Mart 2014


Öncelikle bu videoyu izlemenizi rica ediyorum arkadaşlar. Bu videoda Diego Garcia teorisinle alakalı bir video.


Sevgili sosyofikir okuyucuları sizlerle kaybolan uçak ile ilgili bilgileri, teorileri, görüşleri paylaşmaya devam ediyoruz.

Günlerdir kafalarımızı kurcalayan bu önemli soruyu düşünmeye devam ediyoruz. Koskoca Amerika neden bir uçağı bulamıyor. Çünkü bizim bildiğimiz Amerika nefes alışımızı kontrol edebilecek bir güce sahip. İşte bu noktada acaba diye bir düşünceye dalıyoruz. Acaba Amerika planlı olarak bu işi hazırladı. Yani eğer kaçırılma ise bile basit bir kaçırılma olayı olmadığı apaçık ortada. Eğer kaçırıldıysa uçak önceden planlanmış olarak yakıtı ve gideceği rota belirlenmiş olamaz mı ? Belkide bu uçaktaki kişilerden bazıları Çin veya Malezya gibi ülkelerin önde gelen önemli bilgiler taşıyan insanlarıydı. Bugün açıklanan bilgilere göre bu rota üzerinde bilin bakalım ne varmış ?  Diego Garcia.  İşte Amerika acaba uçağı önce buraya indirerek istediği ne varsa alıp daha sonrasında da uçağı bir yerde düşmüş gibi gösteremez mi ? Ya da o üste herkesi imha etme şansı da var. İşte bilinmeyen bu uçak kazası kafa karıştırıcı olarak düşündürmeye devam ediyor. 

Eldeki veriler uçağın güney çin denizince veya malakka boğazında olmayacağını düşündürüyor. Nitekim zaten araştırmalar Hint okyanusuna doğru kaydırıldı. Acaba yanlış yerdemi aramalar yapılıyor diye düşünen arkadaşlar için söyleyebileceğimiz bazı şeyler var. Eğer gerçekten uçak denize mükemmel bir iniş yaptıysa ki bu gerçekten kolay değil. Arkadaşlar bazı arkadaşlardan aldığım duyumlar zamanında bu şekilde inişlerin olabileceği konusunda idi. Fakat şöyle bir durum var normal bir sudan bahsetmiyoruz. Durgun bir su değil. Bir okyanus. Diyelim ki indi. Sonrasında bu kadar zaman haber alınamaması durumunda zaten yolcuların hepsi ölmüş olmalı su ve yiyecek konusunda yaşadıkları sıkıntı nedeniyle.


Zamanında hiç mi motoru durum yere güzelce inen uçaklar olmadı ? Oldu tabii ki de ama karaya inmediğini düşünüyorsanız Okyanusta hayatta kalmaları gerçekten zor. Arkadaşlar 15 Ocaktaki New York Uçak kazasısını hatırlayalım. Bu konuda çeşitli spekülatif konuşmalar oldu. Fakat o kaza Hudson Nehrinde oldu. Yani Hudson nehri sakin akan bir nehirdir. Ama şuan konuştuğumuz konu bir okyanus. O yüzden Hudson Vakası ile lütfen bu olayı karıştırmayalım bence denize inmeleri o kadar kolay değil. Diyelim ki indiler bu insanlardan herhangi bir tanesi bile mi su yüzeyinde kalmadı. Ki yolcular hayatlarını kaybettilerse..


 Ekşi Sözlükten çok takip ettiğim bir yazar olan Wormik adlı arkadaşımızın görüşlerini aynen aktarıyorum. 


"uçak sistemleri bilgisi olan birilerinin yapmış olduğuna kanaat getirdiğim kaybolma olayıdır. bu kişi(ler) pilot, mühendis veya teknisyen (bundan sonra pmt diyeceğim) olabilir.

koskoca uçak nasıl kaybolur diyorsunuz değil mi, mümkün aslında,

daha önce bir kaç kere yazılmıştır ancak yazacaklarımın anlaşılabilmesi için açıklamam gereken şeyler var,

uçaklarda transponder denen bir cihaz vardır, bu cihaz yolcu uçaklarında genelde iki adettir, bu alet uçağın kimliğini, yüksekliğini ve pozisyonunu yerdeki hava trafik kontrolüne bildirir. bu iki sistem kapanırsa uçak yerden ancak konvansiyonel radarlar ile (askeri radar) görünebilir, ve bu iki sistemi kapatmak mümkündür, pilotlar veya uçağı ve sistemlerini bilen bir mühendis veya teknisyen de yapabilir.

