Seçtiklerimiz


evet arkadaşlar sosyofikir zamanında gitar fm ve sosyo fm gibiradyolar kurdu. Ama belkide en iyisi bu olacak hepinizi davet ediyorum. Sürekli yenilenecek, ünlü insanlarla röportajlar, muhabbetler, gündem vb bir sürü şeyi bulabileceksiniz.





Hayat,ömür,yaşanmışlıklarımız ve yaşayacaklarımız özellikle her şeyin başında olan biz gençlerin kafasını sürekli kurcalamakta olan bir soru:Geleceğim nasıl olacak? Hayatın belki de en tatlı ve en eğlenceli yıllarını yaşayan biz gençler zamanımızı bizden yaşça büyük insanların bize biçtikleri gelecekleri değerlendirmeye çalışarak ve bunları belirli kalıplar içerisine sığdırarak kabul etmeye çalışmakla geçiriyoruz.Uğraşacağımız iş,kurabileceğimiz bir aile,yaşayacağımız yer ve iş-ev arasında mekik dokumakla geçen yıllarımızın bizi yavaş yavaş yaşamımızın son yıllarına doğru ilerletmesi… Sürekli yarını düşünerek yaşamayı benimsemiş planlı olarak nitelendiren insanların gelecek adına bizler ile  girdikleri uzun tartışmaların yanında ‘’anı yaşa’’ şeklinde etrafa empoze edilmeye çalışılan mesajlar ile bu tarz insanları protesto eden insanlar da yine bizlerin gelecek adına düşlediği hayallerin kafamızda yoğrulması adına birkaç kelime eden kişiler olacaktır.Herkesin kafasında üç soru ile,’’Neyim?Ne olmalıyım?Olmak için ne yapmalıyım?’’ soruları ile sözcüklerde somutlaşmaya çalışan bu düşünceler insanları yine insanın kendi doğasında olan daha iyisini istemenin ve bir an önce hedefe ulaşmanın sabırsızlığıyla tarih sahnesinde kendine yer bulan ilk insanlardan beri ister istemez insanlık adına kötü olarak nitelendirilen kirli işlere yöneltmiştir.






Peki en son bahsetmiş olduğum,ister istemez kötü ve kirli işlere yönelen insan demişken Yugoslav sinemasının önemli bir karakterini sizlerin gözleri önüne sererek örneklendirmek isterim.Daha önce üzerinde durduğum biz gençlerin geleceği adına yapmaya çalıştıkları planlamalar değil,sadece ama sadece kardeşinin rahatsızlığını düzeltmek adına kendi geleceğini feda eden bu karakterimiz ''Perhan'' sizce çıktığı bu yolun başındayken bir suç çetesine karışacağını ve hayatının genç yaşında bir tren vagonunda göğü seyrederek biteceğini tahmin edebilir miydi?Bence edemezdi.




102-103 yıl önce 1915’te bu kahramanlar Çanakkale topraklarında henüz çocuk yaşında henüz 15 yaşlarında iken canını alçak düşmanların hain saldırılarına teslim edeceklerini birkaç yıl önce baba ocağındayken tahmin edebilir miydi?Hayır,bence yine edemezlerdi ama babalarının ve dedelerinin şehit oldukları Çanakkale topraklarına ellerinde tüfekle giderken ‘’Nereye?’’ sorularına ‘’Ölüme…’’ yanıtını emin bir şekilde vermekten de çekinmemişlerdi.

İşte biz gençler önümüzdeki yıllar hakkında kendi kendimize hükümler vermeyi bir an olsun bırakmazken Çanakkale kahramanları ‘’Ölüme gidiyoruz.’’ Diyerek korkusuzca cepheye koşarken kendi sonlarını düşünmüşler miydi?
Salon Dekorasyonunda Duvar Kağıdı Kullanımı





    Günümüzde misafirlerin ağırlandığı ve keyifli sohbetlerin yapıldığı alanlardan olan salonlar dekorasyon açısından da pek çok kişinin dikkatini çekiyor. Salonunu daha farklı bir atmosfere büründürmek isteyen kişiler farklı aksesuarları kullanma yolunu seçerken oldukça kalabalık olan bir kesim ise salon dekorasyonunda duvar kağıdı kullanarak daha çarpıcı alanlar inşa ediyor. Bu açıdan bakıldığında salonuna renk katmak ve yeni bir salon takımı almak yerine salonuna yenilenmiş hissi vermek isteyen pek çok kişi de duvar kağıtları gibi maliyeti düşük ancak işlevi büyük ürünlere yönelebiliyor.
Gösterişli Salonlar İçin Brokar Desenler
Saraylara yakışır bir salon dekorasyonu hazırlamak istediğinizde size yardımcı olacak olan avangart salon takımlarının yanı sıra duvarlarınızda da Osmanlı desenleri ve brokar desenlerden yardım alabilirsiniz. Oldukça abartılı bir dünya halini alacak olan salonlarınızda gösterişi yakalayabileceğiniz gibi sıra dışı mekanlarla da misafirlerinizi şaşırtabileceksiniz. Metalik gri, altın sarısı, zümrüt yeşili ve daha pek çok rengi kullanabileceğiniz salonlarda ihtişamı yakalamak adına parlak ve yaldızlı tasarımları da tercih edebilirsiniz.
Doğal Salonlar İçin Doğal Kağıtlar!
Ormanın içerisinde bir salon hayal edenler için hazırlanan naturel duvar kağıtları oldukça popüler olurken taş desenli ya da çiçeklerle bezenmiş duvar kağıtları da kullanılabiliyor. Bu kağıtlar hem daha naturel bir ortam elde ederken hem de oldukça sportif bir görüntü kazandırıyor. Yaprak desenleri ve ahşap görünümlü duvar kağıtları da salonlarda farklı bir hava estirecek tasarımlardan oluyor.
Grinin 50 Tonu Salonlarda!
Ağır ve bir o kadar da etkileyici renk tonlarından olan gri, salonların gözdesi olmuş durumda. Gri duvar kağıtları salonu ihtişamlı bir şekilde süslerken bir yandan da rahatlatıcı bir hava estiriyor. Kasvetli bir renk olarak bilinmesinin yanı sıra desenli modelleri ile salonların yıldızı olacak olan bu renk tonunu hemen hemen bütün renklerle bir araya getirebiliyorsunuz.
Geometrik Desenler Revaçta!
Salon dekorasyon duvar kağıtları içerisinde en sık kullanılan modellerin arasında geometrik desenler geliyor. Daireler, kareler, çizgiler ve diğer birçok geometrik şekil ile birlikte salonlarda modernlik konuşuyor. Ortamı sıkmayan ve estetik bir görüntü sunarak en sıkıcı duvarlara bile can getiren bu desenler genellikle sportif duruşu ile biliniyor.
Çizgiler Göz Kamaştırıyor!
Yatay ve dikey çizgiler duvar kağıtları içerisinde en dikkat çekici modellerden biri olduğu gibi salonun da daha geniş ve ya daha dolu dolu görünmesine yardımcı oluyor. Dikey çizgiler salonun dolu dolu görünmesine ve geniş salonların doldurulmasına fayda sağlarken ufak salonlarda ise yatay çizgilerin kullanılması gerekiyor. Çizgili duvar kağıtları sadece birkaç çizgi ile değil aynı zamanda ince çubuklar ya da dallanmış çizgiler şeklinde de görülebiliyor. Salon dekorasyonunda eşyalarla uyumlu olan renklerde duvar kağıtları seçmek salonun daha şık olmasını sağlıyor.


4

Bu şarkının hikayesinini tam olarak bilmiyorum ama çok iyi bir eser..

Evgeny Grinko'nun Valse'sinden bahsediyorum. Çok gerçekçi, aşk, umut ve kavuşamama temalarını işlemiş çok güzel bir şarkı. Bir piyano eseri... Piyano sadece smokin giyen zenginlerin enstrümanı değildir. Hep onlar sahiplendi piyanoyu.. Halbuki olay çok farklı işte sağolsun Rus arkadaşımız bu olayı çok iyi anlatmış. Eser ile ilgili bazı yorumlar paylaşacağım. Umut verici, bu dünyada güzel şeylerde olabiliyor diyebileceğimiz bir yıl olması dileğiyle. Çok sevdiğim şarkıları sizlerle paylaşmak istedim.


