içinde ,

OKB – Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir Tedavisi Nası Yapılır Arşiv Niteliğinde Bilgiler Döküman Şeklinde

okb
okb

OKB – Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir Tedavisi Nası Yapılır Arşiv Niteliğinde Bilgiler

 

DÖKÜMAN İNDİR 

İçerik Kaynağı

YA DA

OKB – Obsesif Kompulsif Bozuk…

More presentations from sosyofikir

 

Google Dökümanlarda indir

 

Hayat  okb ile yaşayan insanlar için ne kadar zorsa zor olsun. Okb bir süre sonra ilaç tedavisi ve psikoterapi ile giderilebilen bir rahatsızlıktır.

Obsesyon (takıntı): kişinin kontrolü dışında tekrarlayan düşünce ve uyaranlardır. Hastalar bunun çok anlamsız olduğunu, kendilerini çok rahatsız ettiğini ancak bu düşüncelerden kurtulamadıklarını belirtirler. Bu takıntılar hastada iğrenme, korkma, şüphelenme veya anksiyete gibi duyguları da beraberinde getirir. Hastalar bu düşüncelerin kendi beyinlerinin ürünü olduğunun farkındadır. Sık görülen obsesyonlar şunlardır:

• Kirlilik : çevreden kan, tükrük, mikrop veya semen gibi kir bulaşması veya kişinin çevreye kir bulaştırması

• Kendi başına veya yakınlarının başına bir kötülük geleceği düşüncesi

• Kontrolünü kaybetme ve saldırgan davranışta bulunma korkusu

• Tekrarlayan ve kontrol edilemeyen cinsel düşünceler

• Dinle ve ahlaki değerlerla aşırı uğraşma v.b.

Obsesyon kişinin hayatını olumsuz etkilemekle kalmaz kişinin çevresine de zarar verir. Aile üyeleri obsesyon yaşayan kişi ile birlikte en az bir okb hastası gibi kendi içlerinde uğraşırlar. Sürekli hezeyanlar yaşanır ve en sonunda artık bir doktorla görüşülmesi esastır. İşte bu noktada doğru doktoru bulmak çok önemli bir rol oynuyor. Çünkü bazı doktorlar yanlış ilaç tavsiyeleri ile size sadece zaman kaybettirebiliyor. 

Okbden nasıl kurtulabilirim ? (kendi başınıza yapabileceklerini)

Obsesyonun geçmesi için kişinin yapabileceği bazı taktiksel durumlarla giderilebileceğini en azından derecesinde bir azalma olduğunu göreceksiniz.

Mesela obsesyonunuz din ile ilgili ibadet ederken aklıma kötü bir şey gelirse ne yaparım gibi . Şimdi bazı obsesyon durumları aslında konuyu doğru bilmemekten oluyor.  Allah okb hastasının okb hastası olduğunu anlayamayacak mı ? Ya da kişinin aklına gelen istemsiz düşüncelerden dolayı kişiyi sorumlu mu kılacak. Yani Allah insanın içini biliyor. O yüzden mesela bu konu ile ilgili doğru bilgiye vardığınız zaman istemsiz düşüncelerin aslında sizin elinizde olmadığı öngörüsü doğru oluyor.

Öncelikle neleri yapmalısınız  neleri yapmamalısınız


*Yanlış bilgi edinmeyin sürekli internetten araştırma yapmaktan vazgeçin.
*Kompulsiyonlarınızı sürekli uygulamaktan vazgeçin mesela aklınıza okb geliyor kapıyı kilitledim mi acaba diye kontrollerinizi azaltın kendinize güvenin.
Kendinizin değerli olduğu inancına gönülden inanın.
Doktorunuzun tavsiyelerini dikkatle dinleyin ve psikoterapi ödevlerini itina ile yapın.

Bu yazının kaynağı : https://www.sosyofikir.com/uncategorized/obsesyon-durumunda-yapmanz-ve-yapmamanz.html

Obsesyondan Kurtulma Yolları, Kendi Kendinizin doktoru olun !


Obsesyon konusunda bir çok yazı yazdık. Şimdi de obsesyondan kurtulmanız için size bir kaç taktik vereceğim. Obsesyon insanın içini bitirir, tüketir, eritir. İnsanı hayattan bezdirir. Bunu zaten tüm okb yaşayanlar anlayabilir. Peki bundan kurtulmak mümkün mü ?

Evet mümkün, düzenli terapi ve bir kaç taktik uygulanmalı.

Şimdi öncelikle aklınıza bir obsesyon geldi. Ne yaparsınız ? O konuda daha çok düşünürsünüz. İşte bu noktada obsesyon daha da artmış olur. Yani obsesyonu aklımıza gelen istemsiz rahatsız edici düşünceler, sizi sosyalleşmekten, dışarı çıkmaktan alıkoyabilir. Sosyallikten uzaklaştığınızda işler daha da çıkılmaz bir hal alacaktır. Obsesyon durumunu şu şekilde anlatabiliriz; Obsesyon öncesi kişi huzursuz, sıkıntılı ve düşüncelidir. Obsesyon akla geldiğinde hemen bir kompulsiyon ile onu def etmek için uğraşır beyin. İnsan beyni öyle hızlı bir işlemciye sahiptir ki, saniyede milyonlarca görüntü, düşünce öğrenilen durum, duyulan olgu herşey kayıt edilir. Ve bu kadar hızlı çalışan bu sisteme karşın o kadar savunmasız bir bilinçaltına sahiptir insan.

  Aklınıza gelen bu düşüncelerden kurtulmak için öncelikle bilinçaltının yapısını anlamalısınız.

