2016
Sevgili sosyofikir okurları 2016'nın son dakikalarını sizinle paylaşmak istedim. Hepinize mutlu sağlıklı, huzurlu bir yıl diliyorum. Bu yeni yılın ülkemize birlik, bereket,huzur getirmesi en büyük temennimdir. 

Sosyofikirden Size Bir Mesaj var :)

- 2017 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak. 2017 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Mutlu Yıllar!!
Bilinçaltımızı etkileyen bir çok subliminal mesaj vardır. Bu subliminal mesajlar bizim beynimize çeşitli reklam, görüntü, film aracılığı ile gelen mesajlardır.Daha da derine inecek olursak
Bilinçaltı, insan beyninin HardDisk’i dir. Benzetme olarak bunu seçtim. Her şeyi kaydeder. Gerekli gereksiz, en dikkate alınmayacak küçük detayları bile kaydeder. Aynı zamanda beynimizin güvenlik programıdır. İnsanın tehlikelerden korunmasında en büyük rolü bilinçaltı alırken, insanın en büyük saldırı açığıda bilinçaltıdır. Bilinmeyen en büyük saldırı yöntemleri ise REKLAMLAR dır
1957 yılında ABD'li doktor James Vicary, "Vicary Deneyi" şeklinde kayıtlara geçen şu meşhur deneyi yapar. Picnic isimli sinema filminde Tyler Durden'lık yapan bu abimiz, her 5 saniyede bir, saniyenin 3000'de 1'i kadar ekranda kalacak şekilde "Hungry? Eat Popcorn", "Drink Coca Cola" (Aç mısın? Patlamış mısır ye. Coca Cola iç) yazıları serpiştirir filme. Tabi ki izleyiciler bunları okuduklarını hatta gördüklerini bile fark etmezler fakat Dr. Vicary'nin aldığı notlar çok ilginçtir. Vicary, o seansta patlamış mısır satışlarının %57, Coca Cola satışlarının ise %18 arttığını not alır. Bu istatistikler Vicary'nin kendi iddialarıdır ve daha sonradan "tabi ki" yalanlanmıştır (deney değil, istatistikler yalanlanıyor). Fakat bunun yalanlanmış olması benim için hiçbir şey ifade etmemektedir zira sübliminal mesajlar bu deneyden hem önce, hem sonra sıklıkla kullanılmıştır ve günümüzde de gittikçe artan bir hızla kullanılmaktadır. Örneklerini de göreceğiz, relax.

Reklamlar dedik şimdi size bir resim göstereceğim. Nasıl oluyor bu reklamlar bizi etkiliyor değil mi ?
Şu resimde de açıkça görünüyor otobüslerdeki en  çok görülen yerlere koyulann reklamlar sizin bilinaçtınızı etkiliyor.  Şimdi sizlere internetten bulduğum subliminal mesaj örneklerini göstereceğim. Başlayalım o zaman




Bakın Fedex logosunun üzerindeki ok işaretine dikkat edin. arapça olanında dil olarak Arapça Sağdan sola doğru  yazıldığı için  o şekilde bir reklamcılık başarısı gerçekten

Gelelim 2.logomuza bu sefer de Amazon.Com'u ele alalım . Burada da  A'dan Z'ye aradığınız her şey anlamına gelen bir reklamcılık başarısı.

Bu reklama iyi bakın  Kfcnin bir reklamı 


Şimdi biraz daha yakınlaşalım.


Yeşil doları gördünüz mü ? 1 dolar ne kadar karlı bir iş olduğunu gösteriyor. Yani snacker almak gerçekten de karlı ve ucuz anlamında.


Yararlanılan Kaynak : http://sizofrenpsikolog.com/bilincalti-nasil-calisir-bilincalti-temizligi.html

Yaratıcılığın Kullanılabileceği Keyifli Hobiler

Boş zamanları değerlendirmenin ve daha verimli zamanlar geçirebilmenin en güzel yolu, herkesin kendi hobilerini keşfetmesi ve bu hobileri geliştirmek için çalışmasıdır. Resim yapmak, mobilya üretmek, fotoğraf çekmek, farklı çizimler yapmak ve daha birçok konuda ev dekorasyonuna da yarayacak hobiler geliştirilebilir. Bu tarz hobiler ile aynı zamanda ev dekorasyonu da daha az maliyet gerektirir. Günümüzde el emeği ile hazırlanabilen ürünler, hazır ürünlere göre daha çok rağbet görmeye başladı. Hobiler bazı insanlar için zamanla bir gelir kaynağına da dönüşebilir. Yaptığı ev dekorasyon ürünlerini satan ve bu şekilde kazanç elde eden birçok insan var. Bir hobinin nasıl geliştirilebileceği konusunda internet ve kurslar da çok yardımcı olmaktadır.

Yaratıcı Kendin Yap Projeleri Nelerdir?

