içinde ,

Carlos Santana’nın Çok Önemli Misafirleri Yer İstanbul Yıl 1990

1989 yılının sonu 1990’ların başı. Dünyaca ünlü bir gitar virtüözü Carlos Santana, İstanbul’da bir konser verecekti. Tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Ve o gelmeyi kabul etmişti… Büyük bir sanatçı ve en önemlisi de adam gibi adamdı.

CARLOS SANTANA
CARLOS SANTANA

1990 İSTANBUL VE CARLOS SANTANA

1989 yılının sonu 1990’ların başı. Dünyaca ünlü bir gitar virtüözü Carlos Santana, İstanbul’da bir konser verecekti. Tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Alanda konser yetkilileri tarafından çok güzel bir şekilde karşılandı. Çok mütevazi ve halktan biri gibiydi. İlk izlenimler de onun gerçek bir sanatçı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyordu.

İlk gün

Carlos Santana hayatında ilk defa Türkiye’ye dolayısıyla Dünya’nın ve ülkemizin göz bebeği İstanbul’a gelmişti. İlk gün karşılandıktan sonra akşam saatlerinde kalacağı ve konaklayacağı otele getirildi. İlk gün serbest bir şekilde İstanbul’un eski ve tarihi sokaklarını dolaşacaktı. Dinlenmesi de gerekiyordu. Buralara ta Amerika’dan gelmişti. Ancak o dinlenmek yerine “Çıkalım, haydi İstanbul’u gezelim.” demişti. Yanına da İstanbul’u bilen bir rehber verilmişti. Bir araç ile ilk İstanbul yolculuğu başlamıştı. Sultanahmet, Kapalıçarşı ve Ayasofya’yı gezdikten sonra o bölgede bulunan biraz salaş ama güzel bir çay bahçesi görmüştü. Rehber’de İstanbul’un kahvesinin ve çayının çok ünlü olduğunu, dinlenmesi için orada oturabileceklerini kaydeder. Beraber çay bahçesine girerler ve bir masaya otururlar..

Kimse o ana dek Carlos Santana’yı tanımamıştı

Çay bahçesi çok kalabalıktı. Ancak o ana dek kimse Dünyaca ünlü sanatçı Carlos Santana’yı tanımamıştı. Resim isteyen, zorla imza almak isteyen kişilerde ortalıkta gözükmüyordu. Rehber ile birlikte kahvelerini bir güzel içtiler. Bir yandan da sohbet koyulaşıyordu tabii. Birden garip bir durumla karşılaştılar. Çay bahçesinin kapısının önünden geçen Roman çocuklar bağırmaya başladılar. “Heyy !.. Hello Santana! Welcome İstanbul! I love you Santana!..”

Garsonlar Ve Çay Bahçesi Yetkilileri Kendilerine Vazife Olmayan İşlere Burunlarını Sokuyorlar

İşte tam bu noktada, kraldan çok kralcı olan garsonlar çocukları terslemeye başlıyorlar. Belkide onların ne amaçla olduklarını ve daha sonra neler yaşatacaklarını bilmiyorlardı.

İşte bu noktada garsonlarda bir tanesi “Kesin ulan, bağırmayın, içeri falan da girmeyin, dağılın buradan, müşteriyi rahatsız etmeyin !” diye bağırmaya başlıyor.

Carlos ise hemen rehberine bir işaret yapıyor. Ve ona “O çocukları buraya çağır, ben içeri gelmelerini istiyorum.” diye bir konuşma yapıyor. Rehber’de durumu garsonlara anlatıyor. Garsonlar başta ırın kırın etse de daha sonradan rehber durumu bir şekilde kendilerine izah ediyor: “Aman abilerim, adam dünya starı, herkese rezil oluruz, boyacıları yanına istiyor, bırakın gelsinler…”

Roman Çocuklar Çay Bahçesi ve Carlos Santana

Garsonlar yapacak bir şey olmadığını anlayınca çocukların içeriye alınmasına izin veriyorlar. Roman çocukların ellerinde de ciddi şekilde ağır olan boyacı sandıkları var. Rehber çocuklar ve Santana arasındaki diyalogta bir tercüman vazifesi görüyor. Ve başlıyorlar sohbete… Çocuklardan bir tanesi “Sen dünyanın en büyük gitar ustalarındansın. Senin çizmelerini boyayalım, kıyağımız olsun, beş kuruş istemeyiz..”