Yeni yılın sizlere mutluluk, huzur getirmesini dilerim. Bireyin mutluluğu ile birlikte ülkemizde de huzurlu sağlıklı, mutlu bir yıl diliyorum. Ayrıca dünyada da .. Keşke dünyayı yöneten insanlarda biraz duygu olsaymış.. Ne güzel olurmuş. Gerçekleri algılayabilme kapasiteleri çok farklı çalışıyor.Onlar için varsa yoksa para, varsa yoksa güç.. Nedir ki bu  dünya.. Aslında gelip geçici.


Sizden bir ricam var yazıyı okurken lütfen müzikleri de dinleyin. Çok beğeneceksiniz buna eminim..



Yeni yıl gelirken bilmemiz gereken en önemli şey bence ne kadar insanız ? Önemli olan konu bu.. Ne kadar algılayabiliyoruz olayları, doğayı.. Nasıl davranıyoruz tüm canlılara.. İçimizde haset, kin, öfke var mı ? Bunlardan nasıl kurtulacağız. İşte güzel günde hepinize mutlu, sağlıklı ve huzurlu öncelikle bir Türkiye ve sonrasında dünya diliyorum. Hepimiz umarım güzel zamanlarda, muhabbetin, aşkın , arkadaşlığın yoğun olduğu bir dünyada yaşarız. Bütün savaşların bitmesi. İnsanların , adalate çok güvendiği bir dünyada yaşamak dileğiyle..




Bugünkü yazımda Media Marktı sizlerle paylaşmak istiyorum. Media Markt dizüstü bilgisayarlardan, fotoğrafmakinelerine , oyun konsollarından, cep telfonlarına yaklaşık 50.000 çeşide varan ürün yelpazesiyle size en güzel hizmeti veren bir teknoloji marketidir. Ben de teknoloji alışverişlerimi Media Markt mağazalarından gerçekleştiriyorum.Yılbaşında da çok güzel cihazlar bulabileceğiniz mükemmel bir teknoloji mağazasından bahsediyorum. Avrupa'nın en büyük teknoloji marketi zinciriymiş.Gerçekten yılbaşında bende buradan bir şeyler alacağım. Uygun fiyat, kaliteli, güvenceli bir mağaza çünkü. Çok güzel yılbaşı hediyelerini sevdiklerinize alabilirsiniz. Yılbaşı hediyeleri Media Markt'ta.




   Media Markt 1979 yılında kuruluyor. Kurucuları Leopold Stiefel, Walter Gunz, Erich Kellerhals ve Helga Kellerhals.  "Küçük küçük birçok mağaza yerine bir tane büyük mağaza yaparak rakiplere göre daha ucuz elektronik eşya satalım" fikri Leopold Stiefel'den çıkmıştı. Ve mağazayı açtılar. Yatırımcılarla  birlikte yine bir 1979 Eylül günü Almanya'nın Münih kentinde Euro-Industriepark'ta ilk mağazayı açtılar. 

Ekşi Sözlükte bu teknoloji firması ile ilgili çok güzel  entryler girilmiş. Bir tanesini sizinle paylaşmak istedim.

almanya'daki sinema salonlarında gösterilen reklamı aynen şöyle cerayan etmektedir:

önce üç karakteri tanıyalım: 
satıcı çocuk 
şişman alman adam* 
adamın güzel karısı*

tomas ve helga medimarkt'a bir video kamera almaya gelmişlerdir. satıcı genç hemen yanlarında biter. raftan kaptığı kamerayı çalıştırarak özelliklerini tanıtmaya başlar. bu arada kamera ile helga'nın degajesine zoomlar. 

akabinde helga'yı kolundan kapan satıcı genç kamerayı tomas'ın eline vererek gözden kaybolur.

bir süre sonra üç karakter yanyana durmaktadır ve satıcı genç helga'ya doğru ileri geri hareket etmek sureti ile fortlarken, reklam mediamarkt "ich bin doch nicht blöd" sloganı ile sona erir.

Geçen  2004 aralık ayında maliyetine satış yaparak insanların kasalarda ellerinde mikrodalgalar, dijital fotoğraf makineleri ile kuyruklar oluşturmalarına yol açmıştır.


Yine bir başka kullanıcı mağaza hakkında şu entryi girmiş

cesitli elektronik urunlerin satildigi cok katli alisveris merkezleri zinciri. ozellikle promosyonda olan urunler piyasanin cok altinda fiyatlarla satiliyor
Elektrik Aboneliğinde İstenen Belgeler Neler?


Ev değişikliği yapıldığında yerine getirilmesi gereken prosedürler arasında elektrik aboneliği işlemleri de bulunuyor. Bir dizi prosedürü yerine getirmenizi de gerektiren elektrik aboneliği işlemlerinin tamamlanabilmesi için bazı belgeleri de hazırlamanız gerekiyor. Bu durumda elektrik aboneliği için gereken evraklar hakkında bilgi sahibi olmanız ve işleminizin gecikmeden dikkate alınabilmesi için eksiksiz bir şekilde tamamlamanız gerekecek.
Elbette yeni eve taşındığınızda bu yeni eve dair bir elektrik aboneliği bulunuyorsa, hazırlamanız gereken evraklar daha farklı bir listeyi kapsıyor. Daha önce elektrik aboneliği olmayan bir eve taşınmanız halindeyse bazı belgelerin ortak olması kaydıyla daha farklı belgeleri hazırlayarak başvuru işleminizi tamamlamanız gerekiyor. Sonuç olarak bu iki durumdan hangisinin geçerli olduğuna yönelik sizden istenecek belgeler de değişiyor.

Elektrik Aboneliği İçin Gerekli Evraklar Nereden Alınır?

Yeni ev değişikliği yapanların merak ettiği bir diğer husus da bu evrakların nereden, ne şekilde temin edilebileceği oluyor. Prosedür gereği evrakların resmi evrak olması gerektiğinden bu belgelerin alınabileceği kurumlar da farklılık gösterebiliyor. Tüm bu bilgiler ışığında, zaman kaybetmeden elektrik aboneliği işlemlerinizi gerçekleştirmenizi kolay bir yolu var. O da yaklaşık olarak 20 milyon kişiye hizmet veren Enerjisa internet sitesine tıklamanızdır.
Aslında ev değişikliğini sıklıkla yapanlar bu adresi iyi biliyor. Çünkü elektrik faturasına dair pek çok ücretsiz hizmetten faydalanma olasılığı sunabiliyor. Bununla beraber yeni eve geçme halinde evde abonelik mevcut ise hangi belgelere, mevcut değilse hangi belgelere sahip olunması gerektiği noktasında da liste şeklinde bilgilere ulaşılabiliyor. Aynı zamanda Enerjisa internet sitesinden hangi belgelerin nereden alınacağı ve ardından nasıl bir başvuru yapılacağına dair de çok detaylı bilgilere ulaşmak mümkün olabiliyor.

Yeni bir binaya taşınmanız halinde abonelik işlemlerinin biraz farklılık kazanacağını tahmin edebilirsiniz. Bu durumda da yapmanız gerekenler için güvenilir olmayan internet sitelerinde zaman kaybetmek yerine Enerjisa internet sitesine tıklamanızı öneririz. Bu adresten elektrik faturalarınızı da ödeyebilirsiniz. 
 Dal goncayı diyor üstad Dal goncayı bir sabah açılmış buldum. Ne güzel şarkı ne kadar da anlamlı. "Dünyada vefasızlığa bak" demiş üstad. İşte sosyofikirin özel yazılarından birine daha denk geldiniz. Bu yazılarda ilham aldığım, sanatsal olarak keyif aldığım bazı eserleri ve müzikleri sizin beğenininize sunacağım.


Beni etkileyen bir kaç. parçadan bahsetmek istiyorum. Öncelikle benim gibi biraz daha içine kapanık bir insansanız ve hayatı sorguluyorsanız sizinde beğeneceğinizi umuyorum.

1- Ice Tree -Kelly Thoma



Müzikteki enstrümanların seslerindeki rezonansın, kalitenin farkında mısınız ? Sanki size bir şeyler anlatıyor.  Özellikle Ney gerçekten de çok etkili olmuş bu güzel eserde. Ben bu eseri dinlediğimde hayatın ne kadar boş olduğunu. Aslındas hepimizin bir sonu olduğunu düşünüyorum. Ve beni felsefe ve ütopyalar dolu olmasını istediğim bir dünyaya götürüyor. İnsanların birbirlerinin emeklerini çalmadığı hırsın olmadığı, amaç paylaşmak ve sevgi, kardeşlik, dostluk üzerine kurulmıuş  onurlu bir dünya.. İşte bu çok güzel olurdu. Uzun zamazndır yazamamazkla beraber, çok özledim yazmayı içimden geçenleri sizlerle paylaşmak istedim.



Mozart- Requiem

Mozart hakkında söylenecek o kadar şey varki.. Hırsların, kötülüklerin olmadığı bir insanmış Mozart. şimdi dinlediğiniz  eserinde bir hikayedi var. Gelin okuyalım..

1791 yılı, Mozart "Sihirli Flüt" operası üzerinde çalışmaktadır. Temmuz ayında bir gün, koyu gri elbiseli genç bir adam Mozart'ın evine gelir ve ona imzasız bir mektup verir. Mektupta bir Requiem (Ölüler Duası veya Ölüm İlahisi) bestelemesi istenmektedir. Karşılığında dolgun bir ücret teklif edilmiş, fakat bir şart öne sürülmüştür; Mozart Requiem'i ısmarlayanın kim olduğunu araştırmayacaktır. 
Requiem'i ısmarlayan esrarengiz kişi, ileride kendisinin olduğunu iddia edeceği eserleri besteletmek adetinde olan bir konttu. Fakat bu esrarlı sipariş o sırada hastalık ve ölüm düşünceleri içinde bulunan Mozart'ı derinden etkilemiş siparişi veren esrarengiz adamın, kendi ölüm duasını yazarak ölüme hazırlanmasını bildirmek için ahiretten gelen bir haberci olduğu inancına saplanmıştı. Bir gün eşine "Yakında öleceğim, bundan eminim" demiştir. Bir yıl önce de dostu J. Haydn'ı Londra yolculuğuna uğurlarken gözyaşı dökmüş ve bir daha göremeyeceğini söylemiştir. 
Sihirli Flüt'ü tamamladıktan sonra, kendi ölümüyle günden güne daha fazla yakınlık duyduğu Requiem üzerinde ölümle randevusuna yetişme aceleciliği içinde ölesiye çalıştı. Fakat gücünün de günden güne eksildiğini fark ediyordu. Mozart o çağda Avrupa'nın sanat çevrelerinde yaygın "Sifilis" hastalığına tutulmuş, yaşamı boyunca türlü hastalıklar geçirmiş olması ve son yıllarda ölüm duygusuna kapılması nedeniyle direnci zayıflamıştı. Requiem üzerinde daha fazla çalışamayacağını anladığı gün, öğrencisi Süssmayer'e eseri nasıl tamamlamayı tasarladığını açıklar ve artık onunla birlikte çalışmaya başlar. 
Ömrünün son üç haftası içinde giderek şiddetlenen ateşi onu nihayet ölümle buluşturdu.1791 yılının 4 -5 Aralık günü gece yarısından sonra son nefesini verdiğinde Requiem'in "Lacrimosa" bölümünün dokuzuncu mezüründe kalmıştı. 
Mozart, ölüm ve ölümsüzlüğün yaşamın ta kendisi olduğuna inandı. Hep ölüm anını düşündü ve ömrünü boşa harcamadı. Ölümü alın yazısı idi fakat, ölümsüzlüğünü kendisi yazdı; kendisini en büyük tabiat kanunu olan çalışmaya adadı. Doğanın kendisine armağan ettiği üstün yeteneği, üretici gücü insanlığın hizmetinde kullandı. Kalbi insan sevgisi ve hakikat ışığı ile doluydu ve onu insanlara sundu. Ölümün gölgesi altında bile, asırların ötesine seslenecek eserler üretti. İnsanların kalplerini ısıtan, gönüllerini rahatlatan bu eserleriyle ölümsüzlüğe erişti sonsuza uzanan ışık oldu.


kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan ölüyorum
sinekler yapışıyor vücuduma gitmiyorlar
yayılıyor kanları vurduğumda
denizi araladım geçtim bir aşktan
attım kum torbalarımı döktüm yaprakları
ama sanki uzandın tenime hissettim
terim aktı parmak aralarından
bazen , ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen
kanım hızlanıyor bazen damarlarımda
kan çanakları aynada levham boynumda
bir yapbozu tamamlarken bakıyorum büyük parçan eksik
kalbin olduğu
bazen bir vücudu sarıyorum
banıp parmağımı tadına bakıp
gözümü sevmeye karartıp yapamıyorum
bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen
acı bir tat kalıyor ağzımda
bazen yutup unutup bazen tükürüyorum
bazen ayılıp uyanıp bir nefesle yanımda adı yok sırtı var
bana dönük bükük
soğuğa çeviriyorum suyu ağlıyorum
bakıp içine ayılamayıp anlayamıyorum
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
derimin altında başarılı ayrılık notları
yazılmış, çöpe atılmış intihar mektupları
vuruyorum sokaklara bedenimi hayallere
hayatımı yine omuzlarıma
acımı alsınlar diye sığınıp kurtaracak kadınlara
15 dakkamı



Bir markanın güvenilir olduğunu nasıl anlarsınız? Elbette bağımsız ve saygın test kuruluşlarının raporlarını takip ederek. Reklamlar ve promosyonlara aldanmayın, bir markanın ne kadar güvenilir olduğu ve müşteri memnuniyetini ne denli önemsediği, ancak sahip olduğu sertifikalar sayesinde anlaşılabiliyor. Bu bakımdan, Almanya merkezli GC Mark, Avrupa’nın en saygın denetleme ve sertifikalandırma firmalarından biri sayılıyor. Firmaların hammadde işlemesinden üretimine, paketlemesinden satışa sunulmasına dek pek çok farklı unsurunu uluslararası standartlara göre denetleyip değerlendiren bağımsız bir kuruluş olan GC Mark, dünyanın en saygın ve prestijli sertifikalarını veriyor. GC Mark sertifikasına sahip olan bir şirketin ISO 9001, IS0 10001, 2, 3, 4 standartlarına uygun üretim ve kalite kontrolü yaptığına, sürekli olarak gelişime açık bir üretim ve yönetim yapısına sahip olduğuna emin olabilirsiniz.

Dünyada sayılı şirketin sahip olduğu GC Mark Verified Customer Satisfaction (Kanıtlanmış Müşteri Memnuniyeti) sertifikasına sahip olan tek Türk şirketi, hâlihazırda sektörde 60 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Uğur Soğutma. Müşteri memnuniyetine verdiği önemi Avrupa’nın en büyük bağımsız denetim kuruluşlarından biri olan GC Mark Verified Curstomer Satisfaction denetimini başarıyla tamamlayarak elde ettiği sertifikayla global düzeyde ispat eden Uğur Soğutma, böylelikle ürünlerinin kalitesi kadar tüketici deneyimine verdiği önemi de bir kez daha göstermiş oluyor. İki yıl boyunca Türkiye’de aynı sektördeki başka hiçbir markanın alamayacağı bu sertifika, Uğur Soğutma’nın müşterilerine vermiş olduğu değer ve önemi mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Uğur Soğutma, ürünlerinde GC Mark sertifikası amblemini kullanma hakkını da elde etmiş oluyor.