Kendin yap projeleri olarak bilinen çalışmalar, kişilerin hayal dünyası ve yaratıcılığı ile oluşmaktadır. Ev içerisinde kullanılabilecek bir masadan ofis koltuğuna, resim çerçevelerinden bahçe mobilyalarına kadar herkes gerekli malzemeleri bulundurursa her şeyi yapabilecektir. Hafif ahşap malzemeler ile dolap kullanmak yerine raflar tasarlanabilir ve özellikle küçük evler için çok uygun olabilir. Kendin yap projeler sayesinde bunu bir iş haline getiren ve yaptığı ürünlerin satışını sağlayan insanlar, genelde ev dekorasyon trendlerini çok iyi şekilde takip eder.
Örnek vermek gerekirse; bu yıl el emeği ürünlerde daha çok ahşap ağırlıklı malzemeler ilgi görüyor. Bununla birlikte çelik profiller üzerine asılabilecek resim ve çizimler de evin her alanında kullanılabilir. Duvar köşelerine monte edilecek profiller asma malzemesi şeklinde kullanıldığında çok modern ve şık mekanlar yaratılmaktadır. Özellikle küçük evlerde hazır bir ürün almak yerine, yeterli ebatlarda kişilerin kendilerinin yapacağı donatılar daha kullanışlı bir alan yaratılmasını sağlar.



Örgü Modelleri ile Neler Yapılabilir?


Ev dekorasyonu ve diğer alanlarda örgü ile hazırlanan ürünler de kullanılabilir. Havlu kenarı süslemelerinden nevresimlere, kıyafet ve aksesuar ürünlerinden ev eşyalarına kadar pek çok kullanım için örgü malzemesi fayda sağlar. Örgü ile yapılan lifler banyo ürünlerinde doğallığı ve sağlıklı kullanımı yaymak amacıyla tercih edilebilir. Bununla birlikte kazak ve hırka gibi kış mevsiminin en önemli giysilerinde, sezon trendleri el örmesi ile uygulanabilir. Atkı, bere ve eldiven gibi aksesuarlar da örgü teknikleri ile çok daha modern şekilde hazırlanabilir.
Örgü ürünlerinin diğer bir avantajı ise, piyasada çok pahalı fiyatlar ile satılan trend ürünlerin aynı şekilde örülebilecek olmasıdır. Bunun için internetten ve diğer kaynaklardan örgü tekniklerini öğrenmek yeterli olacaktır. Örgü Modelleri ile yapılan ürünler doğallığı ile beğeni toplamakta ve aynı zamanda daha kaliteli bir kullanım sağlamaktadır. Özellikle kıyafetlerde sentetik kumaşlar yerine örgü ürünleri tercih etmek, sağlıklı bir kullanım sunar. Örgü ürünlerinden üretilen kıyafetler, vücuda nefes aldıracak sıklıkla örüldüğü zaman giyecek olan kişiye rahat hissettirecektir.

Evet arkadaşlar hızımızı azaltmadan yeni konumuzla devam ediyoruz. Blogunuzda windows8 tarzı bir sosyal paylaşım barı kutusu eklemek istiyorsanız doğru yerdesiniz

ilk olarak aşağıdaki kodu buluyoruz


</b:skin>

kodu bulduktan sonra aşağıdaki kodu hemen üst kısmına yapıştırıyoruz.


#jocial{width: 305px;
float: left;margin-top: 10px;}
#jocial li{position:relative; cursor:pointer; padding: 0 !important;}
#jocial .facebook, .googleplus, .rss, .twitter{
position: relative;
-moz-transition: all 0.4s ease-in-out;
-webkit-transition: all 0.4s ease-in-out;
-o-transition: all 0.4s ease-in-out;
transition: all 0.4s ease-in-out;
z-index: 5;
display: block;
float: left;
margin: 1px;}
#jocial .icon{overflow:hidden;}
#jocial .facebook{width: 150px;
height: 150px;
background: rgba(59,89,152,1) url("http://1.bp.blogspot.com/-UKryCh_9ofg/UTZhTsKo1JI/AAAAAAAABB8/nZELvc-I_mU/s000/facebook.png") no-repeat center center;}
#jocial .twitter{width: 150px;
height: 74px;
background: rgba(59,89,152,1) url("http://3.bp.blogspot.com/-l7ZToPjmMuU/UTZhUBsetSI/AAAAAAAABCE/7mAmFM2I3Vg/s000/twitter.png") no-repeat center center;}
#jocial .googleplus{width: 150px;
height: 74px;
background: rgba(59,89,152,1) url("http://2.bp.blogspot.com/-BlNwAezZeJE/UTZhUQqnRiI/AAAAAAAABCM/R_lwCLevtBQ/s000/google%25252Bplus.png") no-repeat center center;}
#jocial .rss{ width: 302px;
height: 74px;
background: rgba(59,89,152,1) url("http://4.bp.blogspot.com/-rAtL540hTiU/UTZhUjdTDrI/AAAAAAAABCU/6msqfzMDbG8/s000/rss.png") no-repeat center center;}
#jocial li:hover .facebook{background-color:#3468B6;-moz-transition: all 0.1s ease-in-out;
-webkit-transition: all 0.1s ease-in-out;}
#jocial li:hover .twitter{background:rgba(64,153,255,1) url("http://3.bp.blogspot.com/-l7ZToPjmMuU/UTZhUBsetSI/AAAAAAAABCE/7mAmFM2I3Vg/s000/twitter.png") no-repeat center center;-moz-transition: all 0.1s ease-in-out;
-webkit-transition: all 0.1s ease-in-out;}
#jocial li:hover .googleplus{background:rgba(228,69,36,1) url("http://2.bp.blogspot.com/-BlNwAezZeJE/UTZhUQqnRiI/AAAAAAAABCM/R_lwCLevtBQ/s000/google%25252Bplus.png") no-repeat center center;-moz-transition: all 0.1s ease-in-out;
-webkit-transition: all 0.1s ease-in-out;}
#jocial li:hover .rss{background:rgba(255,102,0,1) url("http://4.bp.blogspot.com/-rAtL540hTiU/UTZhUjdTDrI/AAAAAAAABCU/6msqfzMDbG8/s000/rss.png") no-repeat center center;-moz-transition: all 0.1s ease-in-out;
-webkit-transition: all 0.1s ease-in-out;}