Obsesyon, insanın beynine istemsizce düşünce getirir.  Sonra da bir kompulsiyonla o düşünceden kurtulmaya çalışırsınız. Ellerinizi tekrar yıkarsınız, ışığa tekrar basarsınız, iki üç kere kontrol edersiniz kapıyı ve daha niceleri. Obsesyonu kompusiyonlar izler ve siz belli bir takım şeyleri kontrol etme, temizlik vb ritüeller yapmak zorunda kalırsınız. İşte bakın yazının ilerleyen noktalarında size bunun çözümünü anlatacağım.

Öncelikle bilinçaltından başlayalım.

Yapılan araştırmalar bilinçaltı zihnin, bilinçli zihinden 30.000 kat daha güçlü olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
Zihnimiz % 10 bilinç, % 90 bilinçaltımızdan oluşuyor.

Yani yaşam içerisinde deneyimlenen herşey bilinçaltında depo ediliyor. Daha sonrasında beyin zor durumlar yaşadığında bir durumu simgeleştiriyor. Yani bağlantı kurmaya çalışıyor bilinçaltı mesela düşman diyince aklınıza ne geliyor ? Hepimizde farklı bir düşünce uyandırıyor şimdi deneyimlediğimiz gibi. Bu durumda düşünülen durumlar, bağdaştırılan şeyler değişiklik gösteriyor.

Öncelikle akla gelen obsesyonun bir obsesyon olduğu bu durumun kişi ile hiç alakası olmadığını düşünülen istemsiz düşüncelerin kişinin aklına yaşamdan bir parça olarak gelmediğini anlamak gerekiyor. Bu iş biraz da  düşünceleri basitleştirmekten geliyor.

Yani bilinçaltından gelen düşünceler izlediğiniz bir filmden, etkilendiğiniz bir olaydan, hatta okuduğunuz bir gazete küpüründen etkilenebilir. Ve size farklı bağdaştırmalar yaparak zihin karışıklığı yaşatabilir.

Bu durumda ne yapmalısınız ?

Önce sakinleyin, bir durun aklınıza gelen düşünceden kurtulmak için bir kompusiyona gitmeyin beyin hemen bir el yıkama ya da sayı sayma gibi bir sürü kompulsiyona başlamak ister ama durun. Bir kağıda  doktorunuz ya da çok güvendiğiniz biri tarafından şu satırları yazın; obsesyondan anında bu yazıyı okumak sizi rahatlatacaktır.

Yazı şöyle;

Obsesyon akla gelen istemsiz düşüncelerin kişide yarattığı kaygı durumu bozukluğudur. Düşündüğüm her şey obsesyondan ötürü geliyor. Hiç biri gerçek değil. Şimdi aklıma bir obsesyon daha gelecek ve ben de buna onun üstüne giderek karşılık vereceğim. Bu şekilde bir yazı yazarak siz de obsesyonda bir azalma yaşayacaksınız.

Şimdi bir yöntem daha anlatacağım. Lastik yöntemi kolunuza bir lastik takın ve obsesyon geldiğinde lastiği hızlıca çekip bırakın ve lastik elinize çarpsın bir acı olacak. Beyin bu şekilde öğrenmeye başlayacak. Yani obsesyon geldiğinde elim acıyor gibi bu durumda obsesyonu düşman olarak görecek ve ona karşı savunması güçlenecek.

Hayatın sahnesinde insan gerçekten de farklı imtihanlar yaşıyor.  Herkesin farklı bir hikayesi var. obsesyon dönemlerinde kişi hayattan umarsız bir şekilde yaşarken yaşadığı çevreden de soyutluyor bazen kendini işte bu en tehlikelisi. Asosyalleşmeye başlamak obsesyonu güçlendiren ve besleyen bir durumdur. O yüzden aklınıza ne gelirse gelsin, ne kadar zor olursa olsun, çevrenizle kaynaşın dışarı çıkın insanlara merhaba diyin, gökyüzünü seyredin, hayattan keyif alacağım diyin. Aile en önemli etkenlerden biridir. Desteğinizin  aile içerisinden gelmesi sizi değerli hissetirecektir. Dünya da değerlisin, mutlu olmak için geldin, huzursuzluktan kurtul, saçma sapan kaygılardan arın kendine gel.

