Haziran 2012
Evet sevgili blog severler yaz geldi.  Artık insanlar dışarılarda, denizlerde, kumsallarda güneşleniyorlar. Deniz, kum, sahil çok güzel bugünlerde cıvıl cıvıl.. Ee haliyle yaz aşkları da başladı artık. Akşamları sahil kenarlarında görebilirsiniz aşıkları. Artık gün gelmiş çatmıştır. Karneler alınmış rahat bir yaza merhaba denilmiştir. Bu da blogları etkiler, yazı yazma süreleri azalır. Bilgisayar başında geçirilen zaman azalır.
<script src="http://www.kariyerhost.com/gitarfm/player.js" type="text/javascript"></script>
      <script type="text/javascript">
      new WHMSonic({
   path : "http://www.kariyerhost.com/gitarfm/WHMSonic.swf",
   source : "http://95.173.163.87:9952",
   volume : 30,
   autoplay : true,
   width: 500,
   height: 60,
   twitter : "https://twitter.com/sosyofikircom",
   facebook : "https://www.facebook.com/pages/Gitar-Fm/483059758441402",
   logo : "http://www.whmsonic.com/flashplayer.php",
      });
         </script></div>


Yukarıdaki kodu sayfanızın istediğiniz yere yapıştırabillirsiniz. Ve Gitar Fm'e destek olabilirsiniz.
Hayat zor , insan yorgun...


Sabah saatin alarmı çaldığında biraz daha uyusammı diye 5 dakika ileri alıp bu süre yeniden geçtikten sonra alarm yeniden çaldığında " lan bu 5 dakka ne çabuk geçiyo " kendimize söylendiğimiz durum olabilir
Klasiklerden şaşmayıp bu sabah da kalkarken yine hayata isyan ettiğimi farkettim , memlekette o kadar çok isyan edilecek durum varken ben isyanımı bunlara harcıyorum işte...

Bazen kendinizi öyle bir noktaya getirirsiniz ki neye isyan edeceğinizi şaşırırsınız

İsyan kendi aptallığına mı kızmalıdır ? Yoksa bizleri o aptallığa iten sistememi ? Yoksa sistemi yaratan mı ? diye uzar gider.

Yoksa kaderine mi kızmalıdır ? Yalnış zamanda , yalnış coğrafyada , yalnış mekanda...

Sonuçta neye olduğu önemli değil , eğer kendinize güveniyorsanız , kendinize haksızlık yapıldığını düşünüyorsanız  " isyan " o kadar da kötü birşey değildir , içindeki nefretin patlamasıdır. 

Şunu asla unutmamalıdır bu hayatta " her isyan öyle yada böyle illaki son bulur " mesela bu " SON " kısmını nasıl şekillendirek oluşumuzdur.

Haksızlığa uğrayan tarafın ne yapacağın kestirmek çok güçtür ne yapacağını asla bilemezsiniz.

Haksızlık yapmayın , yapandan da hakkınızı söke söke alın...


Sevdiğin için de unutabilirsin. Hani derler ya bazıları anılarıyla bazıları analarıyla anılır , hah ondan işte.

Uzun bir aradan sonra birilerini sevmeye cesaret etmiştim belkide , onu sevmiştim.  Sevmek ama nasıl sevmek ? Elini tutup , parklarda sokaklarda gezip gülümsemek yetermi sevmek için ? Sevgi yanağına kondurulan o masum öpücüklerlemi yoksa pahalı hediyelerlemi ifade edilir bir düşünsenize ?

Birilerini sevmek günümüzde iyice indirgenmiş hale geldi. Pantolonu belinizin yarısına kadar indirip , kırmızı bir pantolon giymelisiniz belkide. Sevgi emektir , emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakılacak kadar sevmekmiş.

Sevmek herzaman yürekte başlar , asıl gerçek herzaman budur. Bazen düşünüyorum neden bu kadar umut dolu bir insana dönüştüm ? Yıllar sonra beni hayata tam anlamıyla tekrar döndüren neydi , ben kimdim ?



