Aralık 2017
4

Bu şarkının hikayesinini tam olarak bilmiyorum ama çok iyi bir eser..

Evgeny Grinko'nun Valse'sinden bahsediyorum. Çok gerçekçi, aşk, umut ve kavuşamama temalarını işlemiş çok güzel bir şarkı. Bir piyano eseri... Piyano sadece smokin giyen zenginlerin enstrümanı değildir. Hep onlar sahiplendi piyanoyu.. Halbuki olay çok farklı işte sağolsun Rus arkadaşımız bu olayı çok iyi anlatmış. Eser ile ilgili bazı yorumlar paylaşacağım. Umut verici, bu dünyada güzel şeylerde olabiliyor diyebileceğimiz bir yıl olması dileğiyle. Çok sevdiğim şarkıları sizlerle paylaşmak istedim.


Yeni yılın sizlere mutluluk, huzur getirmesini dilerim. Bireyin mutluluğu ile birlikte ülkemizde de huzurlu sağlıklı, mutlu bir yıl diliyorum. Ayrıca dünyada da .. Keşke dünyayı yöneten insanlarda biraz duygu olsaymış.. Ne güzel olurmuş. Gerçekleri algılayabilme kapasiteleri çok farklı çalışıyor.Onlar için varsa yoksa para, varsa yoksa güç.. Nedir ki bu  dünya.. Aslında gelip geçici.


Sizden bir ricam var yazıyı okurken lütfen müzikleri de dinleyin. Çok beğeneceksiniz buna eminim..



Yeni yıl gelirken bilmemiz gereken en önemli şey bence ne kadar insanız ? Önemli olan konu bu.. Ne kadar algılayabiliyoruz olayları, doğayı.. Nasıl davranıyoruz tüm canlılara.. İçimizde haset, kin, öfke var mı ? Bunlardan nasıl kurtulacağız. İşte güzel günde hepinize mutlu, sağlıklı ve huzurlu öncelikle bir Türkiye ve sonrasında dünya diliyorum. Hepimiz umarım güzel zamanlarda, muhabbetin, aşkın , arkadaşlığın yoğun olduğu bir dünyada yaşarız. Bütün savaşların bitmesi. İnsanların , adalate çok güvendiği bir dünyada yaşamak dileğiyle..




Bugünkü yazımda Media Marktı sizlerle paylaşmak istiyorum. Media Markt dizüstü bilgisayarlardan, fotoğrafmakinelerine , oyun konsollarından, cep telfonlarına yaklaşık 50.000 çeşide varan ürün yelpazesiyle size en güzel hizmeti veren bir teknoloji marketidir. Ben de teknoloji alışverişlerimi Media Markt mağazalarından gerçekleştiriyorum.Yılbaşında da çok güzel cihazlar bulabileceğiniz mükemmel bir teknoloji mağazasından bahsediyorum. Avrupa'nın en büyük teknoloji marketi zinciriymiş.Gerçekten yılbaşında bende buradan bir şeyler alacağım. Uygun fiyat, kaliteli, güvenceli bir mağaza çünkü. Çok güzel yılbaşı hediyelerini sevdiklerinize alabilirsiniz. Yılbaşı hediyeleri Media Markt'ta.




   Media Markt 1979 yılında kuruluyor. Kurucuları Leopold Stiefel, Walter Gunz, Erich Kellerhals ve Helga Kellerhals.  "Küçük küçük birçok mağaza yerine bir tane büyük mağaza yaparak rakiplere göre daha ucuz elektronik eşya satalım" fikri Leopold Stiefel'den çıkmıştı. Ve mağazayı açtılar. Yatırımcılarla  birlikte yine bir 1979 Eylül günü Almanya'nın Münih kentinde Euro-Industriepark'ta ilk mağazayı açtılar. 

Ekşi Sözlükte bu teknoloji firması ile ilgili çok güzel  entryler girilmiş. Bir tanesini sizinle paylaşmak istedim.

almanya'daki sinema salonlarında gösterilen reklamı aynen şöyle cerayan etmektedir:

önce üç karakteri tanıyalım: 
satıcı çocuk 
şişman alman adam* 
adamın güzel karısı*

tomas ve helga medimarkt'a bir video kamera almaya gelmişlerdir. satıcı genç hemen yanlarında biter. raftan kaptığı kamerayı çalıştırarak özelliklerini tanıtmaya başlar. bu arada kamera ile helga'nın degajesine zoomlar. 

akabinde helga'yı kolundan kapan satıcı genç kamerayı tomas'ın eline vererek gözden kaybolur.

bir süre sonra üç karakter yanyana durmaktadır ve satıcı genç helga'ya doğru ileri geri hareket etmek sureti ile fortlarken, reklam mediamarkt "ich bin doch nicht blöd" sloganı ile sona erir.

