Ekim 2012

Blogger yazı içerisine adsense kod eklemek istiyorsanız öncelikle adsense kodunuzu buraya yazın ve convert edin. Daha sonra aşağıdaki adımları uygulayınız.

1. Adım:İlk başta yapmanız gereken yandaki adımları uygulayarak HTML'yi düzenle kısmına gelmek. Şablon > HTML'yi Düzenle > Widget Şablonlarını Genişlet'i tıklayalım.

2. Adım: Şimdi Ctrl+F kullanarak data:!post.body yazın ve <data:!post.body/> kodunu bulun (Aradaki ! işaretini kaldırıp arayın) ve bu kodun üstüne aşağıdaki kodu ekleyin:

Kod:
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
Reklam kodu buraya eklenecek
</b:if>
Not:Reklam yazısının altta görünmesini isterseniz <data:!post.body/> 'nin altına ekleyin.
Not:Reklam yazısının üstte görünmesini isterseniz <data:!post.body/> 'nin üstüne ekleyin.
Evet arkadaşlar uzun bir arada sonra tekrar haftanın sitelerini yayınlıyoruz. Bu siteleri sizlere anlatma amacımız ilk önce İnternetin kaliteli sitelere de sahip olduğunu göstermek. Yani aslında bizim bulamadığımız bir sürü kaliteli amaca hizmet eden siteler var. Neyse fazla uzatmadan ilk sitemizle başlayalım.

1. Hayretlik.Com 


Sitenin sloganına bakalım öncelikle "İlginç bilgiler, inanılmaz ve şaşırtıcı gerçekler... Kısaca hayretlik şeyler. Eğlenirken öğrenecek, öğrendikçe şaşıracaksınız." Gerçekten de sloganına uyan bir site. Siteye ilk kez girdiğinizde sade ve oldukça hoş bir tasarım karşılıyor sizi. Rastgele seçeneğine tıklayarak yüzlerce ilginç bilgiyi öğrenebilirsiniz. Hem de bu bilgiler her zaman İnternette "İlginç bilgiler" yazılıp hemen önünüze çıkacak sitelerde bulamadığınız bilgiler.

Site Adresi : www.hayretlik.com




2. Aorhan.Com 


Ahmet Orhan'ın kendi kişisel sitesi olan bu blog, gerçekten de çok tarz bir blog. Sitenin tasarımı, renk uyumu, şablonu, sadeliği, kompleks bir yapıya sahip olması gerçektende en büyük artıları. Bir çok konuda hizmet veren bu siteyi sizde ziyaret edebilirsiniz.
 Özellikle Wordpress konusunda gerçekten kaliteli bir yere sahip bir sitedir.
Site : www.Aorhan.Com 





Merhaba sevgili okurlarım;

Biliyorsunuz Sosyofikir Mash2 temasındaydı. Ama temadaki bazı sorunlar nedeni ile tema konusunda sıkıntılar yaşıyorduk. Temanın yazılarının belirgin olmaması, sidebar sorunu vb. Bu yüzden yeni bir tema arayışına girdik. Şimdiki temamız biraz daha görselliğe dayalı bir tema. Manşet eklentisi ile sizlere önemli yazıları daha çabuk görebilme imkanı sağlıyoruz. Bunun yanı sıra Sağ sidebarda bulunan 2'lü açılıp kapanabilen En iyi yazılar, Son yorumlar ve arşivimize ulaşabilirsiniz. Önceki temadaki tasarımdan çok uzaklaşmayarak sizleri temaya aşina hale getirmeye çalışıyoruz. Yine aşağıdaki footer kısmında bazı kategorilerden 5 adet yazı gösteriliyor. Bunlarda umarım ilginizi çekecektir. Neyse, Sosyofikir.com yeni teması ile okurlarını selamlıyor. Umarım daha başarılı sitelere..

Bu arada sitemiz tüm tarayıcılarla uyumludur.







Merhaba arkadaşlar bu sefer çok kaliteli bir tema ile karşınızdayız. Yapımcısı Way2blogging olan bu  free premium temaya çok kolay sahip olabilirsiniz. Herhangi bir sorunuzda konunun altına belirtebilirsiniz.



Sayfa düzenleme görüntüsü



Yukarıdaki resim blogunuzu düzenlerken tasarım aşaması, kontrol panelidir.

Özellikleri

  • Kaliteli ve  düzenli bir tema
  • Uyumlu aralıklar ve düzen
  • Adsense uyumlu tema.
  • SEO uyumlu
  • 3 Kolonlu Footer 
  • 3 Navigasyon Menüsü
  • Header Reklam alanı
  • Page navigation Eklentisi ( Sayfalarınızı 1.2.3.4.5) diye sıralandırır.
  • Düzenlenebilir sosyal eklentileri
  • Linkwithin'in sunduğu bunlarda ilginizi çekebilir eklentisi
  • Yeni sosyal paylaşım düzenlemeleri
  • "Bu makaleyi beğendiniz mi ?" eklentisi
  • Yukarı çık eklentisi

wAYBLOGGING TEMASINI YÜKLERKEN 

Gerekli düzenlememeleri yapmalısınız. Örneğin mail adresinizi vb. html'yi düzenleden eklemelisinz.

Blogger temasını nasıl yüklerim

  1. Blogger kontrol paneline gidin > Tasarım > Html'yi düzenle
  2. Öncelikle kendi temaınızı(şablonunuzu) bilgisayarınıza kaydedin.
  3. Daha sonra yükleme kısmına tıklayıp temaya iki kez tıklayın ve ya aç diyin
  4. Yükle butonuna basın ve kullanın.

Düzenlemeler

  1. Blogger paneline gidin ve temaya bakın  > HTML'yi düzenleye tıklayın.
  2. Widgetleri genişlet kutusunu tıklayınız. Kutu seçili olmalı.