Obsesif-Kompulsif Bozukluk nasıl seyreder? İyileşir mi?
Uzun süre tedavi gerektiren, düzelme ve tekrarlamalarla seyreden bir hastalıktır. Hastalığın yeni başlamış olması, tedaviye erken başlanması ve düzenli devam edilmesi, eş ya da aile desteğinin var olması hastalık seyrini iyileşme yönünde etkiler. Diğer yandan, hastalığın uzun yıllardır devam ettiği, tedaviye geç başlanan, tedaviye uymayan, eş ya da aile desteğinin bulunmadığı, kişilik bozukluğu ya da depresyon gibi hastalıkların da eşlik ettiği hastalarda olumsuz bir seyirden rahatlıkla söz edebiliriz. Dolayısıyla, iyileşir mi? sorusunu duruma bağlı diyerek yanıtlayabiliriz.
İLAÇLAR 4-6 HAFTADA ETKİSİNİ GÖSTERİR
Takıntı hastalığı nasıl tedavi edilir?
İyi kurulan psikiyatrist-hasta iletişimi tedavinin ön koşuludur. Hastalığın doğası, seyri, tedavi süreci konusunda hasta bilgilendirilir. Diğer birçok psikiyatrik hastalıkla karşılaştırıldığında tedaviye daha yavaş yanıt alındığı için sabır hem hastanın hem de psikiyatristin sık başvuracağı bir duygudur. İlaç tedavisi bu hastalıkta özellikle önemli bir yere sahiptir. Ancak, genellikle ilaçlar 4-6 hafta sonra beklenen etkileri gösterir. Nispeten daha yüksek dozda ve daha uzun süre ilaç tedavisi gereklidir. Bu hastalıkta en etkili ilaçlar antidepresanlardır ve çoğunlukla en az 2 yıl kullanılmaları önerilir.
Psikoterapi ilaç tedavisi ile alınan sonuçların kalıcı hale getirilmesinde önemli yere sahiptir. Davranış tedavisinin en pratik ve en uygun seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Bu tedavi yönteminde maruz bırakma (exposure) ve tepki önleme (response prevention) teknikleri kullanılır. Örneğin, maruz bırakma tekniğinde hastalık kapma korkusuyla paraya dokunamayan kişinin paraya dokunması, para sayması sağlanır. Tepki önleme tekniğinde ise eve gelir gelmez kirlenme düşüncesiyle tüm giysilerini değiştiren ve hemen duş alan kişinin bu davranışı engellenir ya da ertelemesi sağlanır. Bu yöntemler hastanın geçici olarak sıkıntısını artırır, ancak tedavinin devamında sıkıntı azalır ve ortadan kaybolur. İlaç tedavisinde olduğu gibi, psikoterapi’nin de uzun süre devam etmesi hem hastalığın daha çabuk düzelmesi için, hem de yinelemelerin engellenmesi için gereklidir.”

 

Takıntılar sizi yanlış düşünmeye ve kendinizi değersiz hissetmenize neden olabilir.  Ama bu noktada kendinizi değerli hissedin. Belkide bu obsesyonu deneyimlemeniz size hayatınızda çok büyük bir gelişim durumu yaşatacak. Korkmadan üzerine gidin takıntılarınızın mesela ışığı iki kere açıp kapamazsam ailemden birine zarar gelecek düşüncesi üzerinde duralım. Burada tamamen anlamsız ve yersiz bir düşünceden bahsediyoruz.  Işığı iki kere açıp kapamayın veya yolda yürürken karelere basma takıntıların olan karelerin kesişimlerine bastığında sevdiğine bir zarar geleceğini düşünen veya kendi başına kötü bir durum geleceği düşünülen durumlarda üzerine gitmek insana güven kazandırır. Daha çok güven daha iyi savaşmanıza yardım edecektir.
Obsesyonlarınızı bir kağıda yazın. Ve şimdi hepsini sıralama yapın. Yüzdelik puanlar vererek onları sıralayın. Şimdi sizi en az etkileyen obsesyondan başlayarak üzerine gitmeyi deneyin. Bu gerçekten de zor olabilir.Ama sonu gerçekten de bir kurtuluş olabilir.

Obsesyon konusunda daha çok bilgilenmeniz için izleyebileceğiniz videolar

Obsesyonla ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın ve yeni blogumuza birgöz atın.

Bu yazının kaynağı: https://www.sosyofikir.com/uncategorized/obsesyondan-kurtulma-yollar-kendi_26.html

Bilinçaltı Ve Obsesyona Farklı Bir Açıdan Bakış

 

Hayat çoğu zaman insanı istediği gibi yönlendirmeye çalışır. Aklınıza gelmesini istemediğiniz şeylerin aklınıza geldiği oldu mu ? Aklımıza gelen ve bizi derinden etkileyen saçma sapan düşünceler okb adlı bir rahatsızlıktan ötürü geliyorlar. Ve bunun süresi uzadıkça çektiğiniz sıkıntı ve hüzünde artıyor. Yalnız şunu biliyor muydunuz ?

 

  Aklınıza gelen saçma sapan kötü, anlamsız düşünceler aslında herkesin aklına geliyor. Evet yanlış duymadınız. Her insanın başına gelen bir şeyden bahsediyorum. Ancak normal insanlar bunu “amaan ne saçma şey” diyip göz ardı edebiliyor. Takıntı rahatsızlığı yaşayan insanlar ise bunu neden düşündüklerini aslında bu düşünceyi bilinçaltlarındaki bir durumdan mı oluştuğunu, aslında kötü bir insan mı olduğunu düşünür durur. Bu çok yanlıştır. Kötü ve anlamsız düşünceler herkesin aklına gelir ancak sizin onunla uğraşma süreciniz ondan ne kadar zarar göreceğiniz, sizi ne kadar etkileyeceğini gösterir.

 Bilinçaltı öyle bir şeydir ki inanılmaz adeta. Mükemmel bir hız ama çok kötü bir işlemci ile donatılmıştır.” Nasıl yani hız ?” dediğinizi duyar gibiyim. Hani o dünyanın en hızlı bilgisayarlarından, tabletlerinden kat ve kat hızlı çalışan her şeyi adeta bir veri gibi toplayan ve daha sonrasında kullanmak üzere saklayan birim bilinçaltı. İnsanı çok etkileyen durumlar olmuştur. Yani mesela bir okbniz var yani bir düşünceniz bu düşünce her türlü olabilir. Örneğin dinsel olanı ele alalım. Sizin aklınıza Tanrı’ya, yaratıcıya asla kötü bir şey hissetmek geçmez belki ancak bilinçaltınız onunla oluşturduğunuz korkuları yaşadığınız çevresel faktörleri, izlediğiniz bir haber bültenini veya okuduğunuz bir yazıyı kolayca sizin korku duyacağınız şekle dönüştürebilir. Örneğin Allah’a isyan mı ettim ? Allaha kötü bir söz mü söyledim. Ve bunlar daha da açılabilir. Ancak şuradan ele almak lazım olayı bir kere Allah her şeye kadir olan büyük ve tek yaratıcı değil mi ? Sizce o obsesyon rahatsızlığından ötürü bu şekilde düşüncelerin aklınıza geldiğini tahmin edemiyor mudur ? İşte bu noktada mantık başlıyor yani her şey obsesyondan kaynaklı siz aslında öyle hissetmediniz ya da öyle düşünmek te istemediniz. Mesela dua ederken aklıma kötü bir şey gelirse diye dua etmekten korkan insanlar var ama dediğim gibi tamamı obsesyonla alakalı. Bu sitede obsesyon başta olmak üzere çeşitli psikolojik rahatsızlıkları anlatacağız. Farklı noktalara değineceğim. Hiç duymadığınız şarkıları duyacaksınız. Yazarken aralarda şarkı koyacağım ve o anda bu yazıyı yazarken dinlediğim müzik hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Bu hastalığın bir sonucu da çok duygusal olmaktır. Bunu herkes yaşıyor. Umarım bir an önce kurtulmanız, gerçek hayata dönmeniz dileğimdir.Daha çok yazacağız. Sizler de yazmak isterseniz yapmanız gereken tek şey admin@sosyofikir.com adresine mail atmak ve yazınızı isminizi yayınlamadan yayınlayabilirsiniz. Şimdilik hoşça kalın:)

 

Bu yazının kaynağı : https://www.psikolojiblogu.com/uncategorized/bilincalt-ve-obsesyona-farkl-bir-acdan/

 

Obsesyon hakkında doğru bilinen yanlışlar


Obsesyonlardan kurtulmak mümkün. Ama nasıl ? Herkesin aklında binlerce soru.. Bu hastalığı yaşayan insanlar bu hastalık gitsinde der ne olursa olsun. Bunun nedeni hastalığın çok yorucu ve tüketici olmasıdır. Obsesyonlar kişiyi rahatsız edici düşüncelerle çevrelerken kişininin davranışlarını, psikolojisini de etkiler. Bununla birlikte kişi ve ailesi obsesyonla yaşamaya bağımlı hale gelir.

Doğru bilinen yanlışlar

Alkol obsesyonu geçirir mi ?

Bu tamamiyle yanlış bir kanı. Alkol sizi asla obsesyondan kurtarmaz. Size geçici bir rahatlama sağlarken daha sonrasında alkolün depresan etkisi neticesiyle daha da işin içinden çıkılmaz bir duruma gitmek elden bile değildir.
Alkol ilk alındığında kişiye belki rahatlama, özgüveninde artış vb. şekillerde pozitif etkiler gösteriyor olabilir. Ama en nihayetinde alkol bir depresandır. Ve siz depresan bir durumdan çıkmaya çalışırken o şekilde depresif durumlara götürebilecek eylemlerde bulunmanız okbyi arttıracaktır.

Birine Zarar mı Verdin ?

Bu düşünce tamamiyle yanlıştır. Siz bir insana zarar verebilecek son kişisiniz. Emin olun. Bunu içten direkt söyleyebiliyorum.Bunu nedeni okb yaşayan insanlarda her konuya karşı aşırı bir hassasiyet duyulur. Her şeyden bir şeyler çıkarabilir kişi. Ancak  kafasına gelen kötü düşünceler kişinin asla yapamayacağı, yapmayacağı, hatta ve hatta korktuğu başına gelmesinden korktugu şekilde de özetlenebilir. Yani sonuç olarak kimseye zarar vermediniz.  Rahat olun.

Bu yazının kaynağı: https://www.psikolojiblogu.com/uncategorized/obsesyon-hakknda-dogru-bilinen-yanlslar/

Obsesyondan kurtulabilirsiniz. Sizde özgür olmalısınız…


Hayatın en güzel dönemi genellikle gençlik dönemleridir. Bazı insanlar için bu geçerli olmayabilir. Obsesyon insanı tüketen onu ondan alan ciddi bir rahatsızlıktır. Aslında obsesyon sizi tüketirken çevrenizdikleri de beraberinde götürür. Hiç kolay değildir. Zihninize karşı tek siz varsınız. Ve onu yenemiyorsunuz size zor gelen her şey obsesyonla geldi değil mi ?

Bazen zihninizi boşaltmak ve obsesyondan kurtulmak istediğiniz zamanlar farklı arayışlara girersiniz. Bu bazen bir forumda yada internet sitesinde kendinizi buldurtur. Ve tamami ile oraya adapte olursunuz. Okuduklarınız sizi çok etkiler, her şeyden adeta nem kaparsınız. Bizim sayfamızda obsesyon ile ilgili bilgileri bulurken diğer konulardan da yazılar, makaleler, düşündürücü şeyler bulacaksınız. Buna emin olabilirsiniz.

Peki nedir bizim farkımız diğer sayfalardan ve forumlardan.

Çünkü bizim takımımız içerisinde Ömer hocamız var. Uzman Doktor Ömer Akay’ın katılımları ile çok güzel makalelere ulaşacaksınız. Hem bu rahatsızlığı yaşamış kişilerin gerçek hikayeleri hem de işin uzmanından telkinler emin olun size iyi gelecek.

Bu obsesyonlar geçtikten sonra insan kuş gibi oluyor emin olun. Çok rahat edeceksiniz. Sadece zihninizi bir süre boşaltın. Durun şimdi.. Bir kaç saniye derin nefes alın ve arkaya şu müziği alalım sizlerde dinleyerek yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.