Santana’nın Mutluluğu

Santana bu söz üzerine duygulanıyor ve çok memnun kalıyor. Çocuklara hemen meşrubatlar ısmarlıyor. Sonra da haliyle sormaya başlıyor tabii: “Geldiğimden beri beni İstanbul’da kimse tanımadı. Peki bu çocuklar beni nasıl tanıdı?..”

Çocuklardan sözcü vazifesi gören birisi başlıyor o dokunaklı sözlerine: ” “Biz boya yaparken bazı müşteriler gazete okur. Fırça sallarken arada gazetelere de bakıyoruz tabii. Resmini orada gördük. ‘Dünya Yıldızı Santana İstanbul’a Geliyor’ yazıyordu, oradan tanıdık seni.” diye ekliyor.

Çizmeler boyanıyor, güzelce cilalanıyor. Santana da çocuklara yaptıkları karşısında para vermek istiyor ancak onlar asla kabul ücreti kabul etmiyorlar. Santana’da şöyle bir bakıyor her birine teker teker. Ve sonra başlıyor konuşmaya: “Yarın akşam konserim var, beni dinlemek ister misiniz?” Çocuklar tabii aşırı bir sevinç içerisinde. “Hem de çok isteriz Santana. Sen delikanlı adamsın!..”

Davetiyeler Hazır VIP konuklara Daviteyeleri Veriliyor

Rehberin yanında bulunan davetiyelerden ikişer kişilik olanlarından alıyor hemen Santana. Ve sonra da “Kardeşiniz varsa yanınızda getirebilirsiniz.” diyor. Çocuklar o kadar mutlu oluyorlar ki “Tamam büyük üstad” deyip uçarcasına oradan uzaklaşıyorlar.

Konser Günü

Açıkhava’da muhteşem bir konser perfomansı gerçekleştirecek Santana kulisinde hazırlıklarını tamamlıyordu. Müthiş bir kalabalık, izdiham inanamazsınız.. İşte tam bu noktada Roman çocuklar ellerindeki davetiyeler ile birlikte konser alanına giriş yapmak için sıraya geçiyorlar. Haliyle ana kapıdan alınmıyorlar. Çünkü çocukların ellerindeki davetiyeler VIP davetiyeleri. Haliyle giriş yapacakları kapıda oradan değil. Nereden bilsin çocuklar VIP davetiyenin farkını?

VIP Kapısında Bekleyen Misafirler

Tabii çocuklar durumu anlayınca VIP kapısına yöneliyorlar. Buradaki bir görevli bir anda çocuklara bağırmaya başlıyor. “Kimden çaldınız lan bu davetiyeleri ?” Çocuklar, “Biz kimseden çalmadık ağabey, biz Santana’nın misafirleriyiz, o verdi bunları bize…’’ deyince, ‘’Hadi ulan!’’ diyerek çocuklara iki tokat yapıştırıyor. Ayrıca çocukların ellerindeki davetiyelere de el koyuyor. Ve çocuklar haliyle o bölgeden uzaklaştırılıyor, adeta kovuluyorlar.

Pes Etmeyen VIP Misafirler

Bizim çocuklare pes eder mi? Hayatın her türlü zorluğuna karşı mücadele etmiş bu genç yürekler, buna da eyvallah demeyeceklerdi tabii ki. Hemen oradan ayrılıp Santana’nın alana giriş yaptığı arka kapıya gidiyorlar, ve oradan içeriye girmeye çalışıyorlar. Ancak tabii bu da mümkün olmuyor. Yine aynı muamele ile karşlaşıyorlar. “Hadi yürüyün lan.”Çocuklar asla pes etmiyor. “Santanaaa ! Santanaaa !.. Help.. Help !..” diye bağırmaya ve seslerini üstada duyurmaya çalışıyorlar. Bir şekilde Santana’nın haberi oluyor tabii. Öncelikle rehber durumu öğreniyor ve bu durumu Santana’ya hemen gidip açıklıyor. Santana ise derhal çocukların kulise getirilmesini istediğini yineliyor. Rehber’de çocukları tam geri dönerken buluyor ve kulise getiriyor. Çocuklar nasıl ağlıyor, burunlar akmış, ağlamaktan gözleri şişmiş bu masum genç yürekler Santana’yı karşılarında gördüklerinde tekrar ağlamaya başlıyorlar. Ve başlıyorlar anlatmaya.. Santana durumu öğrendiğinde adeta küplere biniyor: “Misafirlerim alın ve yerlerine oturtun.” derhal dediği yapılıyor Rehber çocukları alana alıyor..

Boyacı Çocuklar VIP Koltuğa Oturabilecekler Mi?