Reklam alanlarını düzenleme

Yazıların üstündeki reklam düzenlemeleri

  1. Adsense için boyutları : 336px X 280px
  2. Bunu arayın: <!-- Adsense Below Post Title -->
  3. Adsense kodunuzu  bulduğunuz kod yerine yapıştırın. Adsensenizi eklerken :
  4. http://www.eblogtemplates.com/blogger-ad-code-converter/ yandaki adrese tıklayarak adsense kodlarınızı eklenebilir hale getirdikten sonra yapıştırın.

yazıların altındaki reklam düzenlemeleri

  1. Adsense için boyutları : 336px X 280px
  2. Bunu arayın: <!-- Adsense Below Post Title -->
  3. Adsense kodunuzu  bulduğunuz kod yerine yapıştırın. Adsensenizi eklerken :
  4. http://www.eblogtemplates.com/blogger-ad-code-converter/ yandaki adrese tıklayarak adsense kodlarınızı eklenebilir hale getirdikten sonra yapıştırın.

BU YAZIYI BEĞENDİNİZ Mİ EKLENTİSİNİ DÜZENLEME

Düzenlenebilir sosyal ikonlar

  1. Yandaki kodu arayın : <!-- DoYouLike Social Links -->
  2. Bu kodu bulduktan sonra twitter vb. paylaşımlarınızı paylaştığınız kullanıcı adınızı yazınız. Ve kendinize göre düzenleyiniz.

Feedburner adresinizi düzenleme

  1. Yandaki kodu arayınız <!-- Feedburner Email From --> code
  2. Kodu bulduktan sonra "way2blogging" yazan yere kendi Feedburner adresinizi ekleyin. Örneğin: "sosyofikir"

LINKWITHIN İLGİLİ YAZILAR EKLENTİSİ

Bu kodu bulun ve gerekli düzenlemeleri uygulayın. <!-- Linkwithin Script -->comment.

Temayı indirmek için way2blogging sitesine gidip tema için yorum atmalısınız.
Sergen yanlış yerde program yapıyor diye düşünüyor musunuz ? Yani anlamadığım Sergen bir futbolcu, böyle bir programda olabilmesi saçma, eğer hitabeti yüksek birisi olsa tamam buyursun Yetenek Sizsiniz'de olsun. Fakat Sergen bu şekilde daha yorum yapamazken bu programda yer alması biraz saçma. Gelin sözlüklerin sergenle ilgili yorumlarına göz atalım..

Uludağ sözlükten asalm yazmış :
adam ne müzikten anlıyor,nede danstan.
ancak böyle ..... bir yarışmada jüri üyesi olabilirdi.
diğer jürininde hülya avşar olduğu düşünülürse.
Ekşi'den bir yorum geliyor Mikelarteta yazmış
yetenek sizsiniz jürisine uymamış büyük futbolcu, insan ali taran'ın yorumlarını duymak istiyor, sergen biraz fazla soğuk kanlı gibi geldi jüzri üyesi olarak.

Yine Uludağ'dan :
bazen saçmaladığı anki repliklerdir. (bkz: iyi bi takımsınız ama hayır diyorum)
(saldalirido,
Merhaba arkadaşlar bu seferki blogger eklentileri yazımızda sizlere çok güzel bir eklentiyi tanıtacağım. Öncelikle nasıl olacağına bakalım. Yazınızın hemen altında gözükecek olan 10 adet en çok yorum yapılan yazınız olacak.




<script type="text/javascript">
function getYpipePP(feed) {
document.write('<ol style="">');
var i;
for (i = 0; i < feed.count ; i++)
{
var href = "'" + feed.value.items[i].link + "'";
var pTitle = feed.value.items[i].title;
var pComment = " \(" + feed.value.items[i].commentcount + "\)";
var pList = "<li>" + "<a href="+ href + '" target="_blank">' + pTitle;
document.write(pList);
document.write(pComment); //to remove comment count delete this line
document.write('</a></li>');
}
document.write('</ol>');
}
</script>
<script src="http://pipes.yahoo.com/pipes/pipe.run?
YourBlogUrl=http://sosyofikir.com
&ShowHowMany=10
&_id=390e906036f48772b2ed4b5d837af4cd
&_callback=getYpipePP
&_render=json"
type="text/javascript"></script>



Kırmızı ile yazılan kısıma kendi blog adresinizi yazıyorsunuz.
Dünya... Dünyayı korumak isteyen insanlar var. Ve mahvetmek isteyen. İşte buna savaş ve barış deniyor. Önemler sıralanıyor. Gözcüler yaşamları gözetliyor. Ve herkes yaşamını yaşıyor. Yanlış yaşadığı zaman da önemi soruluyor. İşte Fringe'de böyle. "Observers" adı verilen kişiler dünyayı gözetliyor ve insanların yaşamlarına müdahale ediyor. Ve tabiki de bu durumda insanlar ayağa kalkıyor "Massive Dynamic" devrede şuan. 2. sezon nasıl olacak ? Yani sadece bilim kurgu mu ? Hayır aile içi sorunlar, kalite, aksiyon sizleri Fringe'de bekliyor.
Merhaba yazarlarımız sizlere kaliteli makaleler yazıyor. Ücretlerde oldukça uygun. Örneğin:

  • 300 Kelimelik Özgün Makale : 3.00 tl 
  • 400 Kelimelik Özgün Makale : 4.00 tl 
  • 500 Kelimelik Özgün Makale : 5.00 tl 
  • 600 Kelimelik Özgün Makale : 6.00 tl
Sadece aşağıdaki formu dolduruyorsunuz arkadaşlar
Coca Cola bildiğimiz gibi dünyanın en büyük şirketlerinden biridir. Coca Cola ilk olarak eczanelerde ilaç olarak kullanılmıştır. Daha sonra içeriğindeki bazı maddeler değiştirilerek içecek olarak popülerleşmiştir. İçeriğinde yedi gizli madde bulunmaktadır. Dünyada bu maddeleri sadece iki kişi bilmekte ve bu maddeler bir kâğıtta yazılı olarak bir bankanın kasasında muhafaza edilmektedir. Ortalama olarak dünyada saniyede sekiz bin kutu Coca Cola tüketildiği saptanmıştır. Bizde sizlere işte bu Coca Cola'nın formülünü yazıyoruz.
Coca Cola'nın ilk servis edildiği eczanenin sahibi Joe Jacobs tarafından hazırlanan liste yayınlandı.
Kimyacı John Pemberton tarafından 1886'da bulunan Coca Cola'nın gizli formülü, 24 saat güvenlik görevlilerinin gözetimi altında Atlanta'da bir kasa dairesinde saklanıyor. Ancak "thisamericanlife.org" internet sitesi bu formülü bulduğunu açıkladı.İddiaya göre 1979 tarihli bir gazete makalesinde, kolayı üretmek için geçerli içerik maddeler ve miktarları yer alıyor. Atlanta Journal-Constitution gazetesinin, 8 Şubat 1979 sayısında tam olarak Pemberton'ın tarifi olduğu söylenen bir kitap sayfası fotoğrafı yer alıyor.Dünya'nın çok tüketilen ve içeriği her zaman tartışma konusu içecek Coca Cola'nın formülü yayınlandı. Coca Cola'nın yeni yayınlanan formülünde alkol maddesinin yer alması Cola Cola içenlerin tepkisini çekti.


İşte o listede yer alanlar: 


  • 12 gram sıvı koka özü
  • 85 gram strik asit (limon asidi)
  • 28,35 gram kafein
  • 9,4 litre su
  • 946,9 mililitre kireç suyu
  • 28,35 gram vanilya
  • 42,5 gram ya da renk vermek için daha fazla karamel
  • 226,7 gram alkol
  • 30 damla limon esansı
  • 10 damla küçük Hindistan cevizi esansı
  • 10 damla neroli
  • 7X çeşnisi (56,6 grama 18,9 litre şurup)
  • 5 damla kişniş


Kaynaklar


Windows 8 çıkıyor. Merakla beklenen Microsoft'un yeni işletim sistemi olan Windows 8 piyasaya çıkıyor. Eskiden Windows serilerini çok pahalı çıkarırdı. Bu sefer belkide bir nebze olsun kopya kullanımları engelleyebilmek için ücreti biraz düşürmüş. Bu sayede artık eski işletim sisteminizi geliştirme imkanı sağlanıyor. Yani örneğin XP kullanıyorsunuz. Ve işletim sisteminizi geliştirmek istiyorsunuz. Yapmanız gereken İnternet'ten belirli güncellemeleri uyguluyorsunuz. Bunun için Xp'den win7'ye kadar tüm işletim sistemleri dahil.  Bu güncelleme için istenen ücret 40 $ yani 72.000 TL diyelim. Eğer bilgisayarınızı 2 Haziran'dan sonraki bir tarihte aldıysanız. Microsoft Company sizlere 15$ yani 27 liralık bir indirim sunuyor. Bu da 45 liraya yeni win8'e geçme hakkını sizlere tanıyor.


"Gerçeği anladığımızı düşünüyoruz. Ama evrenimiz çokların sadece biri. Onların arasında seyahatin bilinmeyen gerçeği çoktan bizim gibi. Varlıklar tarafından keşfedildi ama onların tarihi bizimkinin çok daha önündeydi. Öyle bir ziyaretin negatif etkileri hem bizim, hem de onların dünyalarında geri dönülemez olacaktı. İlk başta fark edilmesi zor, bazı doğal olmayan olaylar başlayacak. Ama kansere benzer bir biçimde büyüyecek. Ta ki basit bir gerçek inkar edilemez hale gelene kadar. Bir dünya kurtulacak. Ya onların ya da bizim. "


Bir kitapta bunlar yazılıydı. Yani astral seyahat'tan mı bahsediliyordu. "Çoklardan sadece biri." Evren belkide milyonlarca, milyarlaca farklı gezegenin arasında küçük bir yere sahipti. "Varlıklar tarafından keşfedildi." İnsanoğlu dünya dışında bir çok gezegene gitmedi mi ? Peki ya onlar da bizi aramak için geliyorlarsa ? "Öyle bir ziyaretin negatif etkileri hem bizim, hem de onların dünyalarında geri dönülmez olacaktı." İnsanlar gidecek, onlar gelecek. Bu nereye kadar gidecekti ? Farklı bir gezegen var olabilir miydi ? Üzerinde yaşam belirtiler olan ? Ya onların amacı dünyayı silmek ise ? Ya insanları yaptıkları kötü şeyler yüzünden cezalandırmak isterlerse ? Dünya kirleniyor. Dünya yenileniyor. Herkes ölüyor, herkes doğuyor. Neler oluyor ? Hepsini yazamayız ama mesela dünyada her gün en az 151,467 kişi hayatını kaybediyor. 354 bini aşkın kişi doğuyor.




Süpersonik uçak XCOR'un üretimde sona yaklaşıldı. Saatte 3.600 kilometreyle giden Lynx modeli uçak New York-Tokyo arası gidişi sadece 1.5 saate düşüyor!

Fiyatını merak ederseniz 95 bin dolar. Bu kadar fiyat olmasının sebebi, elbetteki uçağın daha seri üretime geçmemesi ve bildiğimiz gibi onlarca saat süren yolculukların bu uçakla 2 saatten az bir süreye dönüşmesi. Tüm hava limanlarına iniş-kalkış yapabilecek olan XCOR Aerospace'in Lynx modeli olan bu jet 100 km yüksekten yol alacak. ABD-Japonya arasında gidiş gelişi inanılmaz bir süreye indirecek olan jet, 2013 yılında test uçuşlarına başlayacak.