Şimdi yapmanız gereken tek şey Yerleşim > Gadget ekle > Html/javascript ekle tıklayıp aşağıdaki kodu çıkan html kutusuna yapıştırmak.


<ul id='jocial'> <li><a class='icon facebook' href='http://www.facebook.com/YOUR_USERNAME/'></a></li> <li><a class='icon twitter' href='http://twitter.com/username/'></a></li> <li><a class='icon googleplus' href='https://plus.google.com/u/0/alamat profil google+/'></a></li> <li><a class='icon rss' href='http://feeds.feedburner.com/YOUR_USERNAME'></a></li> </ul>


Sevgili Sosyofikir okurları biraz zamanım kaldı derslerden ben de sizlerle uzun soluklu bir blogger yazı dizisi hazırladım. Yavaş yavaş onları da sizlerle paylaşacağım.  Başlayalım o zaman başlıktan da anlaşılacağı gibi blogunuzda html kodu paylaşıyorsunuz ve herşey birbirine giriyorsa bunu kullanmak hoşunuza gidecektir.



Blogger panelimize giriş yapıyoruz Şablon > Özelleştir > Gelişmiş  tıklıyoruz ve Css Ekle butonuna basıyoruz. Karşımıza gelen kutuya aşağıdaki kodları yapıştırıyoruz ve Bloga Uygula diyoruz.

/* Code Box
----------------------------------------------- */

.code {
background:#f5f8fa;
background-repeat:no-repeat;
border: solid #5C7B90;
border-width: 1px 1px 1px 20px;
color: #000000;
font: 13px 'Courier New', Courier, monospace;
line-height: 16px;
margin: 10px 0 10px 10px;
max-height: 200px;
min-height: 16px;
overflow: auto;
padding: 10px 10px 10px; width: 90%;
}

.code:hover {
background: #FAFAFA;
background-repeat:no-repeat;
}




Sıra yazı içerisinde kullanmamız gereken kod kısmında kodları ekleyeceğiniz bölüme geldiğinizde yukarıda bulunan html sekmesine geçiş yapıyoruz ve aşağıdaki kodu yapıştırıyoruz

<div class="code">

YOUR CODE

</div>


İştebu kadar yapamadığınız bir yer olursa yorum kısmından bize ulaşabilirsiniz.
Bu benim uzun zamandır sürdürdüğüm blog serüvenimde pek yapmadığım bir şey ama çok büyük bir hata olduğunu görmeye başladım. Artık siz başka bloglarla iç içe olmuyor yazıları çok fazla okumuyor aralarda yorumlar yapmıyorsanız, insanlardan da sizin yazılarınıza yorum yapmasını bekleyemezsiniz. Benim bir sürü dostum oldu bu blogger aleminde, ben de şöyle bir karar aldım. Kendimce bir liste yapacağım ve beğendiğim blogları takip edeceğim. Yazılan yazıları okuyup ben de önerimi sunacağım. Bir ağ kuralım istiyorum birbirimizin bloglarını takip edip birbirimizle iç içe bir yapı kurarsak ancak o zaman blog yazmanın hakkını verebileceğimizi düşünüyorum. Seo dan falan çok anlamam aslında ama şöyle bir bakınca yeni algoritmaların google nezdinde artık kullanıcı odaklı olduğunu görüyoruz. Yani  blogunuzda en önemli şey kullanıcıların sitenizde gezinmesini sağlamak. Ve sitenizin bir müdavimi haline getirmek. O zaman hemen şimdi bir fikir ortaya atıyorum. Birlikte bu işi başarabileceğimizi biliyorum. Bir dönem o hepimizin en çok yazdığı bloglarımızı  yazılarımızı başka insanlara okutabilme umuduyla yaptığımız çalışmalar vardı.  Haydi başlayalım birbirimize destek olmaya..