uçaktaki tranponder sistemi, yerdeki askeri radarlardan çok daha net bilgi verdiğinden, askeri radarlarda uçağın ekranda bir görüntüsü belirir ancak ne olduğu anlaşılamayabilir veya umursanmamış da olabilir, çünkü bazı hava olayları ve kuş sürüleri de askeri radarlara takılırlar.

diğer konu elt (acil durum yer belirleme cihazı), her bir elt uçağa özel kimlik bilgisi taşır, eğer testleri düzgün ve düzenli yapılıyorsa ve içindeki g-switch denilen çarpma anında sinyal göndermesine yarayan switch çalışıyorsa, uçak düşseydi bizim bu sinyali almamız gerekirdi. havayollarında elt testleri yapılırken belli bir zaman dilimi içinde yapılmasına dikkat edilir, bu zaman dilimi dışında alınan sinyaller gerçek kabul edilir ve hemen havayolu ile irtibata geçilir. şimdi bu elt cihazı kapatılabilir mi? kokpitten kapatılabilen bir cihaz değildir, ancak uçağın yolcu kabininden üstteki paneller açılarak cihaz üzerinden direkt olarak kapatılabilir. (neden kapatma seçeneği var ki bu cihazda derseniz, kargo ile yollarken araçlar arası atılıp tutulursa sinyal vermesin diye)

şimdi bu elt cihazından bazı uçaklar yukarda anlattığım tipte olanlar vardır, bazı uçaklarda ise su ile temas ettiğinde sinyal yayacak şekilde olanlar vardır. uçak suya düşseydi bunlardan da sinyal gelecekti. uçak suya da düşmedi yüzüyor diyelim, bu da mümkün, su elt cihazına ulaşmadığından sinyal alamıyor olabiliriz, uçak kapıları bir şekilde kapalı ve su yüzeyinde ise su içeriye ulaşamayacaktır, veya ulaşması çok zaman alacaktır, ama bu çok düşük bir olasılık.

diğer sistemler, bir tanesi ses kayıt cihazı, bir tanesi uçuş veri kayıt cihazı, bu ikisi karakutu olacak bilinir ve ikisi de suyla temas ettiğinde yerini belli edecek sinyaller yayarlar. bu sinyaller elt sinyalleri kadar güçlü değildir, ancak varsayılır ki uçağın yaklaşık pozisyonu biliniyorsa, bu cihazlar bir hafta ila bir ay arasında sinyal yayarlar ve yerleri bulunabilir. bu da olmadı, bu sinyaller bulunamadı bu olayda.

bitmedi, uçakta havayollarının tercihi olarak acars denilen uçaktan hangi veriyi istiyorsanız alabileceğiniz bir sistem vardır. bu sistem zorunlu değildir, opsiyoneldir, lakin malezya havayollarında varmış. bu sistem kapatılabilir mi? evet, "pmt" bu sistemi ilgili sigortasını çekerek kokpitten kapatabilir. ek bilgi, acars istenirse hem yer hem uydu sistemleri ile çalışabilir. opsiyonel bir sistem olduğundan bunların hepsi maliyettir ancak malezya havayollarının acars'ı veya başka bir sistemi uydu (inmarsat) ile de veri alışverişi yapıyormuş ve bu uydulardan uçak radardan kaybolduğundan çok sonra bile sinyal geldiği teyit edilmiş. acars'ı kapattıklarını varsayarsak "pmt"nin farketmediği başka bir sistem uydu ile görüşmüş olabilir.

yine "pmt", uçaktaki yolcuların hepsini uçağı servis tavanından (777 için 43,100 feet, ancak biraz daha yükseğe de çıkabilir, hata payı olabilir) uçurarak veya basınçlama sistemleri ile oynayarak herkesi bayıltabilir. basınç düştüğünde başüstü dolaplarından otomatik olarak inen maskeler var ya, onların inmesi gerekir değil mi? öyle ancak bu maskelerin sistemlerinin de bir sigortası vardır ve kokpitten kapatılabilir. kendileri nasıl bayılmadılar derseniz, kendilerinin ayrı bir oksijen kaynakları kokpitte var.

uzun lafın kısası kokpittekiler yer radarlarına müdahale edemezler ancak belli rotalardan geçerek yukarıda saydıklarımı yaparak yer radarlarına da yakalanmadan uçağı bir yerlere indirmiş olabilmeleri çok mümkün.