Bu jetin bu kadar hızlı olmasının tek sebebPratt&Whitney JT8D-219  motorunu kullanmasıymış.

Biliyorsunuz AP ajansı tüm dünyaya bir fotoğraf yaymıştı. 

Maç esnasında giyiminden saç stiline kadar oldukça farklı bir görüntü çizen "hayalet" silüetinin siyahi bir yaşlı kadına ait olduğu ortaya çıktı.
Gol sevinci sırasında ayağa kalkamayacak kadar yaşlı olan kadının kameranın çekim açısıyla objektiflere farklı bir görüntü sunması ilginç yorumlara neden olmuştu. Olayın açıklığa kavuşması da Dragao Stadı'nı her maçta tıklım tıklım dolduran Porto taraftarlarına derin bir nefes aldırmış oldu.


Merhaba arkadaşlar bildiğimiz gibi yarın bayram.  Camiye gidileceği zamanları öğrenmek için aşağıdaki namaz vakitlerine bakabilirsiniz.  Bu namaz vakitlerine bakarak Türkiye'nin 81 ilinde ne zaman namaz kılınacağını öğrenebilirsiniz. 
Doctor Bishop, oğlu, ajan Dunham bir şeyler peşinde. Bunlar insanları etkileyecek nitelikte önemli durumlar. İşte bu da bir dizi. Arka arkaya seyretmeye başladım siz okurlarınmla paylaşayım diye. Beğenirseniz siz de izleyebilirsiniz.

Doktor Bishop :  17 yıl boyunca tımarhanede kalmış bir doktor. Hayatının her anında oğlunu ve ailesini  sevmiş ve onlara değer vermiş bir insan. Hayatında bir çok önemli projede bulunmuş ve deneyleri sonucunda akıl hastanesine gönderilmiş, inanılmaz bir profesör.

Ajan Dunham :  Ajan Scott ile yakın bir ilişki yaşayan, kararlı, karakter çözümlemeleri kararlı olan bu  şahşiyet, FBI'nın 1 yıldır bulamadığı adamı 3 haftada bulmuştur. Yetenek ile bezenmiş bir karakter.

Bishop'un Oğlu : Patavatsız, akıllı, saygısız ama güvenilir bir insan olarak tanımlanabilir. Babasından nefret ediyordu başlarda. Eğer Ajan Dunham onu kandırmasaydı hala Irakta olacaktı.


Karakter çözümlemeleri bittiyse asıl önemli kısım bu diziden kazanımlarımız neler olur ?

Öncelikle korku, bilimsel, gizem vb duyguları bir arada yaşatan Dr. Bishop sayesinde oyunculuğun kalitesini bir kez daha tanımlatan bir durumdan bahsediyoruz. Her zaman inanmak, insanın en büyük erdemidir. Bu her zaman vurgulanıyor dizide. Ve bilmem dikkat ettiniz mi bazı figürler mevcut filmde. Mesela yarım elma, kelebek vb. bunlarda muhtemel olarak bazı anlamlara sahipler. Bunları ilerleyen zamanlarda sizlerlle konuşacağız.

Saat 4 ü geçti....
Enefora gelirken bütün krallık sanki korkudan kaçmaya hazırdı. Ama o hiç kimseden korkmuyordu. Ve Kral Rayden de bunu biliyordu. Rayden eski tozlu kitaplığına gitti. Yanındaki korumaları dışarıda beklemeleri konusunda uyardı.  Ataları'nın kitaplarını okuyarak belkide bazı kazanımlar elde edebilirdi. Kendine güvenemiyordu. Zihnindeki karışık ve onu rahatsız eden düşünceler artmıştı çünkü.
 

    Kitabı yavaşça tahta masyaa koydu. Masa Latonlar'dan kalma eski bir masaydı. Ve kimbilir kaç kralın üzüntüsüne, korkusuna, zaferine ortak olmuştu. Rayden kitabı açtı ve okumaya başladı....

-Sen Kral Jarmos soyundan gelen.
-Onlar korkunç, onlar güçlü
-Ama sende güçlüsün.
-Dünyaya hükmedeceksin.


"Tanrı dünyayı yaratırken Eneforayı yeryüzüne gitmek veya gitmemek arasında seçim yapmasına izin verdi.. Enefora Tanrıya karşı çıkan tek varlıktı. Tanrı onu cezalandırmak istiyordu. Ama önce yeryüzüne inebilmeliydi."

Rayden bir anda kapağı kapadı. Nasıl, yani Enefora Tanrı'nın bir hizmetkarı iken ona karşı mı gelmişti ? Kitabı tekrar okumaya başladı...


Okuduğunuz :Dördüncü Bölüm - Hizmetkar

Diğer bölümler :