Çocuklar rehber ile birlikte birlikte sahnenin ön tarafından aşağıya inderek VIP bölümüne gidiyorlar. Ancak çok büyük sorun yaşayacaklarından habersizler. Çocukların biletli yerlerine çoktan başkaları oturmuş bile. Valinin yardımcısı, kızı, oğğlu ve damadı. Belediye’den bacanaklar, tanıdıklar vb.. “Biz protokolüz kardeşim, kalkmıyoruz !” diyorlar.

Görevliler Bu Durumdan Çekindikleri İçin Hiçbir Şey Yapamıyorlar

Dakikalar geçiyor, ve durum daha da saçma sapan bir hal almaya başlıyor. Sorun çözülememişti, valinin yardımcıları ve akrabaları kıllarını bile kıpırdatmıyordu. Bu problemlerin sonunda Carlos Santana’nın VIP misafirlerine birer minder veriliyor ve önemli misafirleri merdivenlere oturtuluyor. Olay kendilerine göre bağlanmış durumdaydı.

Carlos’un yapılan kötü mualemeye tepkisi

Rehber de hemen Santana’nın yanına giderek durumu ona izah ediyor. Sanatçı sinirleniyor ve şöyle başlıyor sözüne: ” Git onlara söyle, benim misafirlerime kimse saygısızlık yapamaz… Eğer sahneye çıktığımda çocukları en ön sırada, koltuklarda görmezsem tek bir nota çalmam. Sahneye çıkarım, olayı anlatır, veda eder giderim. Tazminat falan da umurumda değil, bedeli ne olursa olsun öderim.”

Konser Başlaması Gerekiyor Ancak Carlos Santana Bir Türlü Sahneye Çıkmıyor

Durumun vehametini anlayan konser yetkilileri hemen valinin yardımcılarını, baldızi enişte vb. kişileri tek tek koltuklarından kalırıyorlar. Ve en önde bulunan protokol koltuklarına Santana’nın VIP misafirleri olan boyacı Roman çocukları oturtuluyor.

Şimdi “Tamam”

Hemen kulise “Tamam.” şeklinde bir anons geçiliyor. Ve Carlos Santana büyük bir alkış tufanıyla birlikte sahneye çıkıyor. Yer de yerinden oynuyor tabii. İlk baktığı yer ön taraftaki VIP misafirleri. Onların yerinde olduğunu görüyor, ve onlara bir OK çekiyor. Baş parmağı ile yaptığı işarete karşıdan mutlu bir tebessüm ile birlikte karşılık gelince başlıyor sihirli parmaklarını gitara gömmeye.. Açıkhavada büyük bir alkış, sanki büyük üstadın tellerinin her notasından beyaz güvercinler salınıyor gökyüzüne..

CARLOS SANTANA
CARLOS SANTANA

Bitirirken..

Bu yüzdendir ki SANTANA gibi bütük sanatçılara muhteşem yetenek, dev star ya da virtüöz denmeden önce “ADAM” diye hitap ediliyor.

Çok büyüksün Büyük Üstad. “Viva Santana!…”

Gerçekten çok büyüksün… Viva Santana!..”

İnsan bu hayatta her şeyi olabilir,

Doktor, mühendis, mimar, avukat, iş insanı yada şöhreti yere göğe sığmayan bir ünlü.. Ancak adam olak her insanın başarabileceği bir zanaat değildir.

Adam olmak,

  • Yürek ister,
  • Mertlik ister,
  • Mütevazi bir birey olmayı gerektirir,
  • Bilgi, görgü ister,
  • Ve en önemlisi de ciddi bir kalp ve gönül ister..

İşte ona o yüzden büyük üstad, virtüoz ve en önemlisi adam gibi adam diyorlar.. Varol Carlos Santana

Önceki özgün yazılarımız için tıklayabilirsiniz.

Kaan Ünsal Alphan’ın bu konu hakkında yaptığı belgeseli de seyretmeniz dileğiyle..

Rapor

sosyofikir tarafından yazılmıştır.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden 2018 yılında mezun oldum. Blog serüvenim yaklaşık 8 sene önce başladı. Hala o eski heyecanımı taşımaktayım. Amacım sizler için kaliteli, özgün ve sıkıcı olmayan kullanıcı tabanlı bir site hazırlamaktır. Teşekkür ederim. Bana her türlü konuda ulaşabilirsiniz.

KurucuYeni Üyemiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne düşünüyorsun?

xtexa klima.jpg.pagespeed.ic .AZjZJbM10

Oto Klima Dolum Cihazı

maxresdefault 2

Hakan Meriçliler İle Keyifli Bir Podcast Yayını