kalan diğer seçenek ise anlattığım bütün sistemleri kapatarak nerede olduğunu bilemediğimiz ama uzunca bir süre sonra bir şekilde ortaya çıkabilecek bir yerde uçak düşmüş/düşürülmüş olabilir."
Kaybolan uçak bulundu  mu bilinmiyor ama aileler geçekten bir muamma içersinde hala sevdiklerinin kendilerine geri dönmelerini bekliyorlar. Dünyadaki bir çok insan bir şekilde bir neden ve bir sonuç bulmaya çalışıyor. MH 370 nerede ?
Dünya 8 Mart 2014 tarihinde Kuala Lumpurdan yola çıkan ve Pekine gitmekte olan MH 370 Boeing 777 uçağını konuşuyor. Üzgün bekleyiş sürüyor. İnsanlar ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Ve bu bekleyiş hiç de kolay olmuyor.
Nerelerde soru işaretleri var ?
Acaba uçakta resmi olarak bilinen bilgilerin dışında bir şeyler mi gizlendi. Mesela kullanılan yakıt daha fazla mıydı ? 


uçak başlangıçta "resmi" olarak bilinen miktarda yakıtla havalanmış olamaz, birileri bir şekilde (kim ve nasıl!?) fazla yakıt yüklemiştir (uçak 777-200er yani extended range,wikipedia der ki: max uçabileceği mesafe dolu depoyla 7700 deniz mili yani 14.300 km). kuala lumpur - pekin arası mesafe ise 2286.71 nm. uçaklara yüklenen yakıt genellikle bu mesafenin yuvarlak 1.5 katı yetecek şekilde olur, depo fullenmez. 
sebebi de gayet basit, uçak ne kadar hafif olursa o kadar yakıt tasarrufu sağlanmış olur. diyelim ki 4000 nm uçabilecek kadar yakıt yüklenmiş olsun, kaybolduğu noktadan itibaren 3750 nm daha uçmasına imkan yok - 

Ayrıca araştırmalarım sonucunda Malezya havayollarının gerçekten de çok cimri olduğunu gördüm. Londra seferinde uçuşları kritik yakıt eşiğine girmiş. Bunun nedeni az yakıt kullanmaları yani başka bir yere yönlendirilseler uçaklarının yakıtları oraya gidecek kadar yeterli olmayacak, olamayacak.

Uçağın 45.000 feet'de uzun bir süre yol aldığı söyleniyor. Acaba bu kabin basıncını etkilemez mi ? Pilot işin içinde miydi ? Yolcuları aşağı inen maske ile ne kadar süre hayatta tutabilir eğer kabin basıncında olası bir problem olursa ? Uçakta gizli bir bilgi veya bir maddemi taşınıyordu ? Örneğin acaba kimyasal bir madde bir yerden bir yere gidecekken olay bu ya yanlışlıkla kargo uçağına koyulması gereken kimyasal maddeler yanlış uçağa konulmuş olabilir miydi ?

Uçaktaki şüpheli yolcular ve iki pilot konusunda araştırmalar yapılmaya başlandı ? Acaba o iki kişi (pasaportları bulunmayan) kişiler kimdi ? Acaba onların da içerisinde olduğu büyük ve planlanmış bir olay içerisinde uçak kaçırılmış mıydı ?

Ya da intihar saldırısı düzenleyen herhangi bir terörist grup olabilirler miydi ? Ama öyle olsa uçağın bir şekilde bulunması lazım. Tabii şunu göz ardı etmemek lazım. Uçağın kaybolduğu zaman havada ay ışığı bile yokmuş yani diyelim ki okyanusa düştü. Okyanus çok derin bir yer. Ortalama 4000 m derinliğinde yani uçağın batmış olma ihtimali çok az olsa da ben hala denize çakıldığını düşünmüyorum.

Uçak iletişimi kapattığı andan itibaren uzmanların görüşüne göre iki adet rota izleyebilirmiş. Aşağıda bu rotalar verilmiştir.

Yine önemli bir olay şu. Uçak kaybolduktan iki gün sonrasında yolcuların telefonlarının çaldığı ancak hiçbirinin haber vermediği söyleniyor. Yani uçak düşmemiş olabilir mi ? Çünkü eğer uçak düşmüş olsa büyük ihtimalle okyanusa düşecek. Ve telefonlarında hali ile çalışamaz durumda olmalıydı. Acaba telefonlar uçağı kaçıran kişiler tarafından toplanmış olabilir mi ? Bilinmiyor ya da uçaktaki yolcular üzerinde bir deney mi yapılmak isteniyor ? Bu sorulara da cevap bulunamıyor.