Sosyofikir kaliteli yazılarına ara vermeden devam ediyor. Bu seferki röportaj konuğumuz bir çok kişininin tanıdığı wmaracı'nın kat moderatörü, csariaslan.com'un sahibi,  dizifun.com'unda sahipliğini yapmış bir isim Cihangir Sarıaslan. Çok önemli konulara değindik. Cihangir hocamızda kendi fikirlerini açıkladı. Ve gerçekten de iyi bir röportaj oldu.
Sosyofikir : Merhaba öncelikle bu keyifli sohbet için zamanınızı ayırdığınız için teşekkürler.  Webmasterlığa ne zaman başladınız ?
 Csariaslan : Webmasterlığa 15 yasımda başladım. Okuldan kaçıp internet cafeye giderdim. Bedava sitelerle uğraşarak başladım.
 SosyoFikir: : WmAracı ile tanışmanız ne zaman oldu ? Ve nasıl bu şekilde yükselebildiniz ? Çünkü biz biliyoruzki wmaracında yükselmek hiç kolay değildir.
 Csariaslan : Geçen sene oldu daha önceleri araçlarını kullanıyordum kayıt olduktan sonra uzun süre takıldım sitemden bile çok takıldığım bir mekan haline geldi wmaracı
 SosyoFikir: Yani anlıyoruz ama neden Wmaracı ? Piyasada bir çok webmaster sitesi mevcut, ama siz wmaracı diyorsunuz. Yöneticilerinde isteğiyle kategori modu olarak göreve başladım
 Csariaslan : 2006 dan beri r10 üyeliğim bulunuyor ama böyle bir ortamı hiç bir yerde görmedim hem paylaşımlar açısından hem arkadaşlıklar açısında bana çok şey kattı wmaracı
 SosyoFikir: Bu zamana kadar webmaster dünyasında hangi sorunlarla karşılaştınız ? Kısaca açıklar mısınız ?
Csariaslan : Bu zamana kadar hiç bir sorun yaşamadım diye bilirim yaşamış olsamda ufak tefek sorunlar. Ama beni çok üzen bir olay yaşamıştım. İlk sitelerimden birtanesi dizifun.com du sitem mükemel giderken acemilikten domainin süresini uzatmayı unutmuşum düştü ve bidaha kendine gelemedi
 SosyoFikir: Webmaster dünyasında dünyaya açılan büyük bir Türk webmaster sitesi henüz mevcut değil, sizce nedeni nedir ?
 Csariaslan : Evet türkiyede böyle bir oluşum yok şuanda olmasıda zor gibi görünüyor çünkü bizim insanımızın yapacağı bir iş değil sabır yok bizde
 SosyoFikir: Türkiye'deki diğer Webmaster sitelerini nasıl görüyorsunuz ? Bunlar içerisinde özel olarak takip ettiğiniz Websiteleri mevcut mu ?
  Csariaslan : Diğer webmaster sitelerini takip etmiyorum sadece ticaret için arada bi bakıyorum neler var neler yok diye takip ettiğim tek site wmaracı
  SosyoFikir:  Biliyorsunuz Rusya'dan gelen büyük bir dalga ile Yandex arama motoru Türkiye'de büyük bir çıkış yaparak insanların sevgisini ve desteğini kazandı. Sizce Türkiyede'ki interaktif kullanıcı yapısı ile özdeşleşen kısacası tekel olan Google'ın yerine bir alternatif olarak Yandex düşünülebilir mi ?
 Csariaslan : Yaandexin Türkiyede fazla tutacağını düşünmüyorum. Geleceği en büyük nokta burası biraz daha ileriye gider ama Google gibi popüler olmaz . insaların alıştıklarını kolay kolay bırakması zor yandexe girmek isteyen bile googleden arıyor bu yüzden yandexin tutma olasılığı çok az. Sadece webmaster topluluğunu çekerek belli bir kesime hitap edebilirler
SosyoFikir: Daha önceki sorularımızda demiştiniz ki sabır ? Peki ya o sabrı onlar gösterirse. Şansları olamaz mı ?
 Csariaslan : Sabır gösterilip işin peşinden giderlerse neden olmasın. Hemen pes etmemek gerekiyor bir işe giriyorsan sonunu getirmek lazım. Dediğim gibi bizim insanımızda bu yok  2 ay sonra hit yok kimse gelmiyor ne yapayım bu siteyi diye bırakıyorlar yada biraz hitlendimi site para kazanma hırsına giriyorlar buda o işi ölüdürüyor büyük oynamak istiyorsan parayı ikinci plana atman gerekiyor buda zor.
 SosyoFikir: Kendiniz de bir çok özelliği içinde barındıran, çeşitli kaliteli projelerin oluşumuna yön veren bir websitesi yani bir İnternet proje takımı kurmak ister miydiniz ?
 Csariaslan : Evet aklımda güzel projeler var bu projeleri hayata geçirmek için uğraşıyorum inşallah amacıma ulaşırım
 SosyoFikir: Ne gibi projeler, tüyolar alabilir miyiz  ?
 Csariaslan : Amacım gençlerle birlikte büyük bir okuyucu kitlesine ulaşmak bu kadar söyleyebilirim
 SosyoFikir:  Biliyorsunuz ki Messenger, Icq gibi bazı programlar eskisi kadar revaşta değiller. Sizce bundan sonra çıkabilecek yeni oluşumlar Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin de sonu olaiblir mi ?
 Csariaslan : Bu zamana kadar ne siteler geldi geçti ama facebookta elbet valizini toplayacak ama nezaman olur bunu bize zaman gösterecek bu alemde yerini kaybetmeyecek bir site var oda google
 SosyoFikir: Evet röportajımızın sonlarına geliyoruz. Şimdi biraz da sizi tanıyalım. Neler yaparsınız ? Neleri seversiniz ? İleride farklı bir internet projesi içerisinde büyük işlerde rol almak ister miydiniz ? Yani bir oluşum içerisinde siz görülmek isteseniz, tekliflere açık olur muydunuz ?
Csariaslan : Ben 26 yasında evli 2 cocuk babasıyım internet dışında futbolu çok seviyorum 7/24 maç olsa izlerim o derece   ilerdeki düsüncelerimi biraz önce söylemiştim ama sadece kendi projelerimi oluşturmak istiyorum 
Merhaba Soyofikir okurları sizler için yeni projelerimiz ve fikirlerimiz her zaman durmaksızın devam ediyor. Biz "En Çalışkan Blog" kategorisinde kazanımlarımızı gerçeğe dönüştürmek için sürekli çalışmaya devam ediyoruz. Bu sefer de Türkiye'nin sayılı Web master sitelerinden Wmaracı.Com'un moderatörlerinden Ahmet Orhan ile keyifli bir söyleşi hazırladık. Söyleşimiz sizlerle...