Geçen  2004 aralık ayında maliyetine satış yaparak insanların kasalarda ellerinde mikrodalgalar, dijital fotoğraf makineleri ile kuyruklar oluşturmalarına yol açmıştır.


Yine bir başka kullanıcı mağaza hakkında şu entryi girmiş

cesitli elektronik urunlerin satildigi cok katli alisveris merkezleri zinciri. ozellikle promosyonda olan urunler piyasanin cok altinda fiyatlarla satiliyor
Elektrik Aboneliğinde İstenen Belgeler Neler?


Ev değişikliği yapıldığında yerine getirilmesi gereken prosedürler arasında elektrik aboneliği işlemleri de bulunuyor. Bir dizi prosedürü yerine getirmenizi de gerektiren elektrik aboneliği işlemlerinin tamamlanabilmesi için bazı belgeleri de hazırlamanız gerekiyor. Bu durumda elektrik aboneliği için gereken evraklar hakkında bilgi sahibi olmanız ve işleminizin gecikmeden dikkate alınabilmesi için eksiksiz bir şekilde tamamlamanız gerekecek.
Elbette yeni eve taşındığınızda bu yeni eve dair bir elektrik aboneliği bulunuyorsa, hazırlamanız gereken evraklar daha farklı bir listeyi kapsıyor. Daha önce elektrik aboneliği olmayan bir eve taşınmanız halindeyse bazı belgelerin ortak olması kaydıyla daha farklı belgeleri hazırlayarak başvuru işleminizi tamamlamanız gerekiyor. Sonuç olarak bu iki durumdan hangisinin geçerli olduğuna yönelik sizden istenecek belgeler de değişiyor.

Elektrik Aboneliği İçin Gerekli Evraklar Nereden Alınır?

Yeni ev değişikliği yapanların merak ettiği bir diğer husus da bu evrakların nereden, ne şekilde temin edilebileceği oluyor. Prosedür gereği evrakların resmi evrak olması gerektiğinden bu belgelerin alınabileceği kurumlar da farklılık gösterebiliyor. Tüm bu bilgiler ışığında, zaman kaybetmeden elektrik aboneliği işlemlerinizi gerçekleştirmenizi kolay bir yolu var. O da yaklaşık olarak 20 milyon kişiye hizmet veren Enerjisa internet sitesine tıklamanızdır.
Aslında ev değişikliğini sıklıkla yapanlar bu adresi iyi biliyor. Çünkü elektrik faturasına dair pek çok ücretsiz hizmetten faydalanma olasılığı sunabiliyor. Bununla beraber yeni eve geçme halinde evde abonelik mevcut ise hangi belgelere, mevcut değilse hangi belgelere sahip olunması gerektiği noktasında da liste şeklinde bilgilere ulaşılabiliyor. Aynı zamanda Enerjisa internet sitesinden hangi belgelerin nereden alınacağı ve ardından nasıl bir başvuru yapılacağına dair de çok detaylı bilgilere ulaşmak mümkün olabiliyor.

Yeni bir binaya taşınmanız halinde abonelik işlemlerinin biraz farklılık kazanacağını tahmin edebilirsiniz. Bu durumda da yapmanız gerekenler için güvenilir olmayan internet sitelerinde zaman kaybetmek yerine Enerjisa internet sitesine tıklamanızı öneririz. Bu adresten elektrik faturalarınızı da ödeyebilirsiniz. 
 Dal goncayı diyor üstad Dal goncayı bir sabah açılmış buldum. Ne güzel şarkı ne kadar da anlamlı. "Dünyada vefasızlığa bak" demiş üstad. İşte sosyofikirin özel yazılarından birine daha denk geldiniz. Bu yazılarda ilham aldığım, sanatsal olarak keyif aldığım bazı eserleri ve müzikleri sizin beğenininize sunacağım.


Beni etkileyen bir kaç. parçadan bahsetmek istiyorum. Öncelikle benim gibi biraz daha içine kapanık bir insansanız ve hayatı sorguluyorsanız sizinde beğeneceğinizi umuyorum.

1- Ice Tree -Kelly Thoma



Müzikteki enstrümanların seslerindeki rezonansın, kalitenin farkında mısınız ? Sanki size bir şeyler anlatıyor.  Özellikle Ney gerçekten de çok etkili olmuş bu güzel eserde. Ben bu eseri dinlediğimde hayatın ne kadar boş olduğunu. Aslındas hepimizin bir sonu olduğunu düşünüyorum. Ve beni felsefe ve ütopyalar dolu olmasını istediğim bir dünyaya götürüyor. İnsanların birbirlerinin emeklerini çalmadığı hırsın olmadığı, amaç paylaşmak ve sevgi, kardeşlik, dostluk üzerine kurulmıuş  onurlu bir dünya.. İşte bu çok güzel olurdu. Uzun zamazndır yazamamazkla beraber, çok özledim yazmayı içimden geçenleri sizlerle paylaşmak istedim.



