Deniz Kızı Efsanelerinin Bilinmeyen Yönleri


Çocukluk hayallerimizi süsleyen, masalları ve hikayeleri ile büyüdüğümüz ve her çocuğun şüphesiz gerçek olduklarına inandığı güzellikleri ile büyüleyen parlak saçlı ve uzun kuyruklu deniz kızları, günümüze kadar gerçek olup olmadıkları konusunda asırlar boyu bir çelişki konusu olmuştur. Kimi zaman karşımıza büyülü sesleri ile şarkı söyleyip gemicileri kendilerine çekip onları boğarak öldüren çirkin yaratıklar, kimi zaman parlak kuyrukları ile ölümlüleri kendilerine aşık eden su altı tanrıçaları.

Deniz Kızı efsaneleri arasında en eski olarak söyleyebileceğimiz MÖ. 1000 yılında Asurlularda geçer. Semiramis’in annesi Atargatis, ölümsüz bir tanrıçadır ve bir gün bir çobana aşık olur ama o  çoban malesef ölümlüdür. Atargatis’in aşık olduğu çoban gün gelip öldüğünde onun acısına dayanamayan Atargatis üzüntüsünden kendisini göle atıp balık olmak ister. Ama su onun güzelliğini korumak için tamamen bir balığa dönüştürmez, ona suda nefes alma kabiliyeti ve çok güzel bir kuyruk verir. Yunanlılarda güzellik tanrıçaşı olan Afrodit’in yanında betimlenmiştir.

Bilinen bir diğer deniz kızı hikayesi ise Büyük İskender’in kız kardeşi olan Thessalonike’nin hikayesidir. İskender’in askerleri bir keşfe çıkar ve suyun gizemlerini araştırıp ölümsüz suyu bulurlar. Sonra buldukları suyu getirirler ama İskender ve askerleri bu suyun sırrını hiç açığa çıkarmazlar. İskender’in asıl amacı o efsunlu sudan içmek ve  ölümsüz olmayı planlamaktır. Daha sonra o suyu bir bardağa doldurur ama Thessalonike o bardakta ki suyu  yanlışlıkla içer veya söylenildiği üzere bardağa çarpıp kırılmasına neden olur.  İskender bu duruma o kadar sinirlenir ki öfkesinden ne yapacağını şaşırıp Thessalonike’yi yarı kadın yarı balık olarak lanetler ve denizde yaşamını sürdürmesine izin verir. Efsaneye göre Thessalonike hala Ege Denizi’nde yaşamakta ve oradan geçen gemicilere ”Kral İskender yaşıyor mu ?” diye sorarmış ama gemiciler bu soruya ”Evet o yaşıyor ve hala buralarda hüküm sürüyor.” demelilermiş çünkü böyle bir cevap almazsa gemicileri aşağı çekerek boğarak öldürüp bütün gemilerini batırıyormuş. Yunanistan’ın ikinci büyük kenti Selanik’in adının Thessalonike’den geldiğine inanılır.

Gel gelelim Yunan mitolojisinde ki deniz kızı efsanesine. Büyük tanrı Zeus’un kızı Artemis ikiz kardeşi olan Apollon’un doğumu çok zor olduğu için, kendisinden sonra doğan kardeşinin doğumuna yardım eder. Annesin Apollon’u doğururken çektiği acıları gören Artemis hayatı boyunca asla evlenmek istemez. Babası Zeus’a her zaman bakir ve iffetli bir yaşam sürdürmek istediğini söyler ve Zeus’ta kızının bu isteğine boyun eğerek kabul eder. Artık Artemis ”İffet Tanrıçası” olarak anılmaya başlanmıştır. Ok ve Yay ile avlanmayı çok seven Artemis koşarken rahat edebilmek için her zaman kısa elbiseler tercih eder ve aynı zamanda uzun ve güzel bacaklara, diri göğüslere sahip olan herkesi güzelliği ile büyülen Artemis, bütün Tanrı ve Tanrıçalar tarafından kıskançlık ile seyredilir. Güzelliği ile bütün tanrıların odak noktasında olan Artemis babasına verdiği sözü asla bozmaz ve bütün tanrıların teklifini geri çevirip her zaman iffetli kalmaya devam eder.

Geceleri suda avlanmayı tercih eden Artemis’in en sevdiği yer olan bir doğa harikası olarak düşündüğü Akdeniz’e avlanmaya gider. Akdeniz’in kıyılarında gezerken bir yeraltı mağarası farkeder ve korkusuzca mağaranın içine girer. Mağaranın içinde bir göl görür ve kendini o gölün içine muhteşem vücudu ile bırakır. Aniden mağaranın içinde yankılanan sesleri farkeder ve gizlice seslere doğru yürür. Bir adam ve bir kadını görür. İsmi Bianna olan kız kendisi kadar güzeldi ama ismi İdas olan adamı görür görmez yakışıklı yüzüne ve vücuduna aşık olur. Onların birbirlerine olan aşkı Artemis’i çok etkiler ve kıskanmaya başlar. ”İffet Tanrıçası” olduğunu hatırlayıp geri dönmeyi düşünür ama duygularını bastıramaz ve  hemen aşık olduğu adamın yanında ki kızı taşa çevirir. İdas günlerce acılar çeker, sevdiği kızı onun elinden alanın Zeus olduğunu düşünüp ona yakarışlarda bulunur. Taşa dönmüş sevgilisinin başında gözyaşları döker ama nafile, Bianna geri dönmeyecektir.