Diğer bir deyişle, Uğur Soğutma ürünlerinin kalitesi, global düzeyde bir kez daha tasdik edilmiş oluyor. Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasından ve bayilerinden satın aldığınız ürünlerden memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz: Hem Uğur Soğutma, hem de GC Mark bunu garanti ediyor!
Bir boomads advertorial içeriğidir.



İşyeri İhtiyaçları İçin En Çok Avansas.com Tercih Ediliyor. 


 Ofis ve kırtasiye malzemeleri bir işyerinin her an ihtiyaç duyabilecekleri listesinde her zaman üst sıralarda yer almıştır. Bu ihtiyaçların karşılanması için de sürekli bir zaman harcamak gerekiyor. Artık market market gezip elinizdeki ihtiyaç listesine göre alınacakları toparlamanız ve dışarıda saatlerinizi harcamanız gerekmiyor. Tek yapmanız gereken Avansas.com adresini ziyaret etmek ve binlerce farklı ürün çeşidi arasından rekabetçi fiyatlar ile ihtiyaçlarınızı online olarak karşılamak.

Neden Avansas.com’u tercih etmelisiniz?

Online alışverişin sunduğu kolaylıkların yanında AVANSAS markasının sunduğu onlarca avantaj bir araya gelince işyerleri de tercihini Avansas'tan yana kullanıyor. Eğer ofis malzemesi ve kırtasiye ürünlerinde uygun fiyatları ve kaliteyi bir arada bulmak istiyorsanız, bu ihtiyaçlarınızı en tanınan markaların en kaliteli ürünleriyle ve çok uygun fiyatlarla sağlayabileceğiniz adres kesinlikle Avansas.com. İnternet üzerinden siparişlerinizi vererek, yakıt masrafından ve zaman kaybından da kurtulacaksınız. Çünkü siparişleriniz İstanbul içerisinde bir iş gününde adresinize teslim edilecek. Teslimatı kendi ekibi ve araçlarıyla yapan AVANSAS, hızlı teslimat ilkesiyle tüm müşterilerinin memnuniyetini kazanmış durumda. İstanbul içinde siparişlerin teslimatlarını bir iş gününde teslim eden marka, tüm Türkiye’ye kargo hizmetini de ücretsiz gerçekleştirmenin yanı sıra 2017 itibariyle Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ illerine de bir iş gününde teslimata başladı. AVANSAS, bu özelliğinin yanı sıra kolay iade sistemi sayesinde de müşterilerinin güvenini kazanmış durumda. Eğer ürün değişimi yapmak istemezseniz, kolaylıkla ürün iadesi gerçekleştirebiliyorsunuz. Zengin Ürün Yelpazesi ve Özel Kampanya Fırsatları 2009 yılında 18 çalışan ile kurulan AVANSAS, süreç içerisinde yazılım ve operasyon alt yapısına önemli yatırımlar yaptı. Bunlar ile birlikte ürün yelpazesindeki zenginlik her geçen gün giderek arttı. Bu yıl itibariyle 5.000’den fazla stoklu ürün çeşidi ile işyerlerinin tüm ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Ofis ihtiyaçlarınızı rekabetçi fiyatlar ile alabilmenizin yanı sıra çeşitli kampanyalardan da faydalanabiliyorsunuz. Özellikle haftanın ürünleri ve ayın ürünleri olarak konumlandırılan kampanyalar işyerleri tarafından yoğun bir ilgi görüyor.
Kalp Krizi Riskinizi Kolayca Öğrenin!


Günümüzün en önemli hastalıklarından olan ve kişinin yaşam kaybına yol açabilen rahatsızlıkların başında kuşkusuz kalp krizi gelir. Koroner arter damarlarının kapanmasına bağlı olarak kalp kapakçıklarına yeteri kadar oksijen ulaşmaması kriz oluşumunu tetikleyen oluşumlardan birisidir.  Stres, sigara, alkol kullanımı, fiziksel yönde hareketsizlik ve yağ ağırlıklı beslenme gibi pek çok faktör kalp krizinin oluşumunda etkilidir.
Ölümcül risk taşıdığı için mutlaka öncesinden birtakım tedbirlerin alınması gerekir. Yani hastada birkaç belirti gözleniyorsa veya diğer hastalıklarına bağlı olarak kalp rahatsızlıklarının oluşabilmesi söz konusuysa mutlaka hekim kontrolü altında olmakta fayda vardır. Çünkü kalp krizi riski hesaplaması sayesinde doktorunuz hastalığınızın var olup olmayacağını kolayca tespit edebilir. Eğer oluşabilme riski görürse erken tanı ile kontrol altında olmanızı ve hastalığın etkisinden daha kısa sürede kurtulmanızı sağlayacaktır. Memorial Hastanesi Kardiyoloji uzmanlarının hazırladığı Kalp krizi riski nasıl hesaplanır? tablosu ile siz de kalp krizi riskinizi tespit edebilirsiniz.

Kalp Krizi Riski Nasıl Tespit Edilir?

Tıp alanında son yıllarda "sağlık riski yönetimi" adı altında ortaya atılan bazı çalışmalar vardır. Çünkü gelişen bilimsel çalışmalar sayesinde hastalıkların görülme olasılıkları veya etkileri daha düzeye indirgenir. Sağlık alanında sıklıkla yönetilen bu çalışmalardan birisi de kalp krizi hesaplayıcılarıdır.Kardiyovasküler hastalıkların görülme riskini kolayca hesaplayabilen bu test, daha çok anket tipinde gerçekleştirilir.  Öncelikle teste başlayan kişiden beden kitle endeksini ve yaşını girmesi istenilir. Çünkü kilo/boy ölçüleri kalp damar hastalıkları üzerinde etkili olan en önemli kriterlerdendir. Beden kitle endeksi arttıkça kalp krizi görülme riski de doğrudan artış gösterir.
Ayrıca ailedeki ebeveynlerde ve diğer birinci dereceden akrabalarda  kalp krizi geçirmişse bu durumu da mutlaka teste eklemenizde fayda vardır. Ailede birinci dereceden akrabalarda kalp hastalığı söz konusu ise riskiniz doğrudan artacaktır. Özellikle 50 yaş altı erkeklerde ve 55 yaş altı kadınlarda görülüyorsa kalp krizi riski daha ciddi bir boyuta taşınır. Hipertansiyon, şeker hastalığı, stres, hareketsiz yaşam, yaş ve sigara kullanımı ise kalp krizi riskinizi artıran diğer hususlar arasındandır.

Test Sonucu Nasıl Değerlendirilir?


Kalp krizi testinizi tamamladınız! Şimdi sıra test sonucunu yorumlamaya geldi. Çıkan sonuç 13'den az düzeyde ise kalp krizi riskiniz yok denecek kadar azdır. 14-30 arasında seyrediyorsa  orta seviyeli kalp hastası olduğunuz söylenebilir. 31 ve üzeri bir puan çıkıyorsa risk yüksektir. Mutlaka bir hekime başvurup kendinize uygun sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeniz doğru olacaktır. 
Özel Ders Almada En Kolay Yöntemler

Özel ders almak, herkesin farklı alanlarda ihtiyaç duyduğu bir durumdur. Çoğunlukla dil eğitimi üzerine özel ders alınmak istese de kişiler eksik oldukları her konuda özel ders alabilirler. Türkiye genelinde en çok özel ders alınan alanlar İngilizce, Almanca, Matematiktir. Eksik olunan konular da çoğunlukla dil ve sayısal branşlardadır.
Özel ders almak kişiye göre değişen tekniklere bağlıdır. Kimi öğretmenler özel dersi konu merkezli verirken kimileri soru üzerinden verirler. Bazen sizin evinizde özel ders verilirken bazen kütüphaneler tercih edilmektedir. Bunun yanında kimi zaman geleneksel özel ders anlayışı devam ederken kimi zaman Preply.com gibi online özel eğitim şekilleri tercih edilmektedir.


Geleneksel Özel Ders Anlayışı Nedir?