Sosyofikir(Ata) : Webmasterlı'ğa ne zaman başladınız ?

Ahmet Orhan:   Webmaster'lığa 2006-2007 yılları arasında başladım. İlk olarak memleketime bir website açmak için basit siteleri kullandım sonra farklılaştırma duygusuyla yeni yeni kodlar, yeni sistemler öğrenince ve içimdeki aradığım hobi" web arayüzleri" ortaya çıkınca bugünlere geldi.

Sosyofikir(Ata) : WmAracı ile tanışmanız ne zaman oldu ? Ve nasıl bu şekilde yükselebildiniz ? Çünkü biz biliyoruzki wmaracında yükselmek hiç kolay değildir.

Ahmet Orhan:  Wmaraci ile ilk acıldıgı günlerde kendileri benimle iletişim geçmişlerdi. O zamanlar sadece webmaster araçları aktif idi ve ara ara kullanıyordum. Sonrasında forumu açtılar ve genellikle blog üzerine yoğun şekilde aktifliği olduğunu görünce buraya üye olup bende konuları takip ediyordum. Wmaracı'nda bir çok tanıdığım moderatör vardı ve bloglar için hep yenilikler istediğim için foruma dahil  olmamı istediler bende severek dahil oldum. Ne kadar çok mesaj vs. yazmasamda aktif olarak takip ediyor ve sürekli nasıl ilginç veya geliştirici br şey yaparızda blog kalitesini artırız düşünceleri içinde wmaracinda vakit buldukça yer alacağım.

Sosyofikir(Ata) :  Anlıyorum. Peki neden Wmaracı ? Türkiye'de bir çok webmaster sitesi mevcut. Ama siz Wmaracı'nı seçtiniz neden ?
Google Fransa'ya göz dağı verdi. Nedeni Fransız Parlementosun'da belirlenen arama motorlarının devlete aramada kullanıldıklarından dolayı vergi vermeleri gerektiği konusundaki yaptırım kararı sonucunda Google ile Fransa devletinin araları iyice açıldı. Google, Fransa'nın bu şekilde yaptırımlara devam etmesi ve meclisten bu yasanın geçmesi durumunda Google.Fr olarak tüm fransız sitelerini yayından silmekle ve hiçbir arama sonucuna karşılık vermemekle tehdit etti. Fransa'nın önümüzdeki günlerde bu konuya karşı neler yapacağı bekleniyor.

Google'ı bilirsiniz dünyanın en iyi arama motoru. Peki bu Google'ın çalışma mekanizmasını görmek, onu gerçekten izleyebilmek ister miydiniz ? Bildiğiniz gibi Google bir çok projeye imza atmıştır. Ama bu seferki projesi Google'ın kalitesini bir kez daha ortaya koyar nitelikte. Google kaliteli yapısı ile herkesin aramalarına sonuç sağlarken, bu sefer size kendi veri merkezinin sınırlarında bir dolaşma imkanı sağlıyor. Ve bu dolaşma konusunda karar sizin. İsterseniz ileriye isterseniz geriye, yönlendiren sizsiniz :) 
Google’ın veri merkezini dışarıda, kapıdan dolaşmaya başlamak isterseniz buraya, gezintiye ön kapıdan başlamak isterseniz buraya, içeriden başlamak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.
Ne zordur onları kontrol etmek. Okb ile uğraşan, savaşan insanlar her zaman nefret etmişlerdir düşünmekten. Ama her zaman düşünür insan ancak böyle yaşayabilir. Beyni onu her zaman kendi dünyasına geri çeker. Ve Obsesif kompulsif bunları yenemez. Ama ya yenilebilir bir hastalık olduğunu söyleseydik. Obsesif kompulsif bozukluk her zaman bireyin aklında yer alır. Düşünün gökyüzünü, dünyayı mesela dünya ne kadar da büyük. Milyarlarca yıldız var. Milyarlarca gezegen var.  Milyonlarca düşünce, hastalık, kötülük, iyilik vb. Düşünün şimdi önünüzde bir kutu olsaydı. Ve kötü, sizi beyninizi mahveden o aptal düşünceleri o kutuya yazıp atmanız istenseydi. Ve bu şekilde bu kötü düşüncelerin bir daha aklınızın ucundan bile geçmeyeceği söylenseydi. İnanır mıydınız ? Bence inanın. Sizleri Düşünce Odasına davet ediyorum. Bu bir reklam veya yazmak için yazılan bir yazı değil. Yukarıda anlattıklarımı uygulayabileceğiniz bir yer. Çok kolay sadece içinizdeki kötü duyguları ve düşünceleri yazıyorsunuz. Ve sonra o düşünceler bir bir düşüyorlar yıldızlara gidiyorlar. Yıldızlardan düşüp evrenin sonsuz boşluğunda uzak diyarlara gidiyorlar. Ve siz düşünceler odasından çıktığınızda kendinizi rahat hissediyorsunuz.
Bu sistem sitemizin hemen sol tarafta mevcuttur.
Çevrimiçi olduğumuzda sorularınızı rahatlıkla sorabilirsiniz.

Dostlarım.. Sizlere Sosyofikir'den bir yenilik daha. Nedir bu Canlı Webmaster Destek ? Öncelikle bu çalışmada amaç olarak kategorilere göre ayrılmış konular üzerinden sormak istediğiniz ne varsa sorabilirsiniz. Peki nedir bu soru kategorilerimiz yani cevaplandırabileceğimiz kategoriler.


İNTERNET VE WEB DÜNYASI

    ücretsiz banner
  • Blogger Ayarları, İpuçları, Tema Sorunları, Tema İstekleri
  • Wordpress Tema İstekleri, Tema Sorunları
  • Webmaster Araçları (Google, Bing, Yandex ve diğerleri)
  • Seo nedir ? Nasıl yapılır ? Ne kazandırır ? İpuçları nelerdir ?
  • Google Hizmetleri ile ilgili tüm sorular
  • Google Adsense başvuru sorunları, kabul edilemeyen içerikler, Google politikaları, Reklam için altın kurallar.
  • Blog sistemleri hakkında bilgiler
  • Alexa yükseltmek, Alexa nedir ? İpuçları nelerdir ?