Bir gün denize açılıp balık tutan İdas’ın ağına bir şey takılır. Çok ağır olmasına rağmen onu yukarı doğru çeker. Karşısında güzeller güzeli bir kız görür ve ona aşık olur. Bu karşısında gülümseyen kızın alt tarafı pullarla kaplı olduğunu görür. Deniz kızı konuşmaya başlar ve isminin ”Marpessa” olduğunu söyler. İkiside birbirine aşık olur ve gözlerini ayıramazlar. Yıllarca süren delice bir aşkları olur ve bu deniz kızı Artemis’ten başkası değildir.  İffet Tanrıçası olarak bilinen Artemis bekaretini İdas’a verir ve herkesin diline dolanan bir aşk yaşamaya başlarlar. Deniz Tanrı’sı Posedion’un kulağına gelen bu deli aşıkların hikayesi ile bir gün Posedion kıyılara kadar uzanır ve bir an da farkeder ki bu kız kendi yeğeni Artemis’tir. Amcasının tehditlerini yerine getirmesi ile babası Zeus’un gazabından korkan Artemis tek bir şey karşılığında amcasına boyun eğmek zorunda kalır. Senede bir defa İdas’ı görmek için geri gelecektir. Bu isteğini İdas’a söyledikten sonra her gün onu özleyerek uzaktan izler. İdas Marpessa’nın bu isteğine anlam veremez ve taşa dönmüş Bianna’nın yanında Zeus’a ağlar, haykırışlarda bulunur. Tanrı önce Bianna’sını sonra Marpessa’sını almıştı ondan. Acılar içinde haykırırken Bianna’nın taş heykeline sarılır. Bu görüntüyü gören Artemis kıskançlıktan deliye döner ve Bianna’nın taş heykelinin bulunduğu mağaranın kapısına kayalar koyarak girişi tamamen engeller. Ertesi gün bunu gören İdas acılar içinde bağırarak Tanrı Zeus’tan onu taşa çevirmesini ister. Zeus kendisinden böyle bir şey isteyen birini duyunca onun o isteğini yerine getirir ve İdas’ı taşa çevirir. Artemis bu olaydan sonra çok üzülür ve ağlamaya başlar. Ölümsüz olmasaydı kendi canına son vermeyi bile düşünür.

Her sene bir defa o kıyılara tekrar gelip balıkçıların ağlarına takılıp kendini o aşk mağarasına götürmelerini söyler. Mağaranın girişinde ki kayaları kaldırıp İdas’ın taş olan bedenini Bianna’nın heykelinin yanına koyar. O sırlarla dolu olan aşk mağarası bugün ismini Olemp dağlarından atılan taşlardan alan Mersin’in Taşucu ilçesinde bulunmaktadır. Taşucunda bulunan deniz kızı heykeli ile bu acı dolu aşk efsanesini hatırlayabilirsiniz.

 

Bir çok kültürde deniz kızları hakkında inanışlar ve hikayeler vardır. İngiliz kültürü’nde deniz kızlarının yanı sıra, deniz erkekleri de vardır. Japonlara göre deniz kızının etinden yemek ölümsüzlük iksiri anlamına gelir.

Günümüze kadar deniz kızlarının gerçek olup olmaması bakımından birçok video ve fotoğraf bulunmuştur fakat bunların birer teoriden ibaret olduğu hep şüphe olarak kalmıştır. Kristof Kolomb’un 1493 yılında Haiti kıyılarında deniz kızlarını gördüğünü açıklamıştır fakat onların bilinenin aksine çok çirkin bir yaratık olduklarını hatta erkek olduklarını söylemiştir.

Hala kesin kanıtlara ulaşılmasa bile deniz kızlarının varlığına inanlar var aynı zamanda onların deniz inekleri olduğunu, boyutları bir insan kadar büyük olan ve yavrularını kollarında taşıdıkları için uzun kolları olan bu deniz canlıları olduğu düşünülüyor. Deniz kızı gerçeklik bakımından hala gizemini korumaya devam etse bile suyun altında ülkelerin olduğu bir dünya hayal eden insanların varlığı devam etmektedir.

 

 

Tepkiniz nedir?

Çok Eğlendim Çok Eğlendim
0
Çok Eğlendim
Deneme Deneme
0
Deneme
Beğendim Beğendim
3
Beğendim
Yarıldım Yarıldım
0
Yarıldım
Sinirlendim Sinirlendim
0
Sinirlendim
hate hate
0
hate
Kafam Karıştı Kafam Karıştı
0
Kafam Karıştı
Fail Fail
0
Fail
Çalışkan Çalışkan
1
Çalışkan
Lol Lol
0
Lol
Aşık oldum Aşık oldum
2
Aşık oldum
Aman Tanrım Aman Tanrım
6
Aman Tanrım
Korktum Korktum
3
Korktum
Rahatladım Rahatladım
1
Rahatladım
OHA OHA
2
OHA
Aylin Kızıldağ
Mustafa Kemal Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim :) Hayatım boyunca bir alanda sabit duramayıp, sürekli farklı uğraşlar edinen, elinde her zaman roman bulunduran ama resim çizmek, müzikle ilgilenmek ve kitap yazmaktan hiç vazgeçemeyen spor yaparken yemek yiyen, az konuşulan yabancı dilleri öğrenmek isteyen, kafası ne isterse onu yaşayan birisiyim :) Bildiklerimi, okuduklarımı, araştırdıklarımı sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum ! Sosyofikir.com 'da olduğum için çok mutluyum ! :)

One Comment

More From: Gizem

DON'T MISS

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Oylanabilir Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı