Ön söz : Bu hikayede anlatılanların hepsi hayal ürünüdür. Hiç bir olay, kurum, kuruluş ile sınırlandırılamaz. Bir yer düşünün... Buralardan çok çok uzakta. Dünyaya benzer ama dünya gibi değil. İşte serüvenimizde oraya geleceksiniz. İnsanoğlu bir çok duygu ile birlikte yaşar. Bu hikayemizde sizlere hepinizin bildiği ama aslında hiçbirinizin bilmediği onlar hakkında bilgi vereceğim. Duygular ve insanlar... İşte hikayemiz bu iki ana unsur üzerine kurulacak. Başlamadan önce duyguların ilk çıkış zamanlarına gidelim. (Bu hikayede anlatılanların hepsi hayal ürünüdür.m Hiç bir olay, kurum, kuruluş ile sınırlandırılamaz.)  İlk insanlar dünyaya gelirken amaçları doğruluk, iyilik, cesaret, adalet gibi kavramlar üzerinde yoğunlaşarak bu dünyaya gönderildiler.


         Ne yazık ki dünya onlara bu güzel düşüncelerin bahşedildiği yer değildi. Tabii her zaman hüzün keder mi kol geziyordu ? Hayır. Bazen huzur da vardı. Neyse hikayemize geri gidelim. İlk insanlar, ilk cinayetler ne zaman oldu ? İlk insan ne zaman öldü. İşte o zaman başka bir alemde yeni bir yaşam ortaya çıktı. Duyguların dünyası... Onlarda yaşıyorlar, onlarında bir boyutları vardı. Sadece insanlar onların boyutlarında olmadıklarından onları göremezlerdi. Kendilerine ait adalet kavramları, eşitlikleri, eşitsizlikleri, kavgaları, sevdikleri, nefret ettikleri vardı. Onlar da bazı zaferler kazanmışlardı. Mülkiyet kavramı konusunda kendileri içerisinde bazı düşüncelere sahiplerdi. Mutlulardı. Onları  mutluluk, sevinç, huzur diye tanırsınız. Biz onları bu hikayede daha farklı anlatacağız. Ve onların hangi duyguyu temsil ettikleri ide siz okurlarıma kalacak..

     
Paylaşın:

Lütfen Yorum Yapınız:

6 yorum var.

  1. Güzel bir yazı sanki bir sinema filmi senaryoswu gibi :P
    İnsannlar dünyaya geldiklerinde tertemiz bir şekildedir ancak ileride kirlenip kirlenmemeleri ni kendi çizgileri belirleyecek.

    YanıtlaSil
  2. Dünyadaki birçok adaletsizlik mülkiyet kavramı sebebiyle meydana gelmiştir. Mülkiyette sınır tanımayan insanlar dünyanın dengesini nasıl olduysa bozmayı başarmışlardır.Mülk tutkusu orayı da bozar..

    YanıtlaSil
  3. Gökyüzünden nefret ederdi karanlık. Parıltılı gecelerden, rengarenk günlerden, parıltılı gözlerden, yağmurlu günlerden... Her şeyden nefret ederdi karanlık.. Çünkü tanrı onu aldatmıştı.. Sevdiğini çalmıştı.. Karanlığı satmıştı..

    YanıtlaSil
  4. Payalşım için teşekürler..

    YanıtlaSil
  5. Karmaşık.. Duygu kontrol edilebilir bir "nesne" dir.

    YanıtlaSil
  6. Güzel paylaşımınız için teşekkürler, sitenize abone olarak gelişmeleri takip etmek isteriz.

    YanıtlaSil

Türkçe dil kurallarına lütfen dikkat edelim.
Yorumunuz en kısa sürede yayınlanacaktır..
Yorumlarınız bizim için değerlidir.