Kendinizi bir okyanusun ortasındaki bir adada yalnız hissedebilirsiniz. Ama artık biz varız her şey bitecek sizlerle yine aynı sayfa üzerinden hem forum eklentimizle kolay ve güzel bir konuşma ortamı hazırlarken sizlere tecrübeyle sabit yeni yollar obsesyondan kurtulmak için neler yapacağınız hakkında bilgiler vereceğiz. Emin olun bu sayfada kalıp psikolojiyi biraz daha anlamak isze iyi gelecek. Çünkü insan her zaman bilmediği şeyden daha çok korkar.

Obsesyondan kurtuluğunuzda neler olur ?

Obsesyondan kurtulmak herhalde bir hastanın isteyeceği en önemli istek ve dilektir. Ve bu mümkün tamamiyle kurtulabilirsiniz sadece “üzerine gitme ” methodunu kullanarak bunu başarabilirsiniz. Bu obsesyonu yaşamış biri olarak bunun ne denli zor olduğunu biliyorum. O yüzden size elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım. Emin olun bu hastalık bittiğinde kişliğinizi artık oturtmuş olacaksınız. Obsesyonla beraber yaşadığınız hüzünlü günler, kaygılı saatler yerini neşe, mutluluk ve huzura bırakacak. Bunu sizler de yapabilirsiniz. Kurtulabilirsiniz.  Umutsuz olanları görüyor gibiyim. Hayır kur-tu-la-cak-sı-nız ? sadece üzerine gidin.

Obsesyon hayatımda azaldıkça neler mi hissettim haydi biraz daha uzatalım yazımızı ve o konulara da girelim. 

Yazının kaynağı: https://www.psikolojiblogu.com/uncategorized/obsesyondan-kurtulabilirsiniz-sizde/

Obsesif... Nedir ? Öğrenmek ? Öğrenmemek ? Anlamak ? Anlamamak ? Nedir.. Obsesif kompulsif bozukluk dünyadaki en kötü psikolojik sorunlardan bir tanesidir. İstediğiniz bir şey vardır. Ama yapamazsınız.. Gerçekten çok iyi düşünürsünüz. Çok zekisinizdir.. Beyninizdeki düşünceler gelip geçerler mili saniye falan onlar yalan o kadar hızlıdırlardır ki inanamazsınız.. Gerçekten sizi mahveden bu psikolojik rahatsızlığın yenmek ? Psikologa gidersiniz.. Bilinçsel terapiler.. Depresyon ilaçları falan… Bu daha farklı beyine kendin hükmedebilirsin düşüncelerine de ?

 

Okuyanlar şuan birisi hayır dedi duyar gibiyim..
 Evet beyine hükmedebilirsiniz nasıl ?

  • Kendine güven

  • Bu psikolojik sorunun dünyadaki bir çok psikolojik sorunu olan insan tarafından yaşandığı

  • Çözülebilecek bir hastalık olduğunu..

Psikolojik sorun olarak okb insanı aslında yerinde oturup saatlerce düşünmeye sevkeder. Ve gerçek işinizi yapamazsınız.. Günlük az bir saati alır diyorlar.. Hayır çok daha fazla zamanı alabilir bu okb.. Herşeye takabilirsiniz.. Temizlik, vb..  Ne demektir nasıl yenilir buradan öğrenebilirsiniz.. Ayrıca Okb ile ilgili animasyon filmler seyrederek bu psikolojik hastalığı daha iyi tanımlayabilirsiniz. Unutmayın bu psikolojik sorundan kurtulmanın ilk yolu okb‘nin ne olduğunu tam olarak öğrenmekten geçer..

Obsesiyonla ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın ve yeni blogumuza birgöz atın.

YAZININ KAYNAĞI : https://www.sosyofikir.com/uncategorized/obsesif-kompulsif-dusuncelerin-dunyasi.html

Bu konu ile ilgili çok araştırma yaptım ve sizlere sadece burada bulacağınız özgün kendi  yazımı sunuyorum. Obsesif kompulsif bozukluk kişinin zihninde istmediği şeyleri düşünmesi ve buna uygun  olarak ta çeşitli hareketler yaparak bu durumun, kafasından atamadığı kötü düşüncesinin sona ermesini ister. İşte bunu iki ana başlıkta ele alabiliriz. Obsesif kompulsif beyindeki serotonin’in çok çalışması veya gereğinden az çalışmasıdır.

  • Obsesyon     : Bu beyine gelen kötü düşünce veya uzaklaşamadığınız sizi rahatsız eden imgeler vb.

  • Kompulsiyon: Kompulsiyon ise bu düşüncelere karşı gösterilen direnç karşısında kişinin bu düşünceyi kafasından atmak için uyguladığı bir takım hareketlerdir.

  Bu filmi izlediğinizde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Obsesif kompulsif bozukluğun çeşitleri eminim bildiğiniz gibi çok fazladır. Bunlardan en çok bilinenleri kontrol takıntıları, düşünce takıntıları, cinsel takıntılar, temizlik takıntısı vb. Bu takıntılar başlarda saplantı şeklinde meydana gelir. Buraya kadar tamam. Ama eğer bu takıntı tedavi edilmezse o zaman obsesif kompulsif bozukluğa doğru giden tehlikeli bir yoldasınız demektir.

  Herkesin takıntısı vardır. Bunların ilerlemesi gelecekte obsesif kompulsif bozukluğu getirir.