Mozart- Requiem

Mozart hakkında söylenecek o kadar şey varki.. Hırsların, kötülüklerin olmadığı bir insanmış Mozart. şimdi dinlediğiniz  eserinde bir hikayedi var. Gelin okuyalım..

1791 yılı, Mozart "Sihirli Flüt" operası üzerinde çalışmaktadır. Temmuz ayında bir gün, koyu gri elbiseli genç bir adam Mozart'ın evine gelir ve ona imzasız bir mektup verir. Mektupta bir Requiem (Ölüler Duası veya Ölüm İlahisi) bestelemesi istenmektedir. Karşılığında dolgun bir ücret teklif edilmiş, fakat bir şart öne sürülmüştür; Mozart Requiem'i ısmarlayanın kim olduğunu araştırmayacaktır. 
Requiem'i ısmarlayan esrarengiz kişi, ileride kendisinin olduğunu iddia edeceği eserleri besteletmek adetinde olan bir konttu. Fakat bu esrarlı sipariş o sırada hastalık ve ölüm düşünceleri içinde bulunan Mozart'ı derinden etkilemiş siparişi veren esrarengiz adamın, kendi ölüm duasını yazarak ölüme hazırlanmasını bildirmek için ahiretten gelen bir haberci olduğu inancına saplanmıştı. Bir gün eşine "Yakında öleceğim, bundan eminim" demiştir. Bir yıl önce de dostu J. Haydn'ı Londra yolculuğuna uğurlarken gözyaşı dökmüş ve bir daha göremeyeceğini söylemiştir. 
Sihirli Flüt'ü tamamladıktan sonra, kendi ölümüyle günden güne daha fazla yakınlık duyduğu Requiem üzerinde ölümle randevusuna yetişme aceleciliği içinde ölesiye çalıştı. Fakat gücünün de günden güne eksildiğini fark ediyordu. Mozart o çağda Avrupa'nın sanat çevrelerinde yaygın "Sifilis" hastalığına tutulmuş, yaşamı boyunca türlü hastalıklar geçirmiş olması ve son yıllarda ölüm duygusuna kapılması nedeniyle direnci zayıflamıştı. Requiem üzerinde daha fazla çalışamayacağını anladığı gün, öğrencisi Süssmayer'e eseri nasıl tamamlamayı tasarladığını açıklar ve artık onunla birlikte çalışmaya başlar. 
Ömrünün son üç haftası içinde giderek şiddetlenen ateşi onu nihayet ölümle buluşturdu.1791 yılının 4 -5 Aralık günü gece yarısından sonra son nefesini verdiğinde Requiem'in "Lacrimosa" bölümünün dokuzuncu mezüründe kalmıştı. 
Mozart, ölüm ve ölümsüzlüğün yaşamın ta kendisi olduğuna inandı. Hep ölüm anını düşündü ve ömrünü boşa harcamadı. Ölümü alın yazısı idi fakat, ölümsüzlüğünü kendisi yazdı; kendisini en büyük tabiat kanunu olan çalışmaya adadı. Doğanın kendisine armağan ettiği üstün yeteneği, üretici gücü insanlığın hizmetinde kullandı. Kalbi insan sevgisi ve hakikat ışığı ile doluydu ve onu insanlara sundu. Ölümün gölgesi altında bile, asırların ötesine seslenecek eserler üretti. İnsanların kalplerini ısıtan, gönüllerini rahatlatan bu eserleriyle ölümsüzlüğe erişti sonsuza uzanan ışık oldu.


kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan ölüyorum
sinekler yapışıyor vücuduma gitmiyorlar
yayılıyor kanları vurduğumda
denizi araladım geçtim bir aşktan
attım kum torbalarımı döktüm yaprakları
ama sanki uzandın tenime hissettim
terim aktı parmak aralarından
bazen , ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen
kanım hızlanıyor bazen damarlarımda
kan çanakları aynada levham boynumda
bir yapbozu tamamlarken bakıyorum büyük parçan eksik
kalbin olduğu
bazen bir vücudu sarıyorum
banıp parmağımı tadına bakıp
gözümü sevmeye karartıp yapamıyorum
bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen
acı bir tat kalıyor ağzımda
bazen yutup unutup bazen tükürüyorum
bazen ayılıp uyanıp bir nefesle yanımda adı yok sırtı var
bana dönük bükük
soğuğa çeviriyorum suyu ağlıyorum
bakıp içine ayılamayıp anlayamıyorum
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
derimin altında başarılı ayrılık notları
yazılmış, çöpe atılmış intihar mektupları
vuruyorum sokaklara bedenimi hayallere
hayatımı yine omuzlarıma
acımı alsınlar diye sığınıp kurtaracak kadınlara
15 dakkamı