12 Dev Adam Eurobasket 2017 D Grubu final maçında,grupta sıralamayı belirleyecek mücadelede Letonya'ya 89-79 mağlup oldu ve grubu 4. sırada tamamlayarak C Grubu lideri İspanya ile son 16 turunda eşleşti.Millilerimizin büyük çaba sarfettiği ve son dakikalara başa baş girdiği mücadele malesef mağlubiyet ile sonuçlandı.Karşılaşma ile ilgili düşüncelerimi sizler ile paylaşmak isterim.



Letonya maça temposu yüksek bir oyun anlayışı ile başladı.Hücum sürelerinin hemen hemen ilk 10 saniyesi içinde hücumu bitirme çabası göstermeye çalıştılar.Biliyorsunuz millilerimizin daha önceki mücadelelerinde yapmış olduğu savunma ve müdafaa gayreti dikkatleri üzerine toplayan bir unsurdu.Bu savunmamıza karşı rahat sayı bulmak adına rakibimiz tempoyu yüksek tutmak amacındaydı.Timma'nın post oyunları üzerinden yaptığı asistlerle sayı bulan Letonya ayrıca yıldız ismi Porzingis'e karşı aldığımız ikili sıkıştırma önlemini ekstra paslar ile boş üçlük imkanı bularak bu durumu avantaj haline getirmeyi başardı.Neyseki buldukları 4 üçlük fırsatından sadece bir tanesini isabete çevirmeyi başarmaları ilk çeyreği sadece 2 sayı geride kapatmamızı sağladı.

Millilerimiz ise Melih Mahmutoğlu'nun performansı ile etkileyici bir başlangıç yaptı.Melih Mahmutoğlu ilk çeyreğe 11 sayı sıkıştırmayı başardı.Özellikle hızlı hücumlarda potaya giderek hanemize sayı yazdırmayı başaran Melih Mahmutoğlu ilk çeyreğin kahramanıydı diyebiliriz.Genel anlamda milli takımımızın ilk çeyrekteki hücum düşüncesinden bahsedecek olursak;boyalı alanı görmeye çalışarak,içeriyi zorlayarak,boyalı alana top indirmeye çalışarak sayı bulmayı arzulayan bir hücum düzeni görüntüsünden söz edebiliriz.Bu hücum düzeninde ısrar edilmesinin nedeni Kristaps Porzingis'i fiziksel anlamda yıpratmak ve faul problemine sokmakdı.Ufuk Sarıca'nın akıl dolu bu hamlesine dikkat çekmek isterim.

24-22'lik skor ile 2 sayı geride başladığımız ikinci çeyreği pek iyi geçirdiğimiz söylenemez.İlk periyotta benimsediğimiz boyalı alandan sayı bulma fikrini bu periyotta sürdürmeye elimizden geldiğince devam ettik ancak ilk çeyrekteki kadar başarılı değildik.Israrla Semih Erden'in Porzingis'i sırtına alıp potaya gitmesini ve sayı bulmasını sağlamayı denedik.Bununla birlikte kısalarımız içeriyi zorlayarak çemberi görmeye çalıştılar.Boş döndüğümüz hücum sayısı çoğalmaya başladı ve zorlama şutlara yöneldik.Kısacası hücum disiplininden uzaklaştık istediklerimizi yapamamaya başladık.Furkan Korkmaz'ın bu dakikalarda yaptığı top kayıpları her şeyi açıklar nitelikteydi.Düşüncelerimizi uygulayamıyorduk.

Tüm bu olumsuzluklar ile birlikte Letonya'ya ardı ardına hızlı hücum fırsatı verdik.Korktuğumuz başımıza geldi ve Kristaps Porzingis sahneye çıktı.Oyunun temposunun da yükselmesiyle birlikte Porzingis'in yıldızlaşmasına ardı ardına sayılar bulmasına engel olamadık.Porzingis'e indirilen toplar canımızı çokça yaktı.Aynı hücumu üst üste üç defa deneyip 6 sayı çıkarmaları ikinci çeyreği ne kadar kötü geçirdiğimizi gözler önüne serdi.İlk yarıyı 9 sayı geride 47-38'lik skor ile kapattık.Letonya'nın bu periyotta attığı 23 sayıya sadece 16 sayı ile karşılık verebildik.


Letonya Dersine İyi Çalışmış

Milli takımımızın ilk yarıda daha önceki karşılaşmalarında gösterdiği müdafaadan eser yoktu.Letonya'nın dersine iyi çalıştığı aşikar.Savunmamızı temposu yüksek ve seri hücumlar ile aşmaları kimseyi şaşırtmamalı.Hızlı oyun kurmaları gerçekten takdir edilesi.Porzingis ismini de tam zamanında devreye sokarak soyunma odasına büyük avantaj ile girdiler.Airnars Bagatskis'i tebrik etmek gerek.