Hemen şimdi katılın  :)


haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
haydar-colakoglu
haydar-colakoglu-teb
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bu son zamanlarda çok garip bir konudur geçiyor yazılarda, haberlerde.. Mandela etkisi. Sosyofikir olarak mandela etkisini sizin için araştırdık. Ve bakın nelere ulaştık..
Hugo ve Tolga Abi'nin programında bir olay olmuş. Oyunu kazanamayan bir genç canlı yayında küfür etmiş. Daha sonra bu küfür herkes tarafından duyulmuş görülmüş. Fakat Tolga abiye sorulduğunda "Böyle bir şey olmadı, kanıtlarsanız kanıtlayana bir araba alacağım". demiş. Ve ilginç noktaya gelelim. Koskoca internet aleminde bir kişi bile bu olayı kanıtlayan programın geçmiş kayıtlarında o şekilde küfürlü bir duruma rast gelmemiş kimse kanıt sunamamış.
Dünyadaki insanların çoğunu etkileyen bu durum doğru bilinen hatta şahit olunan durum yada olayları aslında yanlış hatırlamamız durumunu açıklayamıyor.


Size doğru bildiğiniz yanlışları yada yanlış hatırladığımız ne kadar reklam, karakter, olay durum varsa resimlerle anlatmaya çalışacağım.
Mandela Etkisi, 2010 yılında Fiona Broome adlı bir blogger tarafından ortaya atılan bir gerçeklik yanılsaması durumudur. Fikir ise Nelson Mandela’nın 80’li yıllarda hapisteyken ölme efsanesinden geliyor. 2013 yılının sonlarında kaybettiğimiz Mandela’nın ölüm haberi birçok kişiyi üzerken aslında birçok kişiyi de şok etmiş “Yahu bu adam 80’lerde ölmemiş miydi?” algısı oluşmuştu. İşte bu tarz aslında A olarak bildiğimiz şeyin alakasız bir şekilde B ya da C olması durumuna verilen Mandela Etkisi adına günümüzde fazlasıyla örnek var.
 
 Gelelim örneklere;
Micky Mouse'ın aslında hiçbir zaman askısı olmamıştır. Ama hep pantalon askılı hatırlıyoruz değil mi ?



2- Monopoly’nin Maskotu Olan Zengin Adamda Hiçbir Zaman Mercek Yoktu



Yok artık diyeceğiniiz bir başka gerçekte tamamiyle yanlış biliniyor. Monoply oyununu hepimiz biliriz oradaki amcayı herkes hatırlar gözünde tek bir gözlük camı olan bir gözlük yok muydu ? Ben mi yanlış hatırlıyorum acaba.. Ama bakın hiçbir yerde o gözlük yok yanlış bildiğimiz gerçeklere biri daha eklendi.

3- La vache qui rit’in Maskotu olan İneğin Burnunda Halka Hiç Olmadı!


Şu ineğin burnunuda bir halka yok muydu ?

4- Pikachu’nun Kuyruğunda Siyahlık Hiçbir Zaman Yoktu!

,

Buda bir çoğunuzu izlediğimiz çocukluğumuzun çizgi filmi pokemondaki pikachu karakterinin kuyruğunda bir siyahlık siyah şerit gibi bir şey vardı halbuki öyle değil.

5- KitKat Yazılışı hiçbir Zaman Kit-Kat Değildi!


Kitkat çikolatasını çoğumuz bilir peki şöyle değil miydi Kitkat'ın logosu Kit-Kat abi ben mi yanlış hatırlıyorum. Gerçekten ilginç


Sözlükten de bir kaç seçtiğim konu hakkındaki yorumla alakalı kısımla sizi baş başa bırakıyorum.

gerçekliği bağımsız bir doğru olarak değil, bir elektromanyetik dalga gibi propage olduktan, yayıldıktan sonraki izdüşümleri, yansımalarıyla sorgulamaya bir sebeptir mandela etkisi. çünkü burada verilen örnekler, çoklukla kitlesel olarak yanlış hatırlanan olaylardan oluşuyor buna karşın, yanlış hatırlanmadığına 'inanılan' olayların kitlelerin aklında nasıl yer ettiğine dair bir çalışma yok.

halbuki her olay, algılayandaki yansımasıyla hatırlanır. burada algılayanların neye göre gruplaştığı önemlidir, bu gruplaşma da n tane ise, olayın n adet yansıması, farklılaşmış formu var demektir. buradan da bir olayın n gerçekliği, o olay açısından n adet farklı dünyasının olduğu sonucuna varabiliriz.

entrynin kaynağı : https://eksisozluk.com/entry/63386574



Gişe rekoru kıran filmleri çoğumuz biliyoruz en az 2-3 tanesini de seyretmişisizdir. Peki bu filmler çekilirken aslında ne kadar az bütçe kullanıldığını biliyor muydunuz ? Başlayalım o zaman;

paranormal activity:





sadece 15 bin $ maliyeti ile 193 milyon $'lık hasılat edildi. çekimler için çok özel bir yer seçilmişti. yönetmenin kendi evi!


blair cadısı:


60 bin$ harcanan blair cadısı filmi ise 250 milyon doları aşan hasılatı ile dudak uçuklatıyor. Bu arada film 17 tane ödül kazanmış 21 ödüle de aday gösterilmiş.