Geleneksel özel ders anlayışı oldukça uzun süredir devam eden eğitim anlayışıdır. Öğrenci, öğretmenin evine gider veyahut öğretmen öğrencinin evine gider en az bir saat ders anlatılır. Bu şekilde haftanın belli günlerinde özel eğitim programı oluşturulur. Öğrenci öğretmene ve kendine göre bu plana uyum sağlamak zorundadır. Aksi halde ders programında kaymalar ortaya çıkabilmektedir. Bilhassa belli bir sınav süreci söz konusu ise geleneksel özel ders anlayışı daha çok tercih edilmektedir.
Liseye ve üniversiteye giriş sınavları, özel derslerin en yoğun olduğu dönemlerdir. Bunun yanında kişinin kendini geliştirebilmek için özel yabancı dil dersleri aldığı dönemler de oluşabilmektedir.

Birkaç Kişilik, Grup Özel Dersi Nedir?

Özel ders denildiğinde akla gelen en temel kavram ücrettir. Başarı kazandırmasının yanı sıra ders alacak kişiyi de parayı ödeyen aileyi de zor durumda bırakan bir ücrete sahip olabilmektedir. Bu gibi durumlarda, kişinin alternatif özel ders üretmesi gerekebilir. Bir süredir artan ve özellikle sayısal dersler için kullanılan grup özel dersleri ücret paylaşımı için oldukça faydalıdır.
Kişiler bir araya gelerek hem bilgiyi öğrenebilmekte hem de öğrendikleri bilginin ücretini beraber ödemektedirler. Bu şekilde saatine yüzlerce lira ödenen derslerin maddi külfeti ortadan kaldırılmaktadır.
Grupla özel dersler, sayısal dersler için veyahut dil eğitimleri için tercih edilebilmektedir fakat gruptan kasıt sınıf ortamının oluşturulması değildir. En fazla 3 kişiden oluşan bu gruplar, dil eğitiminde diyalog kurmak açısından önemli olabilmektedir. Yalnız ders almayı seven veyahut birkaç kişinin yanında yeterince odaklanamayan kişiler için grup özel dersi avantajlı değildir.

Online Özel Ders Nedir?

Son dönemlerin en çok tercih edilen özel ders çeşidi online özel derstir. Öğrencilerin daha çok geleneksel özel ders anlayışından uzak kalmak istedikleri zaman tercih ettikleri bir özel ders türüdür. İnternete bağlı olarak bilgisayar üzerinden verilen bu özel dersler, kişinin ekrandan kulaklıkla duyup mikrofonla katıldığı derslerdir.
Öğretmen, dünyanın neresinde olursa olsun internete bağlı olduğunuz sürece size yetişebilecektir. Bu süreçte bilmeniz gereken en önemli şey online eğitimin en aktif özel dersleri içerdiğidir. Son dönemlerde bu denli tercih edilmesinin nedeni de budur. Hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin herhangi bir zamana, mekâna bağlı kalmadan rahatlıkla ders işleyebildikleri bir sistemdir.

Online Özel Eğitiminin Avantajları Nelerdir?

Online özel eğitim denildiğinde akla ilk olarak ücret gelmektedir. Özel ders kavramı toplum üzerinde büyük bir baskı yaratmaktadır. Bunun temel nedeni kişilerin geleneksel özel ders alıp öğretmenlere yüzlerce lira vermesidir.
Online özel eğitimde durum pek de öyle değildir. Kişiler yalnızca birkaç dolara diledikleri dersi alabilirler. Bunun yanında ödenecek miktar adrese göre değişiklik göstermektedir. Kaliteli ve donanımlı bir adreste ders saatine verilen ücretle baştan savma bir adreste verilen ücret aynı olmayacaktır. Bu gibi durumlarda siteleri araştırıp en yetkin olana öncelik tanınmalıdır.
Online özel dersin bir diğer avantajı sizi evinize sıkıştırmamasıdır. İnternete bağlı olduğunuz kafe, restoran, çay bahçesi, kütüphane gibi pek çok alanda özel ders alabilirsiniz.

Online Özel Derste Öğretmenler Nasıl Seçilir?

Online özel ders denildiğinde akla gelen bir başka soru öğretmenlerdir. Neye göre nasıl öğretmen seçildiği merak edilmektedir. Online özel ders alırken sitenin kapasitesine bağlı olarak öğretmen seçersiniz. Hangi alandan kaç tane öğretmen varsa onlar arasından size en çok hitap edeni tercih edersiniz. Daha sonra öğretmenle iletişime geçerek ders programı hazırlarsınız. Hazırladığınız programa bağlı olarak ders alabilir, günlere göre paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Online Özel Ders Birebir mi Grupla mı yapılır?

Online özel dersin bir başka seçeneği ise kişi tercihi sunmasıdır. Çoğunlukla birebir özel dersler tercih edilmiş olsa da siteye bağlı olarak grup dersleri de sunulmaktadır. Daha çok yabancı dil için alınan özel derslerde birebir eğitim verilse de grupla pekiştirmeler yapılmaktadır. Konferans şeklinde yapılan grup derslerine katılabilir, kendinizi geliştirebilirsiniz. Bu şekilde hem eğitimi çok yönlü alır hem de dünyanın pek çok noktasından katılımcıyla tanışabilirsiniz.

En İyi Online Özel Eğitim Sitesi Hangisidir?

Online özel ders denildiğinde akla gelen en kapsamlı site Preply.com’dur. Sitede tercih edebileceğiniz her tarzda eğitimi bulabilmeniz mümkündür. 70 binden fazla öğrenciye sahip olan adreste dünyanın her yerinden katılımcı bulunmaktadır. Bunun yanında öğrencilerin tercih edebileceği 25 binden fazla öğretmen donanımına sahip bir sitedir. Be denli geniş kadroya sahip olması, sitenin Türkiye ve dünyada çokça tercih edilmesine yardımcı olmaktadır. Üstelik sitede ders saatine yalnızca 2 dolardan başlayan ücretler ödenmektedir.

Preply bloğundan ilginç yazılardan seçmeler: İngilizce’de » I want» demek için farklı yollar



Yüce Türk milletinin benliğini ve kimliğini taşıyan,bağımsızlığımızın en önemli sembolü,üzerine yıllardır türlü türlü oyunlar oynanan,izlenen tartışmalı politikalara karşı milletinin her geçen gün kutuplaşmamak adına daha fazla direnmeye çalıştığı taşı toprağı altın olan eşsiz ülkemizin muhafızı,Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün biz Türk Gençliğine emaneti,İlelebet payidar kalacak olan Cumhuriyetimiz 94. yaşına girmeye adım adım yaklaşıyor.

Cumhuriyet Bayramı coşkusunun tüm yurdu yavaş yavaş kucaklamaya başladığı şu günlerde,batan ve yarın yeni umutlara doğacak olan güneşe bakarak bir kez daha anımsadığım Cumhuriyetimizin bizlere sunduğu aydınlığa kavuşmamızı sağlayan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına birkaç cümle ile ödenemeyecek şekilde borçlu olduğumuzu bildirmeyi isterim.


 Geleceğimiz ve yarınlarımız adına canınızdan,hayatınızdan feragat ettiğiniz ve tarihe adlarınızı altın harfler ile yazdırarak bizleri vatan toprağını kan ile sulayan şehitlerin torunları olmak ile gururlandırdığınız için,

Taht üzerindeki zatın iki dudağının arasından çıkan emirleri sorgulayamadan yerine getirmekten başka çaremiz olmaması gibi korkunç bir durumdan bizleri kurtardığınız için,

Yedi düvele karşı saniye düşünmeden göğüs göğüse yokluk içerisinde çarpıştığınız ve bir an bile olsun geri adım atmadığınız için,

Talihsiz bir şekilde ellere teslim edilen vatan topraklarının elden gitmemesine göz yummadığınız ve bu teslimiyet gafletine karşı sessiz kalmadığınız için,

Şerife Bacılar,Nezahat Onbaşılar, Halime Çavuşlar,Hafız Selmanlar,Gördesli Makbuleler,Emir Ayşeler,Kara Fatmalar,Tayyar Rahmiyeler çıkardığınız ve kadını,kadın olduğu için hor görülüp geri plana atılmaktan kurtardığınız için,

Bir milletin cehaletten ve geri kalmışlıktan sıyrılmasına kıvılcım olup çağdaşlığın kapılarını araladığınız için,

Bir milletin kurtuluş destanı olduğunuz için,

Ve en önemlisi Atam,sana bu milletin lideri olduğun,kaderini değiştirdiğin için,



Binlerce defa teşekkür etsek,ne kadar minnet eylesek azdır.Borcunuzu ödeyemeyeceğiz...



Son olarak duygularımı satırlara dökmeye çalıştığım bu yazıma,tüm bu yapılanlara rağmen onları haketmediğini ortaya koyan,Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve şehit dedelerimize attıkları akıl almaz iftiralarla öne çıkan kendini bilmez,haysiyetsiz kimselerin utanmadan sarf ettikleri ''O olmasaydı da olurduk.'' cümlesine karşılık önemli edebiyatçılarımızdan Ahmet Haşim'in 3 Eylül 1919 tarihli Milli Mücadele dönemindeki Anadolu insanının yürek burkan halini anlatan mektubu ekleyerek nokta koymak istiyorum.




“Sevgili Refik,
İhtimal sana fazla yazıyorum. Fakat ben bundan memnunum. Bulunduğum noktalardan sana doğru uçurduğum bu mektuplarla pervaz-ı evraktan oluşmuş ve bütün mesafeler boyunca sürekli maddi ve manevi bir bağ ile kendimi sana bağlı tutmak istiyorum. İletişimimizin bu gidişhatı seni bunaltıyor mu? Geçen mektubumu Niğde’den yazmış ve o mektubu gönderdikten sonra sancağın bütün kazalarını teftişe çıkmıştım. Yirmi gün süren ve nice bağ ve bahçe safalarına rağmen ruhumda hiçbir hakikî lezzetin hatırasını bırakmayan bu devrenin sonunda bu ikinci mektubu gene Niğde’den yazıyorum. Gördüğüm Anadolu hakkında bilmem sana ne yazayım?
Öncelikle bu bölgede kimler yaşıyor? Görülen harabelerin yapıcısı hangi cins yaratıktır? Bunu, köy ve kasaba diye gördüğümüz renksiz harabe yığınlarına bakıp anlamak asla mümkün olmamıştır. Anadolu köylüsünü sınıflandırmada karıncalar cinsine ithal etmeli fikrindeyim. Gündüz ağaçsızlıktan dolayı müthiş bir güneş altında yanan ve gece en güzel yıldızlar altında bütün böceklerinin sonsuz sesleriyle uzanıp giden bu araziden herhangi saat geçilmiş olsa yalnız yiyeceğini tedarikle meşgul, “gıda” sabit fikirliliğiyle sersemleşmiş, neşesiz ve yorgun bir insaniyetin zor çalışma şartlarına tesadüf olunur. Sanki cehennemî bir fırın karşısından yeni ayrılmış gibi yüzleri kıpkırmızı, dudakları çatlak, elleri kuruyup siyahlaşan bütün bu insanlar ya gıda maddesini biçmekle, ya onu taşımakla, ya onu savurmakla veyahut onu metharlarına doğru çekip götürmekle meşgul görünür. Tıpkı karıncalar gibi, tıpkı karıncalar gibi…
Fakat boğazlarının kârına olarak aklın bütün maharetlerini ret ve iptal eden bu adamların boğazı da memnun etmekten pek uzak bulundukları, en zenginlerinin evinde geçirilen bir gecenin sabahında, nefis bir yemek diye sofraya getirilen suyla pişmiş uğursuz bir fasulyanın barsaklarda sebep olduğu gazlar ve ıstıraplar ile uyanılıp da anlaşıldığı zaman, bu akılsız kardeşlerin maksatsız hayatına, boşa giden üstün gayretle çalışmalarına karşı derin bir elem duymamak mümkün değildir. Refik; Ankara’da, Almanya imparatorunun Anadolu hastalıklarını tetkik etmek üzere gönderdiği bir tıp heyetinin bazı büyük rütbeli ileri gelenleriyle görüştüm. Bunlar, bir seneden beri her gelen hastayı ücretsiz muayene etmek ve mümkün olduğu kadar incelemelerini sıhhatli kişiler üzerinde(mektep talebesi gibi) yapmak suretiyle şunu anlamışlardır ki, Anadolu Türklerinin karınları kurtlarla yüklü ve kanları bu kurtların salgıladığı parazitlerle dolu bulunuyor. cinsi, yakın bir yok olma ile tehdit eden bu hâlin sebebi neymiş bilir misin? Beslenme eksikliği. Her ne kadar garip görünse de Anadolu Türkleri henüz ekmek yapımından bile habersizdirler. Yedikleri mayasız bir yufkadır ki, ne olduğunu yiyenlerin midesine bir sormalı. İstisnasız nakil araçları kağnıdır. Ellerinde esir olan öküzler ve bu türden hayvanlar için en zalim düşüncelerin bile icâdından aciz kalabileceği -bununla beraber ağır, dar ve maksada gayr-ı salih bu âlet- hiç şüphe yok ki, taş devri keşfi ve aletlerindendir. Kağnı bir araba değil, fakat, hayvana yapışıp onun hayat unsurlarına hortumunu sokan ve bu suretle kanını ve canını çeken bir canavardır. Uzaktan görüldüğü zaman heyet-i umumiyesiyle bir arabadan ziyade büyük ve korkunç bir karafatma hissini veren tarihe âşina bir göz için üzerindeki uzun değneği ve ayakta duran arabacısıyla dara ve keyhüsrev devirlerine ait taşlar üstünde çizilmiş ilkel arabaları hatırlatan bu kağnıların boyunduruğu altında masum hayvanların çektiği azabı gördükçe, onu sevkeden sakin köylünün insanlar gibi bir ruhu olup olmadığından şüphe ettim. Anadoluluların becerikliliği ancak öküz tezeğini kullanmakta ve onu kullanılmaya uygun bir hâle sokmak için buldukları çarelerin çeşitliliğinde görülür. Tezeğin bu adamlar nezdindeki kıymeti hayret vericidir. sürüler meraya çıkarken veyahut akşam şehre girerken kadın ve çocuk, gözleri nurlu bir noktaya cezp edilmiş gibi, öküz kıçlarından bir saniye dikkatlerini ayırmayarak ve yüzlerce rakipten geri kalmak korkusuyla seri adamlarla koşarak, öküz götünden düşen en ufak bok parçasını toplamak üzere dirseklerine kadar bulaşık elleri ve hırstan gözbebekleri fırlamış gözleriyle yere kapanırlar. Bu boklar toplanır, sepetlere doldurulur, evlere cem ettirilir ve nihayet bir altın mayası yoğurur gibi, altın gerdanlıklı genç kadınlar beyaz kollarıyla onu yoğururlar ve muntazam yuvarlaklar hâline koyup kurumak üzere duvara yapıştırırlar. Anadolu’nun duvarları bu öküz pislikleriyle sıvalıdır. bütün havalarında o hoş koku solunur. Yemekleri, sütleri, ekmekleri hep tezek dumanının kokusuyla ele alınmaz bir hâldedir. Eski Mısırlılardan ziyade Anadolular apis öküzüne hürmet etmeliydi. Öküz, burada hayatının genelinin zenbereğidir. Evlerine gelince, onlar da öyle: Duvarlar yontulmamış alelâde taşların, çalı çırpının, leylek yuvasında olduğu gibi, gelişigüzel dizilmesinden hasıl olmuştur. Baca nedir, bilir misin? Dibi kırık bir testi. Kızılırmak civarında, büsbütün ev inşasından da feragat ederek, toprağın maddesel özelliğinden yararlanarak dağları oymakla vücuda getirdikleri mağaralar içinde kuşlar gibi yaşarlar. Nevşehir’den yarım saat beride Güvercinlik adında kovuklardan oluşan bir köy vardır ki, hakikaten ancak bir güvercinlik olmaya yakışan bir köydür. Anadolu, külliyen temizlikten mahrumdur. Sakallı Celâl’in dediği gibi en nefis bir icatları olan yoğurt bile pislik mahsulünden başka bir şey değildir. Kaynamış süte kirli bir demir parçası yahut eski bir gümüş para atılsa sütün derhal yoğurda dönüşeceğini sen de bilirsin. Anadolu, hemen bir uçtan bir uca firengilidir. Anadoluların güzelliği de bozulmuştur. Bir köy, bir kasaba veya bir şehrin kalabalığına bakılsa, şehrin kalabalığında o kadar topal, topalların o kadar çeşitlisi, o kadar cüce, kambur, kör ve çolak görülür ki, insan kendini eşyanın şeklini bozan dışbükey bir camla etrafa bakıyorum zanneder. Bununla birlikte güzel oldukları zaman da güzelliklerinin emsalsiz olduğunu itiraf etmeli. Siyah, derin ve titretici gözlerle insana bakan şalvarlı, düzgün ölçülü anadolu kadınları; sizleri nasıl unutacağım? Gençleri, insanın bazen en mükemmel bir örneğini temsil ederler. Fakat, bunlar, nadirlerdendir., Refik. Anadolular hakkında sana daha çok yazacak şeyler varsa da mektuba gülünç bir makale süsü vermemek için bu konuyu burada kesiyorum. Anadolu seyahati artık benim için nihayet buluyor demektir. Bundan da üzgün değilim. … Niğde teftişi son bulmuştur. İâşe Heyet-i Teftişiyesine girdiğim günden beri kazandırmış olduğum tutar iki bin liraya varmıştır. Benim zararım ise pek çoktur. Öncelikle sağlığım bozuldu. Hayli keçi eti yedim. Birçok da gereksiz masraflar ettim ve rahatımdan da birçok şey kaybettikten sonra yerimden de oldum. Yakında, belki, üç gün sonra İstanbul’a gidiyorum.
Ahmet Haşim 3 Eylül 1919''