Geocaching Nedir ? Neler gerekir ?
- Öncelikle bir kutu lazım. Bu kutu içerisine bazı eşyalar yerleştiriyorsunuz. Ve bir Gps cihazınıda kutuya koyup başka bir oyuncunun onu bulmasını sağlıyorsunuz. Geleneksel geocache; geocacherin su geçirmez bir kutu içine bir kalem ile birlikte bir adet kayıt defterini koyarak, kutuyu koyacağı yerin koordinatlarını kaydederek, kutuyu üzeri açık bir yere (GPS cihazları kapalı yerlerde düzgün çalışmamaktadır) saklanmasıdır.  Günümüzde, dünya çapında, 7 kıta üzerinde, 222 ülkede, Antartika dahil olmak üzere, çok çeşitli web sitelerine kayıtlı 900.000 kutu yer almaktadır. Türkiyede bu oyuna dahil olmakla beraber içerisinde 50.000'den fazla kutu bulunmaktadır. Amaç defile bulmaktır. Ama bu gerçekten de kolay değildir. Çünkü defileleri her zaman oyuncular bulmamaktadır. Bazen de çevrede bulunan insanlar defileleri bulup içindekileri alabilirler. Bu yüzden de defileler saklanırken dikkatli olunmalıymış. Yani bu oyunda herkes saklayacağı defilesini oyunun kendi sitesine kayıt ettirmelidir. Oyunun belirli çeşitleri de vardır.
Geocache kutuları değişik boyutlarda olduğu gibi, değişik zorluklarda ve alanlarda saklanmış olabilir. Kolay bulunabilen kutular olduğu gibi çok zor yerlere saklanmış, zor koşullar kat edilerek ulaşılması gereken yerlere konulmuş kutular vardır. Bu çeşitlilik geocaching'in daha zevkli ve bir çok kişiye ulaşmasını sağlamaktadır. Bulmaca çözmeyi sevenler için, koordinatların şifrelenmiş olarak saklandığı kutular da vardır. Bunlar ;
  • Geleneksel: En basit cache türüdür. Geleneksel kutunun içinde kayıt defteri veya buna benzer bir kâğıt olması yeterlidir. İçerisinde trackableitem denilen (web sitesi üzerinden takip edilebilen) madalyonlar veya etiketler de konulabilir. Ama konulması zorunlu değildir. Geleneksel cache türünün diğer türlerden en ayırt edilebilen özelliği tek adımda belirli koordinata gidilinerek bulunmasıdır.
  • Multi-cache: Bu tür cache'lerde sıra ile birden fazla nokta bulunması istenir, sonuçta kayıt defteri ve takas edilebilecek madolyanların olduğu kutuya ulaşılır.
  • Offset: Offset cache türü, Multi-cache türüne benzer, tek farkı sıra ile aranan noktalarda , son kutunun olduğu koordinatı basılı tabelalara veya tarihlerden tahmin etmeye çalışılmasıdır. Ara noktalarda fiziksel olarak kutu bulunmaz.
  • Gece Cache: Genellikle multi-cache olarak hazırlanmış olan bu tür, gece görünmesi sağlanacak şekilde reflektif özelliği olan şekilde tasarlanmış ve son saklanan kutuyu gece karanlıkta rahatça bulabinecek şekilde hazırlanmıştır.
  • Gizem/bulmaca: Bu tür belli bilgileri kullanma veya bazı bulmacaları çözmeyi gerektirmektedir. Gizemli türlerde bazı koordinatlar bilerek yanlış verilebilinir. Kutunun saklandığı noktanın ismi veya koordinatların bazı sayılarını bulmak için bazı ipuçlarını değerlendirmek hatta kayıt defterinin saklı olduğu kutunun kilidini açmak için gereken şifre bulunması istenebilir.
  • Görsel: Bu türde , geleneksel kutularda olduğu gibi kayıt defteri veya saklanmış bir kutu yoktur. Bu türde belirtilen koordinata gidildiği, fotoğrafla veya o gidilen noktadaki özel bir cismi e-mail atarak cache'in bulunduğu kanıtlanır. 
  • Webcam: Görsel türe benzemekle birlikte bu türde, koordinata gidildiğinde halka açık web kamerasında kutuyu bulan kişinin o anın fotografının çekilmesi istenmektedir.
  • Etkinlik Cache: Bu tür, o etkinlik için katılımcılara özel hazırlanmış cachelerden oluşur.
  • Mega Etkinlik: 500 kişi üzerinde katılımı olan etkinliklerdir. Dünya genelinde katılımcılara açık etkinliklerdir.
Vampire Diaries yani türkçesi ile "Vampir Günlükleri" adı verilen Nina, Paul ve Ian'ın oynadığı L. J. Smith'in aynı isimli kitabından özenilerek yapılan CW kanalında yayınlanan bir dizi serisidir. Şuan 4.sezon 2.bölümü geçtik. Ve Vampire Diaries'te her zaman insanların farklı bir boyutta yaşadıklarını bilsek bile içlerindeki hümanizm onların yanında. Bildiğimiz gibi kısaca Vampire Diaries'i anlatmak gerekirse. Eliane yani Nina Dobrev Amerika'da eskiden beridir çeşitli hikayeler anlatılan küçük bir kasabada yani Mystic Falls'ta yaşamaktadır. Lise öğrencisi olan Eliane bir gün 162 yaşında biri ile tanışır. İşte o "ripper" yani deşici anlamına gelen Stephen'dır. Gerçi artık kendini koruyordur. Vampirlik yönünü arada kapatabiliyordur. Birde bu elemanın abisi vardır. Adı Damon'dır. Ve aslında kardeşi yüzünden vampir olmuş, sonrasında da kendini durduramamıştır. Kardeşine içten içe sinir olmaktadır. Ama bunun nedeni yıllar önce kardeşinin onu dolaylı olarak Vampir olmaya ikna ettiği içindi. Damon aslında çok iyi yürekli olmasına rağmen bunu dışarıya fazla göstermeyen bir kişilik. Stephen ise eskiden yaptığı hataların tekrarlanmaması için artık kendi kendini kontrol edebilmeyi öğrenmiş. Gerçi Damon bunu her zaman yapabiliyordu. Bu yüzdende iki kardeş arasında sürekli bir çekememezlik vardı. Ama ne zaman Eliane işin içine girdi. Aşk aradaki bu soğukluğu daha da arttırdı. Vampirler, kurtadamlar, görsel ikizler, Hybirdler ve daha neleri hepsi bu dizi içerisinde. Ve  asla da Twiligt'a benzeyen bir dizi değildir. Arkadaşlığın ne olduğunu, aşk acısını, sevgiyi, dostluğu, düşmanlığı, kindarlığı bir çok duyguyu bir arada verebilen bir film Vampir Günlükleri. Sizde başlasanız fena olmaz :)