Hayat yaşayana güzel arkadaşım , sen hayatın hangi kademesindesin ? Sevmekten korkma , ona sevildiğini söylemekten korkma...


Seversiniz söylemek için adeta yapmadık anormal hareket bırakmaz ve kendinizi ona daha güçlü , daha olgun göstermek için hertürlü yönteme başvurabilirsiniz. En sonunda o talihli gün gelir sevgili olunur , fakat aranılan mutluluk hala bulunamamıştır.

Aslında kitap okumaya benzer bu olay. Alırsınız kitabı elinize ( ki çoğunuz kitap okumuyorsunuz ) bide illaki siz o kitabı satın alırken yılın kitabı oscarlı falan diye uydurur o konudan hiç anlamıyorsanız verirler elinize kitabı alırlar 10 liranızı.Ve okumaya başlarsınız.

Kitap ilerledikçe heveslenirsiniz fakat sonu hiç de sizin istediğiniz gibi bitmez.

+ Ulan keşke direk son sayfasını açıp okusaymışım aynı şey - dersiniz.

Alıp atasınız gelir o kitabı rafa koysanız her baktığınızda içiniz yanar bi yandan.

Kısacası karşındakine söylemesen bile senin yüreğindeki aşk başlamadan bitmiştir. Karşındakine bu ilişkiyi bitecek gözüyle bakmaya başlarsın fakat ona bir yandan saygı ve sevgi duyduğun için ona karşı sihirli sözleri söylemeyi " ayrılalım " demenin cesaretini bulamazsın.

- Ben olmadan ne yapacak ? - diye düşünür insan.

Aklın başa gelir ve ilişkinin iki tarafında ortak kararıyla yürümediği kararı masaya konur.

Gittiği yere kadar gider , en nihayetinde biter...

BOREPUNK
4. Yazı ( Mutluluktan Uzak İlişkilerimiz )


Sigarayı kullananlar için gereksiz , bir o kadar da çirkef bir eylem gibi görünebilir. Çünkü kullanan insanlar en içmediği markanın bile fiyatlarını takip eder , tüm fiyat güncellemelerini bilir.
Kahvede maçı yorumlamak gibidir bu " 2001 çok acı ama Malboro güzel " gibisinden , herkes kendi kafasına göre konuşur.


   

kuru yaprak resimleri

       Düşen bir yaprak görsem,  seni hatırlarım demiş bir şair. Düşen yapraklar her insana farklı duygular uyandırır. Hüzün bunların en başında gelenidir. Her zaman rahat olmayan bir dünyada bir yaprağın kuru dallarından düşmesi insana bir çok şey hatırlatır. Eski sevgilisini özler. Özlem duygusu çok artar. Bazen de bunlar çok üst duygularda yaşanır. Üzülür harap olur falan. İşte o zamanlarda müzik dinlemek gerekir. "Müzik ruhu gıdasıdır." denirken bir anlamı var da öyle söyleniyor yani.


Düşen bir yaprak görürsen,
Beni hatırla demiştin.
Biliyorsun seni ben
Sonbaharda sevmiştim




Bir yandan da acımasızdır hayaller.

Sen şuan birileriyle kendi hayallerini süslerken , başkaları senin hayallerinde fink atıyor olabilir. Kırıldığı zaman yere düşen parçaları toplayıp , yeniden birleştiremezsin. Hani derler ya dal kırılmıştır bir kere...

İnsan büyüdükçe kendisini ve düşüncelerini geliştirmeli. Hayallerinizi , kendi düşünceleriniz ve yapmak istedikleriniz ile kurgularsınız , o kadar güzel birşeydir ki evreni istediğiniz gibi eğip bükebilirsiniz çünkü o hayal sadece size özeldir.