Film Hakkında Kısa Bilgi

James Donahue'nun kardeşi Heather ve arkadaşlarının Maryland'deki Kara Tepeler Ormanı'nda kaybolmalarının ardından 20 yıl kadar zaman geçmiştir. James (James Allen McCune) ve arkadaşları Peter, Ashley, Lisa ve rehberleri Lane ile Talia, bu gizemi çözebilmek için aynı ormanda, ellerinde kameralarla birlikte bir araştırma gezisine çıkarlar. Başlangıçta gezi olumlu gitse de gece çöktüğünde, başta tahmin bile edemeyecekleri şeylerle karşılaşacaklardır.
İlk başta Karanlık Orman (The Woods) filmi, daha sonra Blair Cadısı filminin devamı olarak tanıtıldı ve Blair Witch adını aldı.








rocky:





995 bin dolarlık bir bütçeyle çekilen rocky 3 oscar ve 220 milyon $'ı aşan bir hasılat elde etti.



Testere filmi ile ilgili serinin daha ilk filminden 103 milyonu doları aşkın hasılat getirdi. Bütçesi ise sadece 1.2milyon dolar






slumdog milyoner:

Tam 8 dal, oscardan bahsediyorum. 15 Milyon dolarlık bütçenin 377 milyon dolarlık bir hasılat getirmesi. iyi olmuş.


Jamal Malik Mumbai'nin gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan 18 yaşında bir yetimdir. Hindistan'da katıldığı bir bilgi yarışmasında 20 milyon rupe kazanmasına sadece bir adım kalmıştır.
Şovun o gecelik bitmesinin ardından Jamal, eğitimsiz olan birinin bu kadar büyük başarıyı ancak hile yoluyla gösterebileceğinden şüphelenilip tutuklanır. Ama yarışmadaki her sorunun cevabıyla o gece Jamal'ın inanılması zor gerçek hikayesi ortaya çıkacaktır. Fakat sadece bir soru gizemini korur...

Son filmimizde tarnation diye bir film toplam maliyeti yaklaşık 220 dolar 1.2 milyon dolarlık bir hasılatla mükemmel bir hasılat elde etmiş.

son olarak, 218 dolar ile film çekilebilir mi? belki.


tüm oyuncuların kendini oynadığı tarnation filminin toplam maliyeti tam olarak buydu. 1.2 milyon $ hasılat getirdi. yönetmen, yazar, başrol oyuncusu ve filmi montajlayan kişi aynıydı. filmin montajı ise macintosh'taki ücretsiz video düzenleme programı imovie ile yapılmıştı.


Obsesyon konusunda bir çok yazı yazdık. Şimdi de obsesyondan kurtulmanız için size bir kaç taktik vereceğim. Obsesyon insanın içini bitirir, tüketir, eritir. İnsanı hayattan bezdirir. Bunu zaten tüm okb yaşayanlar anlayabilir. Peki bundan kurtulmak mümkün mü ?


Evet mümkün, düzenli terapi ve bir kaç taktik uygulanmalı.

Şimdi öncelikle aklınıza bir obsesyon geldi. Ne yaparsınız ? O konuda daha çok düşünürsünüz. İşte bu noktada obsesyon daha da artmış olur. Yani obsesyonu aklımıza gelen istemsiz rahatsız edici düşünceler, sizi sosyalleşmekten, dışarı çıkmaktan alıkoyabilir. Sosyallikten uzaklaştığınızda işler daha da çıkılmaz bir hal alacaktır. Obsesyon durumunu şu şekilde anlatabiliriz; Obsesyon öncesi kişi huzursuz, sıkıntılı ve düşüncelidir. Obsesyon akla geldiğinde hemen bir kompulsiyon ile onu def etmek için uğraşır beyin. İnsan beyni öyle hızlı bir işlemciye sahiptir ki, saniyede milyonlarca görüntü, düşünce öğrenilen durum, duyulan olgu herşey kayıt edilir. Ve bu kadar hızlı çalışan bu sisteme karşın o kadar savunmasız bir bilinçaltına sahiptir insan.