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını rahmet ile anıyorum.

Zeki BAŞ 








33. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası final mücadelesinde,Fenerbahçe Doğuş rakibi Banvit'i 75-64 mağlup etti ve kupayı 7. defa müzesine götürmeyi başardı.Fenerbahçe camiası zaferin coşkusunu yaşaya dursun,bizler de maçı değerlendirmek ve yüzeysel bir analiz yapmak ile meşgul olalım...



Fenerbahçe Doğuş mücadeleye daha iyi başlayan taraf oldu.8-0'lık seri ile karşılaşmaya adım atan Fenerbahçe Doğuş,izlediği tempolu oyun ile ilk saniyeden itibaren rakibine üstünlüğünü kabul ettirmeyi başardı.Rakip Banvit ise iç-dış oyunu sergileyip ekstra paslar ile boş üçlük imkanı bulmaya çalışarak Fenerbahçe Doğuş'a cevap vermeye çalıştı.Banvit cephesi boyalı alanı kullanmakta ısrar ederek Fenerbahçe Doğuş uzunlarını oyundan düşürmek ve faul problemine sokma amacı içerisindeydi.Fenerbahçe Doğuş tarafında Kostas Sloukas,Bench'ten gelerek büyük katkı yaptı.Yaratıcı kimliğini konuşturarak attı,attırdı.Liderliğe soyundu ve üstesinden gelmeyi de başardı.Bununla birlikte oyunda kaldığı süre boyunca Jan Vesely'nin post oyunundaki becerileri üzerinden hücumunu şekillendiren Fenerbahçe Doğuş ilk çeyreği 19-11'lik skor ile 8 sayı üstünlükle kapattı.

İkinci çeyrekte her iki takım da benimsediği oyun sistemini aynı şekilde sürdürmeye çalıştı.Fenerbahçe Doğuş'un dış savunmada yumuşak kalmasıyla birlikte Banvit hemen hemen her hücumunda boyalı alanı zorlamayı tercih etti.Tony Taylor'ın etkili olduğu bu dakikalarda Damian Kulig,Gasper Vidmar ikilisi ile pota altından sayılar buldu.Şutör kimlikli oyuncusu Adonis Thomas'a da boş şut imkanı yaratan Banvit hücumda benimsediği bu doğruları üzerinde ısrar etti.

Fenerbahçe Doğuş ise yüksek dış atış yüzdesi ile skoru korumayı başardı.Koç Zeljko Obradovic geniş rotasyonunu gözler önüne serdi ve oyuncularının bireysel yeteneklerinin öne çıktığı bir hücum sistemi üzerinde kararlı davrandı.

Çeyreğin son iki dakikasına kadar savunmada sertlikte eser yoktu ve akıcı bir oyun izledik.Son iki dakikada Fenerbahçe Doğuş savunmada sertliği arttırarak geçtiğimiz sezondan görmeye alışık olduğumuz adam değişmeli savunmasıyla Banvit'e sayı bulma şansı tanımadı.Sonrasında da vitesi arttırarak ilk yarıyı 39-28'lik skor ile 11 sayı önde kapattı.



İkililer İlk Yarıya Damga Vurdu


Fenerbahçe Doğuş cephesinde Jan Vesely hücumda ve savunmada takımı adına harika bir performans gösterirken takım arkadaşı Kostas Sloukas ipleri eline alıp takımına liderlik ederek ilk yarıya damga vurmayı başardı.Banvit tarafında ise Gasper Vidmar ve Damian Kulig'in boyalı alandaki skorer oyunları ile birlikte Tony Taylor'ın yıpratıcı görüntüsü ilk yarıya dair çarpıcı detaylardı.

Damian Kulig'in ters eşleşmede Fenerbahçe Doğuş gardlarını mağlup ederek bulduğu basit sayılar Koç Filipovich'in karşılaşmaya kazandırdığı akıl dolu bir incelik oldu.Bununla birlikte Vidmar'ın hücumda agresif tutumu Fenerbahçe Doğuş savunmasını mağlup etmesindeki en önemli faktördü diyebiliriz.

Jason Thompson'ın Fenerbahçe Doğuş pota altına getirdiği hareketlilikten de bahsetmemiz gerekir.




İkinci yarıda Banvit,Jan Vesely'den gelen üst üste hücum ribauntlarına,James Nunnally,Brad Wanamaker,Luigi Datome üçlüsünün bulduğu isabetlere çare aramakla meşgulken hücum tarafında ise işler Gasper Vidmar,Angelo Caloiaro ikilisinin omuzlarına bindi.Jan Vesely,Jason Thompson,Ahmet Düverioğlu üçlüsünün rotasyonuyla Gasper Vidmar'a sert savunma yapan Fenerbahçe Doğuş,NBA'de Koç Popovich tarafından hayata geçirilen ''Hack a Shaq'' taktiğini Vidmar üzerinde uygulamaya başladı.Banvit'in sete set hücumda aşağıya yönelen grafiği,Fenerbahçe Doğuş'un ardı ardına gelen top kayıpları ile birlikte hızlı hücumlarla yukarıya doğru yol almaya başladı.Can Altıntığ Banvit'in üçüncü çeyrekte parlayan yıldızı oldu.Son periyoda yaklaşılırken Fenerbahçe Doğuş maç boyunca yarattığı senaryoyu tekrarladı ve farkın tek sayıya indiği dakikalarda vitesi yükselterek Luigi Datome ismini ön plana çıkardı.Son çeyreğe 60-48'lik Fenerbahçe Doğuş üstünlüğü ile girildi.

Kupanın sahibinin belli olacağı periyotta Luigi Datome rüzgarı esmeye devam etti.Fenerbahçe ilk üç çeyrekte kullanmaktan kaçındığı 3 saniye koridorunda daha aktif olmaya başladı.Fenerbahçe Doğuş dominasyonunun son raddeye ulaştığı bu çeyrekte Koç Filipovich'in temel misyonu takımının süre azaldıkça skorda geride olmanın da verdiği telaşla yanlış tercihlerde bulunmamasına,kendi sonunu hazırlamasına engel olmak oldu.