Özgün blog nedir ? Her zaman yazı yazan bloga özgün blog denir mi ? Bir çok siteden alıntılarla olşuturulmuş ama KAYNAK gösterilmemiş siteler, özgün blog mudur ? Tabii ki de hayır. Özgün blog tamami ile özgün olmayabilir. Bazı istatistiki bilgileri başka sitelerden alıntılayabilir. Ama özgün blog kendisinin bilgileri nereden alacağını bilir. Bu şekilde doğru bilgilerle donanan blog özgün blog olabilir. Peki Bumerang'ında dediği "Çalışkan Blog" nedir ?  Çalışkan Blog her zaman yazı yazan değil, özgün içerik ekleyen blog anlamına gelir. Bu yüzden özgün blog yazmak öncelikle bir yazı üzerinde saatlerce vakit geçirmekle olabilir. <Sinan Ülgen bu konuda gerçekten de bir çığır açmıştır. Tamamen özgün içeriği ile insanlara hizmet veriyor kendi sitesinde google'a yazarsanız göreceksiniz. Özgün site ayrıca okuyucusuna hazır bilgiyi direkt vermeyebilir. Araştırıcı bir okur her zaman 100000 okurdan daha iyidir.

1=100000

Merhaba sevgili blog severler ;

Bumerang çok eski bir servis olmamasına rağmen, Türkiye'mizin en kaliteli ve güçlü, özgün bloglarına sahip playlaşım platformu oldu. Bumerang bu sene yeni bir yarışma ile blogların daha iyi çalışmalarına katkıda bulunmak amacı ile bir yarışma düzenledi. Ve blogları belirli kategorilere ayırdı.


Bumerang Ödülleri 2012 Ödül Kategorileri

En Tarz Blog
Sitede kullanılan görsellerin içerikle uyumlu bir biçimde bütünleştiği, tema tasarımıyla ve uyumlu renk kullanımlarıyla dikkat çeken, ziyaretçilerine kolay ve rahat bir okuma olanağı sunan, özgün, yaratıcı tasarıma sahip, site menüsünde anlaşılır ve kolay kullanım sağlayan siteleri kapsar.
En Çalışkan Blog
Hedef kitlesine uygun içerik zenginliği ve geniş arşivi ile dikkat çeken, blog içeriklerini düzenli aralıklarla güncelleyen, okuyucularına benzersiz araştırmalar sunan, yazılarını video ve görsellerle zenginleştiren, özgün ve farklı anlatıma sahip bilgileri içeren siteleri kapsar.
En Sosyal Blog
Okuyucularına kendi alanında özgün içerikler sunan, sosyal medyayı yakından takip ederek aktif kullanan, tüm platformlarda okuyucularıyla etkileşim halinde olan, okuyucu yorumlarına önem veren, sitesini faydalı widgetlarla zenginleştiren siteler bu kategoride değerlendirilecektir.
En Bilge Forum
Belirli bir konu üzerine yoğunlaşmış, belirlenen konu üzerinde güncel paylaşımları bulunan, oturmuş bir içerik paylaşımcı kitlesine sahip, konu ile ilgili farklı bilgi ve paylaşımları içeren, içeriklerini doğru kategorilendiren, tasarım olarak kullanışlı forumları içerir.
En İyi Yerel Site
Güncel il ve ilçe haberlerinin bulunduğu, ekonomi, etkinlik, kültür& sanat ve siyasi içeriklere yer verip tasarım açısından da özenli olan siteler bu kategoriden başvurabilirler.
En Uyumlu Site
Arama motorlarıyla uyumlu, tüm browserlarda (tarayıcı) sorunsuz çalışan, içeriklerine mobil cihazlardan da kolayca erişilebilen, site yüklenme hızına önem veren forumları içerir.

Sosyofikir. com olarak "En Çalışkan Blog" kategorisinde kendimizi uygun gördük. Sizlerin desteği olmadan ASLA başaramayacağımızı biliyoruz. Peki Sosyofikir'e nasıl destek olabilirsiniz ?

Buraya tıklayarak oylama sayfasına gelebilir. Oradan da çok küçük bir aşama ile HÜRRİYET BUMERANG güvencesine telefon numaranızı yazıyorsunuz. Size gelen mesajdaki doğrulama kodunu oraya girdikten sonra "oy ver" butonuna tıklıyoruz. Sadece bu. Lütfen bize destek olun. Paylaşın, paylaşalım.
Resimli Anlatım

Yararlanılan KAYNAK