    Aklınıza gelen bu düşüncelerden kurtulmak için öncelikle bilinçaltının yapısını anlamalısınız. 
Obsesyon, insanın beynine istemsizce düşünce getirir.  Sonra da bir kompulsiyonla o düşünceden kurtulmaya çalışırsınız. Ellerinizi tekrar yıkarsınız, ışığa tekrar basarsınız, iki üç kere kontrol edersiniz kapıyı ve daha niceleri. Obsesyonu kompusiyonlar izler ve siz belli bir takım şeyleri kontrol etme, temizlik vb ritüeller yapmak zorunda kalırsınız. İşte bakın yazının ilerleyen noktalarında size bunun çözümünü anlatacağım.

Öncelikle bilinçaltından başlayalım.

Yapılan araştırmalar bilinçaltı zihnin, bilinçli zihinden 30.000 kat daha güçlü olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
Zihnimiz % 10 bilinç, % 90 bilinçaltımızdan oluşuyor.
Yani yaşam içerisinde deneyimlenen herşey bilinçaltında depo ediliyor. Daha sonrasında beyin zor durumlar yaşadığında bir durumu simgeleştiriyor. Yani bağlantı kurmaya çalışıyor bilinçaltı mesela düşman diyince aklınıza ne geliyor ? Hepimizde farklı bir düşünce uyandırıyor şimdi deneyimlediğimiz gibi. Bu durumda düşünülen durumlar, bağdaştırılan şeyler değişiklik gösteriyor. 

Öncelikle akla gelen obsesyonun bir obsesyon olduğu bu durumun kişi ile hiç alakası olmadığını düşünülen istemsiz düşüncelerin kişinin aklına yaşamdan bir parça olarak gelmediğini anlamak gerekiyor. Bu iş biraz da  düşünceleri basitleştirmekten geliyor.  

Yani bilinçaltından gelen düşünceler izlediğiniz bir filmden, etkilendiğiniz bir olaydan, hatta okuduğunuz bir gazete küpüründen etkilenebilir. Ve size farklı bağdaştırmalar yaparak zihin karışıklığı yaşatabilir. Bu durumda ne yapmalısınız ?

Önce sakinleyin, bir durun aklınıza gelen düşünceden kurtulmak için bir kompusiyona gitmeyin beyin hemen bir el yıkama ya da sayı sayma gibi bir sürü kompulsiyona başlamak ister ama durun. Bir kağıda  doktorunuz ya da çok güvendiğiniz biri tarafından şu satırları yazın; obsesyondan anında bu yazıyı okumak sizi rahatlatacaktır. Yazı şöyle;

Obsesyon akla gelen istemsiz düşüncelerin kişide yarattığı kaygı durumu bozukluğudur. Düşündüğüm her şey obsesyondan ötürü geliyor. Hiç biri gerçek değil. Şimdi aklıma bir obsesyon daha gelecek ve ben de buna onun üstüne giderek karşılık vereceğim. Bu şekilde bir yazı yazarak siz de obsesyonda bir azalma yaşayacaksınız.

Şimdi bir yöntem daha anlatacağım. Lastik yöntemi kolunuza bir lastik takın ve obsesyon geldiğinde lastiği hızlıca çekip bırakın ve lastik elinize çarpsın bir acı olacak. Beyin bu şekilde öğrenmeye başlayacak. Yani obsesyon geldiğinde elim acıyor gibi bu durumda obsesyonu düşman olarak görecek ve ona karşı savunması güçlenecek.  

Hayatın sahnesinde insan gerçekten de farklı imtihanlar yaşıyor.  Herkesin farklı bir hikayesi var. obsesyon dönemlerinde kişi hayattan umarsız bir şekilde yaşarken yaşadığı çevreden de soyutluyor bazen kendini işte bu en tehlikelisi. Asosyalleşmeye başlamak obsesyonu güçlendiren ve besleyen bir durumdur. O yüzden aklınıza ne gelirse gelsin, ne kadar zor olursa olsun, çevrenizle kaynaşın dışarı çıkın insanlara merhaba diyin, gökyüzünü seyredin, hayattan keyif alacağım diyin. Aile en önemli etkenlerden biridir. Desteğinizin  aile içerisinden gelmesi sizi değerli hissetirecektir. Dünya da değerlisin, mutlu olmak için geldin, huzursuzluktan kurtul, saçma sapan kaygılardan arın kendine gel.