Yaklaşık son iki dakika içerisinde Fenerbahçe Doğuş mücadelede ciddiyetini kaybederek farkın bir anda tek haneli sayılara inmesine engel olamasa da bu durum karşılaşmanın sonucuna bir etki etmedi ve Fenerbahçe Doğuş mücadeleyi 75-64 önde noktalayarak mutlu sona ulaşan ekip oldu.



Fenerbahçe'de Yerliler Üzdü,Yabancılar Güldürdü

Fenerbahçe Doğuş'da MVP Luigi Datome ile birlikte Jan Vesely,Brad Wanamaker,James Nunnally,Jason Thompson,Kostak Sloukas gösterdikleri performanslarla göz doldururken Ahmet Düverioğlu,Melih Mahmutoğlu,Sinan Güler,Barış Hersek gibi isimler tam anlamıyla beklenileni veremeyen isimlerdi.




Her iki takıma yeni sezonda başarılar diliyorum.

Zeki Baş




Ankara Cam Balkon


Cam balkonlar günümüz de çok fazla kişiler tarafından tercih edilen modeller arsın da yer almaktadır. Bu balkonlar sayesin de eviniz de farklı bir yaşam alanları oluşturabilirsiniz. Kalite ve güveni sizlere ir arada sunan Ankara cam balkon sistemleri ile cam balkonlarınızı en kaliteli şekil de uygun bir fiyat ile bulabilirsiniz. Kalite ve güveni bir arada bulabilmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sizler de güvenli bir şekilde bu cam modelleri ile kullanım kolaylığı sağlayabilirsiniz. Kalite ve güveni bir arada bulmak istiyorsanız bu cam balkon modellerine göz atabilirsiniz. Cam balkon sizlerin eviniz de farklı bir oda gibi olacağı için balkon keyifleriniz sadece yaz ayı ile sınırlı kalmayacaktır. Kışın da balkon keyfini bu cam balkonlar sayesin de yapabileceksiniz. Kaliteli, güvenli ve uygun fiyata tasarladığımız ürünlerimiz Profesyonel ekiplerimiz sayesin de sizlere en kaliteli şekil de sunacağız.

   Cam Balkon Ankara sitemizden ürünlerimize bakarak her türlü modelin kalitesini inceleyebilirsiniz. Kalite ve uygun fiyata modelleri sizlere sunan firmamız çok fazla çeşitliliğe de sahiptir. Bizim için her şeyden önce müşterilerimizin memnuniyeti gelmektedir. Müşterilerimizi ürünlerimizden ve tasarımlarımızda memnun kalabilmesi için kaliteli bir şekil de hizmet vermekteyiz. Müşterilerimizin ürünlerimizden memnun kalarak bu ürünleri uzun süre kullanabilmelerini sağlamaktayız. Sonuç da bu cam balkon modeller sık sık değiştirilmeyecek ürünlerdir. O yüzden kalitesi ve işçiliği çok önemlidir. Sizler de uygun fiyata kaliteli ürünleri evlerinize tasarlatmak istiyorsanız bizimle iletişime geçmeniz yeterli olacaktır.
   Evinizin güvenliğini de bu balkon modelleri ile sağlayabilirsiniz. Güvenliği bir şekil de yaşayabilmek ve hırsızlık gibi olaylar ile karşılaşmamak için cam balkon modelleri tam sizlere göre olacaktır. Bu şekil de evinize hırsız girme olasılığı en aza indirilecektir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak ve güveni de gösterişi de bir arada bulabilmek istiyorsanız, cam balkon modellerine göz atarak bu modelleri evinize uygulayabilirsiniz. Sitemizi sık sık kontrol ederseniz kampanyalarımızdan da faydalanabileceksiniz. Uygun fiyatlı ürünleri müşterilere sunabilmek için firmamız sık sık kampanyalara yer vermektedir. Bu kampanyalardan sizler de yararlanabilirsiniz.


Tüp Bebek Tedavisinde Etkenler

Dünya genelinde tüp bebek tedavisine yönelik ilginin fazla olması bu konuda farklı gelişmelerin yaşanmasını sağlamaktadır. Üstelik son dönemlerde Türkiye'de de çok önemli merkezlerin ortaya çıkması, kişilerin merkez seçimine ve bebek tedavisi ile bebek sahibi olmasını da mümkün hale getirilmiştir. Bu açıdan herhangi bir sorun yaşamak istemeyen kişiler bebek tedavisinden başarı alabilmek adına iyi merkezleri tercih etmelidir.

Türkiye’de Tüp Bebek

Türkiye genelinde hizmet veren merkezlerde bazı etkenlere dikkat edilmeli ve bu etkenler doğrultusunda destek alınmalıdır. Tüm tüp bebek tedavisi merkezlerinden alınacak olan hizmetin kalitesi aynı olmayacağından dolayı kişilerin hangi merkezi seçeceği ve nasıl bir hizmet alabileceği önemlidir. Herhangi bir sorun yaşamamak ve tedaviden maksimum başarı oranı elde edebilmek adına tedavi etkenlerinin bilinmesi gerekir. Tedavide çok farklı etkenler söz edilebilir. Fakat genel olarak merkez, kişilerin psikolojik ve bedensel durumu ve tedavi uygulayacak olan uzmanın nasıl bir tedavi sürdüreceği, tedavinin başarısını doğrudan etkilemektedir. Özellikle tedavi olacak çiftlerin ileri yaşta olmaması ve olabildiğince genç yaşta tedavi alması bu konuda başarı oranını ciddi derecede etkileyecektir. Yaş ilerledikçe bu durum olumsuz bir şekilde yansıyacağından dolayı çiftlerin tedavi için mevcut durumunu daha da iyi hale getirebilmesi adına erken davranma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Tedaviye Katılım

Tedaviye katılım ve tedavide uzmanın tüm önerilerini dikkate alınması başarı konusunda önemli etkenler arasında yer almaktadır ve bu nedenle kişilerin başlangıç aşaması itibariyle iyi bir plan dahilinde işlem yapması da önemli hale gelmektedir. Kişiler için çok farklı seçeneklerin olması çoğu zaman kafa karıştırır. Fakat tedavinin nasıl olduğu ve nasıl bir tedavi sürecinin izlenmesi gerektiğine yönelik kişilerin bilgi alması iyi bir merkez seçimi ve buna bağlı olarak iyi bir tedavinin alınmasını kolay hale getirir ve böylece kişiler herhangi bir sorun yaşamadan bebek tedavisinde tüm ihtiyaçlarını iyi bir merkezden giderebilecektir.
Uygulanacak olan yöntemlerde uzmanların iyi olması ve bu konuda deneyim sahibi olması kuşkusuz mevcut durumu çok daha iyi hale getirecektir ve bu nedenle kişilerin bu tip detaylara dikkat etmesi gerekir. Kişilerin cinsel yaşamındaki sorunlar dahi çoğu zaman çocuk sahibi olma noktasında çiftlerin sorun yaşamasına neden olabilmektedir

Tedavide Yaşın Etkisi

Tüp bebek tedavisi hassas bir durum olduğundan dolayı çiftlerin en uygun zaman içerisinde bu tedaviden faydalanması gerekir. Böylece kişilerin daha rahat bir şekilde sürücü ilerlemesi söz konusu olacaktır. Kişilerde yaş ilerledikçe doğurganlık azalacağından dolayı kişilerin tedavilerden istenen sonucu alması pek mümkün olmayacaktır. Fakat genç yaşta tüp bebek tedavisinde başvurunun yapılması halinde, alınacak sonuç çok daha etkin olacaktır. Bu açıdan tedavi sürecinde kişilerin bu tip detayları göz önünde bulundurması, her zaman için büyük bir avantaj sağlayacaktır. Böylece bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması da söz konusu olacaktır. Tüp bebek tedavisi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.