  Obsesif kompulsif bozukluk beyninizi adeta mahveden, düşünce gücünüzü aşırı derecede kullandığınız bir hastalık bakalım öncelikle neden bu hastalık ortaya çıkıyor..

Obsesif kompulsif bozukluğun nedeni nedir?

Özellikle son on yılda ortaya çıkan bilimsel veriler, hastalığın kökeninin beynin bazı bölgeleri arasındaki bozulmuş iletiden kaynaklandığını göstermiştir. Beynimizin ön bölgesinde yer alan orbitofrontal korteks denilen bir bölge ile beyinciğin üzerinde yer alan bir bölge olan kaudat çekirdek arasında artmış bir iletimden bahsedilebilir. Bu aktivite artışı nedeniyel herkeste var olan takıntılar devamlı zihne gelir ve bastırılabilmesi mümkün olmaz. Hastalığın nedeni biyolojik olmakla birlikte herkeste ne tür takıntıların ortaya çıkacağını belirleyen şey her bireyin kişilik özellikleridir. Hasta olmadan önce de titiz olan bir kişide olasılıkla temizlik ve aşırı el yıkama şeklinde ortaya çıkan hastalık, günlük hayatında güvensiz ve evhamlı olan bir başkasında şüohecilik ve kontrol etme şeklinde görülebilir. Mükemmeliyetçi bir kişide de simetri obsesyonu ortaya çıkabilir.

  Şimdi nedenleri zaten birçok sitede yazıyor. Bildiğimiz gibi bir çok site birbirinden kopyaladığı bilgiler sayesinde obsesif kompulsif bozukluğu tanımlıyorlar. Biz sosyofikir olarak daha farklı bir anlatım yönü geliştirerek bu hastalığı sizlere farklı anlatacağız.Öncelikle günlük tam 1 saat ve ya daha fazla düşüncelerle boğuşuyorsanız obsesifsiniz demektir.
Şimdi sizlere bazı forum sitelerinden seçtiğim kişilerin sorunlarını anlatan bir dizi forum yazısı alıntılayacağım buyrun kendiniz bakın..
Sorumvar adlı bir üye bakın neler yazmış

Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde “Obsesyon Çeşitleri ve Tedavi Süreci” başlıklı bir yazı okumuştum. Burada Obsesyon’un çeşitlerinden bahsedilmiş. Okumak isterseniz, ilgili yazının linkini sizi de vereyim:

http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=6052

İçinde bulunduğumuz forumu uzun zamandır ara sırada olsa takip etmekteyip. Fakat kayıtlı bir üyesi değildim. Yine ilgili bölümde bir çok arkadaşımızın şikayetlerini çözüm yöntemlerini okudum.. Genel anlamda, şikayetlerimin ortak olduğu görebiliyorum. Fakat benim sorunum biraz daha değişik. Ve be hiç kimseden de benim sorunuma benzer bir şikayet görmedim..

Benim sorunum tam olarak, yukarıda vermiş olduğum “obsesyon çeşitleri ve tedavi süreci” adlı yazıda belirtilen “Büyüsel takıntı” olarak belirtilen sorun..

Bilmiyorum ama belkide en acılarından biridir bu, bu takıntıları yaparken, aklınıza sevdiklerinizin gelmesi bu takıntının vazgeçilmez olmasını sağlıyor belkide.. Ben eğer istersem başarı bileceğimi düşünüyorum fakat bir türlü bırakamıyorum.. sürekli etrafımda var olan sevdiklerimle ilgili çeşitli varsayımlar kuruyorum: Linkini verdiğim makalede bu takıntı çeşiti şöyle açıklanmış:

Büyüsel takıntı
Kapıyı açarken aklına babasının öleceği gelen, o nedenle babasının ölebileceğini düşünen, bu yüzden kapıdan bir daha girmek isteyip bu hareketi sürekli tekrarlayan bir kişi, büyüsel takıntılıdır. Ya da kişi elektrik düğmesine basarken aklına çocuğunun kaza geçireceği gelince düğmeyi açıp kapama ile saatlerini geçirebilir. Takıntılı kişilerin hayatı tekrarlarla geçer. ”

Siz artık düşünün, verilen örnekleri çoğaltın, ve benim aklıma bin türlüsü geliyor..

bu benzer takıntı çeşitine sahip olanlarımız var mı, bunlardan nasıl kurtulabiliriz, şimdiden teşekkür ederim.

Yine ingilizcesi iyi olanlar için Obsessive Compulsive Disorder Türkçesi ile Obsesif Kompulsif Bozukluk hastası ile bir röportaj dinleyin bakın nedir obsesif kompulsif ..

Bunları daha çok sıralayabiliriz ama en önemlisi bildiğimiz gibi bundan nasıl kurtulabileceğimizi diğer yazımda detaylı bir şekilde anlatacağım  takip etmeye devam edin arkadaşlar.