Uçağın haberleşme sinyali bilerek ve isteyerek kapanmış. Bunun nedeni ne olabilir ? Önümüzde iki seçenek duruyor. İlki pilotların bu işin içerisinde olduğu veya hava korsanlarının veya o işi bilen kötü niyetli kişilerin bu uçağın haberleşme sinyalini kapattıkları.

Bir de yine önemli bir konu var ki pilotun uzun bir süre boyunca hava eşiklerini zorlamış olması. Yani çok yükseğe çıkmak zorunda kalmış olabileceği. Düşünün bir teknik arıza nedeniyle uçak çok yükseğe tırmanışa geçmiş ve uzun bir süre o rotada ilerlemiş olabilir. Bunun neticesinde pilotta hemen kalkış noktasına geri dönmek istemiş ama yanlış koordinatlar sebebi ile kalkış yeri olan Kuala Lumpur'uda geçip Hint Okyanusunda kaybolmuş olabilir. Buradaki seyahatlerini sürdürürken uçağın yakıtı bitmiş ve okyanusa çakılmış olma ihtimallerini de göz önünde bulundurmak lazım.


Uçak bilerek rotadan sapmış olabilir. Bugün açıklanan bilgilere göre uçağın kesinlikle rotasından bilerek sapmış olduğu anlaşılmıştır.Malezya Başbakanı Najib Razak bugün basın toplantısında uçağın birileri tarafından rotasından saptırıldığını resmen onayladı.

Sizlerle yukarıdaki paylaştığım fotoğrafı tekrar paylaşmak istiyorum. Dikkat ederseniz yeni araştırma bölgesinin Çin'nin sorunlu bölgesi olan batı bölgesinde olması ilgi çekici. Artık uzmanlar bunun kesinlikle bir teknik arıza olmadığını tam anlamıyla bir uçak kaçırılma olayı olduğunu belirtiyorlar.

Teşekkürler : https://eksisozluk.com/8-mart-2014-malezya-hava-yollari-ucagi-kazasi--4273858?p=125


Arkadaşlar Twitter'a Nanming diye yazın ve çıkan tweetleri okuyun. Uçağın belirtilen havaalanına güvenli bir iniş yaptığı yorumları yazılıyor. Yine doğruluğu kanıtlanmamış bir kaynaktan alınan bilgiye
 göre uçak Çin'in Nanming havaalanına iniş yaptı. 

Nanming havaalanı yöneticilerinden bir haber gelmezken twitterdan kullanıcılar sürekli eğer böyle bir iniş söz konusu ise neden hala herhangi bir bilginin kendileri ve dünya kamuoyuyla paylaşılmadığını haklı olarak soruyorlar.
Dünyada 1.5 milyon göz kayıp uçağı arıyor
Uçağın yolcuları bu şekilde. Şimdi ise kafalarda bir soru var. Acaba bir deney mi yapılmak isteniyor. Yani o dizilerde seyredilen deneylerden birisi günümüzde bu şekilde bir uçağı kaçırıp bir deney merkezine götürmüş olabilir mi diye konuşuluyor. Ne kadar doğru bilmiyoruz ama gerçekten tüyler ürperten sırra kadem basan uçak hala bulunamadı. Bir de şu var ki çok daha ürpertici bir olay. Ülkeler arasındaki siyasi kriz bu şekilde bir kazanın olduğunu ama kimseye söylenmediğini beklendiğini ve bu kriz ortamının çözülmesi gerektiğini düşündürüyor. Bu gerçekten insanlık dışı bir şey olurdu. O insanların aileleri, akrabaları günlerdir sevdiklerinden bir haber bekliyorlar. Ama MH 370 hala bulunamıyor.

HANGİ ÜLKE VATANDAŞLARI VAR?

1. Çin: 152 yolcu ve bir bebek yolcu

2.    Malezya: 38

3.    Endonezya: 12

4.    Avustralya: 7

5.    Fransa:  3

6.    ABD: 3 yolcu ve 1 bebek yolcu

7.    Yeni Zellanda: 2 

8.    Ukrayna: 2

9.    Kanada: 2

10.  Rusya: 1

11.  İtalya: 1

12.  Tayvan: 1

13.  Hollanda: 1

14.  Avusturya: 1

Malezya Havayollarından yapılan açıklamada, Kuala Lumpur'dan Pekin'e gitmek üzere havalanan 12 mürettebat ve 227 yolcusu bulunan uçağın kaybolduğu bildirildi.

Uçağının kaybolmasının ardından başkent Pekin'deki Uluslararası Havalimanında endişeli bekleyiş sürüyor.