Obsesif-Kompulsif Bozukluk nasıl seyreder? İyileşir mi?
Uzun süre tedavi gerektiren, düzelme ve tekrarlamalarla seyreden bir hastalıktır. Hastalığın yeni başlamış olması, tedaviye erken başlanması ve düzenli devam edilmesi, eş ya da aile desteğinin var olması hastalık seyrini iyileşme yönünde etkiler. Diğer yandan, hastalığın uzun yıllardır devam ettiği, tedaviye geç başlanan, tedaviye uymayan, eş ya da aile desteğinin bulunmadığı, kişilik bozukluğu ya da depresyon gibi hastalıkların da eşlik ettiği hastalarda olumsuz bir seyirden rahatlıkla söz edebiliriz. Dolayısıyla, iyileşir mi? sorusunu duruma bağlı diyerek yanıtlayabiliriz.
İLAÇLAR 4-6 HAFTADA ETKİSİNİ GÖSTERİR
Takıntı hastalığı nasıl tedavi edilir?
İyi kurulan psikiyatrist-hasta iletişimi tedavinin ön koşuludur. Hastalığın doğası, seyri, tedavi süreci konusunda hasta bilgilendirilir. Diğer birçok psikiyatrik hastalıkla karşılaştırıldığında tedaviye daha yavaş yanıt alındığı için sabır hem hastanın hem de psikiyatristin sık başvuracağı bir duygudur. İlaç tedavisi bu hastalıkta özellikle önemli bir yere sahiptir. Ancak, genellikle ilaçlar 4-6 hafta sonra beklenen etkileri gösterir. Nispeten daha yüksek dozda ve daha uzun süre ilaç tedavisi gereklidir. Bu hastalıkta en etkili ilaçlar antidepresanlardır ve çoğunlukla en az 2 yıl kullanılmaları önerilir.
Psikoterapi ilaç tedavisi ile alınan sonuçların kalıcı hale getirilmesinde önemli yere sahiptir. Davranış tedavisinin en pratik ve en uygun seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Bu tedavi yönteminde maruz bırakma (exposure) ve tepki önleme (response prevention) teknikleri kullanılır. Örneğin, maruz bırakma tekniğinde hastalık kapma korkusuyla paraya dokunamayan kişinin paraya dokunması, para sayması sağlanır. Tepki önleme tekniğinde ise eve gelir gelmez kirlenme düşüncesiyle tüm giysilerini değiştiren ve hemen duş alan kişinin bu davranışı engellenir ya da ertelemesi sağlanır. Bu yöntemler hastanın geçici olarak sıkıntısını artırır, ancak tedavinin devamında sıkıntı azalır ve ortadan kaybolur. İlaç tedavisinde olduğu gibi, psikoterapi’nin de uzun süre devam etmesi hem hastalığın daha çabuk düzelmesi için, hem de yinelemelerin engellenmesi için gereklidir.”


Takıntılar sizi yanlış düşünmeye ve kendinizi değersiz hissetmenize neden olabilir.  Ama bu noktada kendinizi değerli hissedin. Belkide bu obsesyonu deneyimlemeniz size hayatınızda çok büyük bir gelişim durumu yaşatacak. Korkmadan üzerine gidin takıntılarınızın mesela ışığı iki kere açıp kapamazsam ailemden birine zarar gelecek düşüncesi üzerinde duralım. Burada tamamen anlamsız ve yersiz bir düşünceden bahsediyoruz.  Işığı iki kere açıp kapamayın veya yolda yürürken karelere basma takıntıların olan karelerin kesişimlerine bastığında sevdiğine bir zarar geleceğini düşünen veya kendi başına kötü bir durum geleceği düşünülen durumlarda üzerine gitmek insana güven kazandırır. Daha çok güven daha iyi savaşmanıza yardım edecektir.
Obsesyonlarınızı bir kağıda yazın. Ve şimdi hepsini sıralama yapın. Yüzdelik puanlar vererek onları sıralayın. Şimdi sizi en az etkileyen obsesyondan başlayarak üzerine gitmeyi deneyin. Bu gerçekten de zor olabilir.Ama sonu gerçekten de bir kurtuluş olabilir.


Obsesyon konusunda daha çok bilgilenmeniz için izleyebileceğiniz videolar



Obsesiyonla ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın ve yeni blogumuza birgöz atın.






Celt müziklerine hayranlığım gerçekten çok fazla. İnsan kendini daha farklı bir dünyada hissediyor. Sizinde hiç yüzüklerin efendisi tarzı filmlerde, filmin içine girdiğiniz zamanlar oldu mu ? Hayatın en zor olduğu dönemlerde  cesraet, sevgi, aşk , dostluk, kardeşlik ne kadar gerçekçi. İnsanlar ne kadar asil, müzikler ne kadar güzel, ortamlar bir o kadar kaliteli ve insanların birbirleri ile olan iletişimleri ne kadar da güzel.

Bu tarz müzikler beni başka diyarlara götürüyor. Özellikle de "May it be" gibi şarkılar çok hoşuma gidiyor. Cesaret anlatılan öykülerde, öykülerin bu kadar dokunaklı ve insana geçiyor olması. Tolkien'in ne kadar da büyük bir yazar olduğunu gösteriyor.  Bir macera içerisinde hem tarihin derinliklerine iniliyor hem de yeni bir dünya kuruluyor. İşte Tolkien'in kurduğu bu dünya insanda orada yaşama isteği uyandırıyor.