Yapılan çalışmalarda insan beyninde mutluluk kimyasallarından biri olan serotonin maddesinin seviyesinin ve etkinliğinin azalması sonrasında obsesif kompülsif bozukluğun gelişebildiği tespit edilmiştir. Bu konudaki çalışmalar devam etmektedir, ancak şu an bu verilerden hareketle serotonin maddesinin etkinliğini artıran ilaçlar tedavide kullanılmaktadır.
İyi ve doğru bir ilaç tedavisiyle hastaların yaklaşık % 60ı tedavi edilebilmektedir. Ancak tedavi sürecinde hastaların dikkat etmesi gereken husus tedavi etkinliğinin geç başlaması hususudur. Etkinin başlaması ve olgunlaşması için 2-3 aylık bir süre gerekmektedir. O yüzden bu sürenin göz önünde bulunulması ve sabırla tedaviye devam edilmesi çok önemlidir.
İlaç tedavisi tek başına yeterli olmazsa ilaveten elektroşok ve Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMU) tedavisi de devreye sokulmalıdır. Son yıllarda transkraniyal manyetik uyarım denen bir tedavi yöntemi saplantı hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Türkiyede ilk ve tek manyetik uyarım cihazını bünyesinde bulunduran Memory Centerda uygulanan hastalarda ümit edici sonuçlar alınmaktadır.
Son yıllarda yapılan uygulamalara göre ilaç-elektroşok-manyetik uyarım tedavisine bilişsel ve davranışçı terapi yöntemleri ilave edildiğinde tedavi şansı % 70-80e çıkmaktadır. Davranışçı tedavilerde de üzerine gitme, dikkati başka yöne çekme, stresle mücadeleyi öğrenme ve “bio-feedback” gibi yöntemler uygulanmaktadır.
Bilinmesi gereken en önemli konu bu durumun üzerine gidildiği taktirde tedavisinin yapılması mümkündür. Kişinin sebat etmesi büyük önem arz etmektedir.
Kaynak: DonusumSokagi

Gelelim Obsesif kompulsif sizlere ne gibi zararlar sağlar..

  1. Yaşam kaliteniz düşer.

  2. İnsanlarla iletişiminizde eksiklikler yaşarsınız.

  3. Bir derse veya yaptığınız işe odaklanamazsınız.

Düşünceleriniz sizi içine kapanık biri yapar.


Şimdi yukarıdaki videoda sizlere gerçek bir obsesif kompulsif bozukluğu yaşayan bir kişinin bir gününü gösteren bir video görseli sunuyorum. Umarım çok yararlı bir video olur..
Bunlardan sonra artık obsesif kompulsif bozuklukla ilgili daha çok şey bildiğinizi biliyorum. Bu hastalıktan kurtulmak kafada biter. Çünkü gerçekten isteyen insan obsesif kompulsif bozukluktan kurtulabilir. Bir yerde okumuştum düşünceleri yönetmeye çalıştıkça insan daha fazla düşünüyor o düşünceyi.

  Burada psikolojik bir rahatsızlık olan obsesif kompulsif bozukluğa sahip olup olmadığınızı gösteren bir test var buyrun..



Araştırmalarımın sonuncunda Psikolog Fred  Penzel’in Ten Things You Need to Know to Overcome OCD adlı makalesini buldum ve ordan  bir kaç kısmı özetledim buyrun..

1. OKB kroniktir: Astım ve diyabet gibi kontrol altına alınabilir, iyileştirilebilir ama şu anda tam tedavisi yoktur. Hayatınızı etkilemese bile arka planda kalarak potansiyel varlığını daima sürdürecektir. Bilişsel-davranışçı terapi ve ilaç tedavisi sürdürülmezse belirtiler tekrar ortaya çıkabilir.
2. OKB’nin iki temel özelliği şüphe ve suçluluktur: 19.yy’da OKB, şüphe hastalığı olarak bilinirdi. OKB, çeken kişinin en basit gerçeklerden bile şüphe duymasına yol açar. Hastanın yüzlerce defa kontrol etmesini, kendisiyle veya başkalarıyla ilgili bitmeyen sorular sormasını sağlayan temel kavram şüphedir. Tedavide ilerlemenin sağlanması hastanın bu şüpheyi çözmeye çalışmanın boşuna olduğu gerçeğini kabul etmesiyle başlar. Rahatsızlığın diğer kötü tarafı suçluluk duygusudur.
3. Kompalsiyonlara(zorlantılara)karşı konulabilir ancak obsesyonlar(takıntılı düşünceler) kafadan çıkarılamayabilir. Obsesyonlarla baş etmek için yapılması gereken şudur: Daha az düşünmek istiyorsan, daha fazla düşün. İyileşmek için kaçış olmadığını kabul önemlidir. Korkularla yüzleşilmelidir.
4. Bilişsel-davranışçı terapi OKB’nin en iyi tedavi şekillerindendir: En etkili tedavi şekli maruz bırakma ve tepkiyi önleme tedavisidir. Bu tedavide hasta korkulan durum ile karşı karşıya bırakılır.
5. İlaç tedavisi yardımcı tedavidir. Tek başına tamamen tedavi edici değildir. İlaç tedavisi bilişsel-davranışçı terapi ile en iyi sonucu verir.
6. Endişenizi idare etmek veya iyileşmek için başkalarının yardımına bel bağlamamalısınız.
7. Herhangi bir iyi tedavinin amacı kendi kendinizin terapisti olduğunuzu öğretmektir. İyi bir Bilişsel-Davranışçı tedavi size hastalığınızı etkili şekilde yönetebilecek gerekli araçları vermeyi hedeflemelidir. Terapi ilerledikçe tedaviyi yönetme sorumluluğu yavaş yavaş terapistinizden size geçmelidir.
8. OKB ile nasıl baş edeceğinize karar vermede sadece kendi sezginize bel bağlayamazsınız.
9. İyileşme zaman alır.
10. Kötüleşme karşı konması gereken potansiyel bir risktir. İyileşmek yapılan işin yarısıdır. Diğer yarısı konumu korumaktır. Son olarak dengeli bir hayat yaşamak, yeteri kadar uyumak, dengeli beslenmek, spor yapmak ve sosyal ilişkiler kurmak terapi sonrası yaşam için hayati öneme sahiptir.
NOT: Psikolog Fred Penzel’in Ten Things You Need to Know to Overcome OCD adlı makalesinden kısaltılarak alınmıştır.
Son olarak sizlere bir dizi Obsesif Kompulsiyon ile ilgili animasyon sunacağım umarım yararlı olur..