İkinci yarıya tıpkı ilk iki periyotta ısrarcı olduğumuz planlamayı uygulayarak başladık.Semih Erden'in sırtı dönük oyunlarını kullanarak Porzingis'i oyundan düşürmek.Tüm yaptıklarımıza gösterdiğimiz çabalara bu sefer gölge düşüren çalınan tartışmalı düdükler oldu.Rakibimiz bu düdükler ile farkı 12 sayıya kadar çıkardı.

Çeyreğin ikinci 5 dakikasında sertlik iyice tavan yaptı.Harcanan efor ve enerji hat safhaya ulaştı.Sürekli olarak hücumlarımızı faul yaparak durdurup serbest atış imkanı vermelerine rağmen kaçırdığımız serbest atışlar farkı kapatmamıza mani oldu.Porzingis'in kenarıya alındığı çeyreğin son 4 dakikasında sazı elimize alıp farkı 6 sayıya kadar düşürdük.Son çeyreğe 10 sayı farkın altında girmemiz gerçekten çok önemliydi.Daha önceki yazımda belirtmiştim.10 sayı farkı ''Psikolojik Baraj'' olarak tanımlıyorum.

Son 10 dakikada oynanan oyundan bahsedecek olursak periyoda iyi başlayan taraf olduk.İlk birkaç dakika sayı attırmadık Letonya takımına.Hızlı hücumlar ile etkili olduk ve Porzingis'e karşı olağanüstü bir savunma gösterdik.Adeta ''Dişe diş,kana kan'' olarak tabir edebileceğimiz sertliğin dozunun arttığı bir mücadele izledik son çeyrekte.Melih Mahmutoğlu'ndan gelen talihsiz sportmenlik dışı faule kadar maça ortak olmayı başarmıştık.Bu faulden sonra oyundan düştük,Cedi Osman'ın sorumluluk almasına rağmen üstünlük el değiştirmedi ve karşılaşmadan mağlubiyet ile ayrıldık.



Aynı Bireysel Performanslar,Aynı Senaryo

Millilerimizin bireysel performansları grupta oynadığı diğer karşılaşmalar ile hemen hemen aynı görüntüyü verdi.Cedi Osman'ı gerçekten ayakta alkışlamak gerek.Takımın skor yükünü sırtlaması dışında,ribaund alması,asist yapması,çekinmeden sorumluluk alması ve tercih konusunda hata yapmaması NBA'de kalıcı olabileceğinin sinyallerini bizlere göstermekte.

Melih Mahmutoğlu takımın skor yükünü çeken bir başka isimdi.Yine yapması gerekeni yaparak kendisinden istenilen katkıyı fazlasıyla verdi.Zaman zaman takımı ateşleyen parça oldu.

Cedi Osman ve Melih Mahmutoğlu ikilisi dışında Semih Erden'in gösterdiği performanstan memnun kaldığımı söyleyebilirim.Sezonun büyük bir kısmını oynayarak geçirmemesine rağmen harika bir turnuva geçiriyor.Ayrıca Kenan Sipahi ve Erkan Veyseloğlu'nun ellerinden geleni yaptıklarının apaçık ortada olduğu kanaatindeyim.

Gecenin hayal kırıklığı ise Sinan Güler oldu.Turnuvanın başından beri çoğumuzu hayal kırıklığına uğratan bir Sinan Güler izledik.Bu takımın kendisine ihtiyacı var.İspanya maçında kendisinden iyi performans beklenecektir.


İstenen Milli Takım

40 dakika sonunda galip gelemesek de maçın her saniyesini yüreğiyle,kolunu bacağını parke üzerine bırakacakmışcasına,her şeyini ortaya koyarak oynayan bir milli takım seyrettik.Tribünler,atmosfer muhteşemdi,taraftar görevini layıkıyla yerine getirdi.Gerçekten gurur duyulası bir takım olduklarını ortaya koydukları bu karakter ile ispatladı bu takım.Galibiyet,mağlubiyet hiç önemli değil.Bu millet sahaya ruhunu yansıtan,savaşan bir milli takım istiyor ve bu takım bunu başardı.




Milli takımımıza gelecek karşılaşmasında başarılar diliyorum.


Zeki Baş


Paylaşın:

Lütfen Yorum Yapınız:

0 yorum var. Sizde Yorumunuzu Ekleyin

Türkçe dil kurallarına lütfen dikkat edelim.
Yorumunuz en kısa sürede yayınlanacaktır..
Yorumlarınız bizim için değerlidir.