajında şöyle belirtiyor“Beyinde yaşanan çok ufak değişikliklerin dahi dramatik sonuçları olabilir.Kaldı ki bu değişiklik beynin boyutları algılayan kısmında olursa görsel sonuçları bu sendromda da görüldüğü gibi çok çarpıcı olabilir”

Benzer yazılarımız için https://www.sosyofikir.com/ilginc/ takip edebilirsiniz.

Yararlandığım Kaynak için tıklayabilirsiniz.

Rapor

Yönetici

sosyofikir tarafından yazılmıştır.

Sosyofikir.Com'un kurucusu ve yöneticisi

Yönetici

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleme & hellip;

0

Facebook Yorumları

Ne düşünüyorsun?

aleister crowley

Dünyanın 1. En Kötü İnsanı Olarak Anılan Crowley’in Garip Hikayesi

erp sistem

ERP Sistem Nedir Nasıl Geliştirilir