Blogger herhalde en eski blog platformudur. 16 yıllık geçmişiyle google blogger en kaliteli blog oluşturma platformu haline gelmiştir. Bunda herhalde Google'nda çok büyük bir payı var. Hem kolaylığı hem uyumluluğu ile bloggerı çok seviyoruz. Tema konusunda çeşitlilikte sınır tanımıyor. Bir çok wordpress temasının adapte edilmesi ve yeni temalar bloggerı daha da başarılı kılıyor. Kaliteli siteler, yaratıcı bloglar kaliteli tasarımlarla birleştiğinde ortaya tanından yenmez güzel işler çıkıyor.


1)HARMONIA
Harmonia teması ile başlayalım istedim. Yaratıcı bloglar için güzelbir tema Harmonia teması içerisinde bir çok profesyonel  eklentiler de mevcut.

FlexMag

Flex mag teması da adsense konusunda iyi olan ve seo ayarları optimize olan bir başka tema. İçerisinde bir de responsive eklentiler mevcut.
Monal

Monal teması hakkında biraz daha minimal, clean(temiz) ve ve uyumlu bir tema. Fotoğrafçı blogları için uygun ayrıca yaratıcı siteler, designer siteleri içinde uygun.

Dearpins


Kişisel bloglar için uygun, teknoloji blogları, kişisel bloglar için tam anlamıyla uygun clean(temiz) bir responsive tema karşınızda

Impreza


Impreza modern ve temiz ücretsiz sunulan bir blogger teması. Blog yazılarınızı güzelce gösterebileceğiniz estetik  seçim için uygun. Yaratıcı bloglar haydi ne duruyorsunuz :)

Nanopress


Hızlı yüklenen yapısı ile zengin fonksiyonel bir tema karşınızda  Haber siteleri bloglar ve yayıncılar için çok uygun bir tema. Tamamiyle yüksek çözünürlük şartlarına uyan ve tüm  tarayıcılarla uyumlu bir tema . Beğendiyseniz buyrun indirmeye :)



Fasel News teması Responsive , sosyal medya ile uyumlu tam anlamıyla magazin siteleri haber bazlı yayın yapan bloglar için üretilmiş. Hazır adsense alanlarına sahip tatil, teknoloji, multimedya dekorasyon ve kişisel temalar için uygun bir tema.
Glam Up

Glam Up ile alakalı ultra temiz kelimesi tam oturuyor. Yazılarınızın tam anlamıyla okuyucuya sunulması için ekranda tam yerleşen bir tema. 

Swift


Swift retina çözünürlüğü ile bedava responsive tema olarak sizlerle. Hafif kod yazımı, kolay düzenlenebilen. Sayfa hızı testlerinde çok yüksek puanlar alan sosyal medya entegrasyonu da yapılmış bir temadır Swift

Voux

Voux minimalist, temiz bir tema . Responsive uyumlu tema minimalist blog tasarımını beğenenler için uygun.

Motive


Motive mag minimal ve özel yazpısı ile magazin sitelerine uyumlu sosyal medya entegrasyonu tam anlamıyla yapılmnış. İnstagram, twitter alanları mevcut bir tema. Mobil olarak ta tabletlerden ve telefonlardan kolayca girilebilen uyumlu bir tema.


Personal

Kişisel, temiz ve responsive bir tema olan personal temasını öneriyorum. Çünkü en iyi şekilde seo optimizasyonu yapılmış. Mobil olarak çok güzelgözüken bir tasarıma sahip. Ee ne duruyorsun indir, kullan !

Gridz

Gridz yaratıcı bir blogger temasıdır. Bloglar, magazin siteleri, basit haber siteleri için uygun bir tema.

Wagazine


Wagazine haber ve magazin siteleri için çok iyi bir blogger temasıdır.Seo ile uyumlu  alternatif renk kombinasyonları sunan ayrıca reklam ve yazı arasındaki güçlü bağı çok iyi kurmuş bir şekilde okuyucuyu yormayan ve sıkmayan bir tasarıma sahip.

Fasion

Fashion teması ile ilgili modern ve temiz bir tasarım istiyorsanız uygun diyebilirim. Model bloglar için moda blogları için tam anlamıyla biçilmiş kaftan hem temiz hem de basit 


Couponism


Couponism teması ile ilgili söylenmesi gereken en önemli özelliklerden birisi profesyonel iş blogları için uygun bir tasarıma sahip olmasıdır. Temiz retina uyumlu mobil temalar konusunda da uyumlu diyebilirim. Yüksek kalite bu temanın özünde var.

Minimal


Minimal temiz, minimalist responsive blogger teması. Kişisel siteler için uygun bir tema.

Outfit



Uyumlu temiz, minimalist, responsive  özelliklerin bir temada toplanması en önemlisi de responsive(uyumlu yanıt veren) bir tema olması önemli bir etken bu temayı seçmede.

Fabulous

Fabulous teması da yüksek derecede uyumlu temiz ve basit bir tema. Fotoğrafçılar ve portfolyo amaçlı kullanılabilecek bir tema.

Toniq

Toniq teması da profesyonel yapıda bir tema olup büyük internet siteleri, haber siteleri,magazin siteleri için uygun bir tema.