Daha araştırmalarım sürüyor sizlere tam bir bilgi dökümanı sunacağım ve bunları videolarla destekleyerek sizlerin obsesif kompulsif bozukluk psikolojik rahatsızlığını anlamanızı kolaylaştıracağım. Ve bu psikolojik sorundan nasıl kurtulacağınızı da anlatacağım.


Bakın 
obsesif kompulsif ile ilgili bir dizi  kuruluş var bunlardan bir tanesi umarım yararlı olur bu hastalık öğrenilerek çözülebilecek bir hastalıktır lütfen unutmayalım..

Müjde artık dertlerinizi paylaşabileceğiniz sorunlarınıza çözüm bulabileceğiniz bir site var . Psikoloji blogundan bahsediyorum. Blogun içerisinde bir forum eklentisi bulunmakta çok kolayca konu açabilir sorularınızı uzman doktorlara, okb konusunda yaşamış tecrübeli kişilere sorabilirsiniz. Tıklayın aşağıdaki bannnere haydi bakalım bitirelim şu işi 


http://www.psikolojiblogu.com/p/forum.html

Obsesiyonla ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın ve yeni blogumuza bir göz atın.

Yazının kaynağı: https://www.sosyofikir.com/uncategorized/obsesif-kompulsif-nedir-nasl-kurtulunur.html


Obsesyon ile ilgili kitabıma göz atın 

Kaynakça

Merhaba arkadaşlar şimdi de obsesif kompulsif bozukluk yazımızın ikinci serisini yazıyorum. Obsesif Kompulsif bozukluğun nedenlerini ve sonuçlarını Obsesif Kompulsif Bozukluk 1.Bölüm bu yazıda incelemiştik. Şimdi biraz daha derine iniyoruz. Buyrun ;

1980’lere kadar uzun sürekli, inatçı, seyrek rastla¬nan ve tedaviye dirençli bir ruhsal bozukluk olarak kabul edilen Obsesif Kompulsif Bozukluk’un (OKB), son senelerde yapılan araştırmaların ve gittikçe geli¬şen psikofarmakoterapötik imkanların ışığında, zannedildiğinden daha sık görüldüğü ve tedaviye de daha fazla oranda cevap verdiği düşünülmektedir.

Burada tarihini anlatmış olduk. Peki aslında obsesyonlar ve kompulsiyonlar arasındaki bağıntı nedir ?

 

Obsesyon, saçmalığı kişinin kendisince de bilinmesine, yani içgörünün mevcudiyetine rağmen zihinden uzaklaştırılamayan, musallat olan takıntı halindeki düşünce, fikir veya imaj demektir. Kom-pulsiyon da, bu düşünce, fikir veya imajın verdiği sıkıntıyı hafifletmek veya ortadan kaldırmak için yapılan ve gene kişinin saçmalığını bilmesine rağmen, yapmadığı taktirde çok daha fazla sıkıntı duyacağı için, yerine getirdiği stereotipik davranışlardır. Obsesyonlan hastanın anksiyetesini arttırırken, kompul-siyonlarını yerine getirince anksiyetesi azalır; kom-pulsiyonlara direnç göstermeye kalkıştığında da ank¬siyetesi artar. Genellikle hasta, obsesyonların anlamsızlığının farkında olup, gerek obsesyonları gerekse kompulsiyonları egodistonik olarak yaşar. Obses¬yonları ve kompulsiyonları için aşırı zaman harcadığından, normal rutin mesleki fonksiyonlarında, sos¬yal aktivitesinde ve insanlarla ilişkilerinde belirgin problemler ortaya çıkar..

‘çizgilere basmadan yürümek,’
yoldaki kare taşları çıkılan merdiven sayısını saymak
mütemadiyen yolda görülen bütün tabelaları okumak
topluma açık tuvalet yerlerinde kapıyı mendille tutmak
ilerlemiş boyutları tek sabunla elini yıkadıktan sona o sabunu atmak
elini kaynar suda yıkamak kapıyı ritmik şekilde en az 5 yada 6 kez açıp kitlemek

Ortalama başlangıç yaşı 20’li yaşlardır. Yaşam boyu yaygınlığı %2-3 dolayındadır. Çoğu zaman sinsi başlar, kronik alevlenip yatışan bir gidişi vardır. Bu alevlenmeler çoğunlukla stresle ilişkilidir.

KAYNAK

Yazının kaynağı: https://www.sosyofikir.com/uncategorized/obsesif-kompulsif-bozukluk-part-2.html

BU ARŞİV NİTELİĞİNDEKİ YAZILAR SOSYOFIKIR.COM TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR. KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KOPYALANAMAZ. KOPYALANMASI HALİNDE YASAL SÜREÇ BAŞLATILIR.

Rapor

sosyofikir tarafından yazılmıştır.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden 2018 yılında mezun oldum. Blog serüvenim yaklaşık 8 sene önce başladı. Hala o eski heyecanımı taşımaktayım. Amacım sizler için kaliteli, özgün ve sıkıcı olmayan kullanıcı tabanlı bir site hazırlamaktır. Teşekkür ederim. Bana her türlü konuda ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne düşünüyorsun?

dev edu backlink

2020 Güncel EDU Backlink Listesi

backlink arsivi

Kaliteli Backlink Arşivi Tek Yazı 1000’lerce Kaliteli Backlink Kaynağı