Çin Merkez Televizyonu CCTV'nin Çin Sivil Havacılık İdaresi'ne dayandırarak verdiği yolcu listesine göre yerel saatle 06.16'da Pekin'e iniş yapması gereken uçakta 154 Çinli bulunuyor. Listede yolcular arasında Türk vatandaşına ise rastlanmıyor.

Dünyada 1.5 milyon göz kayıp uçağı arıyor 

Google'ın yaptığı uygulama sayesinde google earth ve maps adlı programlarda yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri elde edilebiliyor. Büyük çaplı bir aramada bir çok insan tarafından imece usulü yapılıyor. 


Evet arkadaşlar yukarıdaki yazı 8 Mart 2014 tarihli bir yazı ve haber. İşte tam 7 gün sonra uçaktan hala haber alınamıyor. Bir çok ülke başta Malezya olmak üzere arama kurtarma çalışmalarında görev alıyorlar. Spekülatif söylemler sürekli dile getiriliyor . Ayrıca bir çok komplo teorisi de yapılıyor. Şimdi önümüzde iki adet önemli teori duruyor. 

Uçak kaçırıldı mı ?

Acaba uçak bir terör saldırısı neticesinde mi kaçırıldı. İşte bu konuda sürekli söylemler geliştiriliyor. Bunun nedeni uçakta iki adet kaçak yolcunun bulunması. İki adet yolcunun pasaportları bulunamıyor. 

Ancak bu teori de çürüyebilir cinsten. Bunun nedeni bu uçağı kaçırma girişimine yönelen insanlar kokpite nasıl giriyorlar ? Diyelim girdiler pilotlar neden hiç bir acil yardım çağrısında bulunmuyorlar. Dünyada bir çok uçak kazası oldu. Fakat bu şekilde ilgincine ilk defa rastlıyoruz. Yani ne bir haber ne bir uydu görüntüsü ne de bir konuşma geliyor uçaktan.

2.Teori : Acaba uçağı kaçıranlar pilotlar mıydı ? Yani herhangi bir psikolojik sorunu olan birisi olabilir. Ya da 300 milyon dolarlık bir uçağı satmak girişiminde bulunsalar uçağı haritada bulunamayan bir adaya götürseler. Şimdiye uçağın parçalarını eritip satabilirlerdi. Yani bu da bir komplo teorisi tabii ki. 

Uçakta 8 saatlik  yakıt varmış . İşte bu da ayrı bir teori acaba uçak bilinenden daha fazla mı yakıt aldı ve yoluna devam edebildi. Ayrıca Kuala Lumpur'dan Pekin yaklaşık 7 saat sürüyor. O yüzden bir saatlik dahayakıt koymuşlar. 

"b777-200er , 16-18 saat arası ikmalsiz uçabiliyor lakin kuala lumpur - pekin arası 6 saatlik uçuş olduğu için, bu uçağın 7 ya da 8 saatlik yakıt aldığı söyleniyor. uçak sivil radarda son görüldükten sonra 7 saat daha uçtuğu kesinleştiğine göre yakıtı bittiği için hint okyanusuna çakılmış olmalı. " diyor ekşisözlükten bir yazar.

Şimdi büyük bir araştırma alanı oluşturulmuş Hint okyanusunda araştırma 

yapılmaya devam ediliyor. 


Yine dikkatimi çeken bir ekşi sözlük yazarının yazdığına göre  :

"son açıklamalardan anladığım doğruysa pilot uçağı radardan saklayabilmek için özel bir rotayı takip etmiş. ve işte 7 saatlik yakıtla gidilebilecek yerleri çember içinde gösterip -ki hayvani bir çember- buralarda bir yerde diyorlar. 

peki ya bu tek kişinin değil de bir organizasyonun yaptığı bir işse ve resmi olarak 7 saatlik yakıt görünmesine rağmen uçağa daha fazla yakıt konduysa ? 

o zaman aynı radardan saklanma taktiğiyle uçak dünyanın herhangi bir yerine indirilmiş, içinden birşey alınmaya çalışılıyorsa alınmış, daha sonraki terörist bir saldırı için hazırlanacaksa hazırlanmış yani amaca ulaşılmıştır. ve şu andaki aramalar falan da tamamen afakidir. "

Acaba uçak hiç uçmadı mı ? 

Yani bir söylenti de dolanıyor etrafta. Acaba uçak hiç uçurulmadı mı ya da yanlış yerde mi aranıyor. Bilinmez ama ses getireceğe benziyor.
"