Her zaman bir adım ilerlemek zorunda olduğumuz bu hayatta düşüncelerimizi hayata geçirmek elbette zor olmalı. İnsanlara yaranamazsınız , bazı insanlar sizin en ufak bir açığınızı gördüklerinde aniden üzerinize basıp geçebilirler. Düşüncelerinizi ertelemeyin , herzaman diğerlerinden 1 adım daha önde olun.

Sonuç olarak düşünceleri başarmak sabır ve cesaret ister.  Bütün bu düşündüklerinizi , yapmak istediklerinizi gerçekleştirebilmek için bazı şeylerden vazgeçeceğinizi unutmamalısınız. Eğer kendinizi dinlemezseniz , düşlediğiniz bu hayaller pazartesi diyetlerinden başka bir şeyden öteye gidemez.


Kalın sağlıcakla

BOREPUNK
2. Yazı



Şimdi bana böyle bir insan çeşidi varmı yahu ? diyeceksiniz. Üstelik onlar da nefes alıyor siz de...

Bu insanlar genellikle çok çalışkan olmasa bile sınıfın ineği gözüyle bakılmış , zeki olduğu kadar bir o kadar da kendi içinde psikopat benim sevgilim neden yok " bizde niye yok " travmasını zaman zaman yaşamış ama fazla kafaya takmamış olan insanlardır.

Fakat lisede platonik aşk denilen kavram seviye bakımından en üst düzeydedir. Sever ama söyleyemez , hatta onun bu platonik aşkı zamanla hırsa dönüşür ve karşısındakini bütün derslerde geçmeye , ezmeye çalışır.

Bazen benimde çevremde oluyor öyle insanlar. Kader midir kısmet midir nedir bu arkadaş , bir türlü sevgili denk gelmez bu insanlara. Aslında elinden tutup moral vermek lazım onlar genellikle " ben bu kızla çıkarsam geri ayrılamam evlenirim boy boy çocuklarımız olur " düşüncesine girerler , bu onları biriyle aşk yaşamaktan soğutur.

Hayat yaşamayı bilene güzeldir arkadaşım , kimseden korkma ! Nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşa demek lazım bu tür insanlara...

BOREPUNK


Sabri bu zamana  kadar bir çok zaman komik hareketleriyle dikkatleri üzerine toplamıştı. Bizde çeşitli internet sitelerinden sabri ile ilgili komik photoshop resimleri bulduk sizlerle bunları paylaşacağız.


Merhaba arkadaşlar nasılsınız :) Şimdi çok komik olan ve gerçekten de bir çok blogger yazarını sinir eden bir olaydan bahsedeceğim. Anonim bir kişi sitenize gelir. Bir kez dahi sitenizi gezmeden size sormak istediği soruyu yapıştırıverir mail atarak. Halbuki sitede o sorununun cevabı vardır :D

Giriş


Gelişme



Sonuç
uykusuzluk   Sağlıklı uyku bir çok kişi için zor bir iştir. Uykusuzluk problemi çeken o kadar çok kişi var ki şuan günümüzde. Hepsi de aynı sorundan şikayetçiler, uyuyamıyorlar. Bunun sonucunda sabahları uzun süren uyuklamalar, iş yerinde ve okul gibi yerlerde işlerine tam adapte olamama gibi sıkıntılar içerisine giriyorlar. Bu sebepten ötürü sağlıklı bir yaşam içi, sağlıklı bir uyku şart. 

Peki uykuyu nasıl sağlayabilirim ?


Öncelikle esprili bir şekilde söylemek gerekiyorsa koyunları sayabilirsiniz. Tabii bu herkeste yeterince etki etmez. İşte tam bu noktada kafanızı boşaltmak geliyor. Düzenli bir hayat için düzenli bir uyku hayatı yaşamak bu günlerde artık şart. Çünkü çevremizdeki kirlilik, radyasyon, kimyasal atıklar derken insan vücudu artık yoruluyor ve uykuya ihtiyaç duyuyor. Çok uyumakta en az az uyumak kadar zararlı bir olgudur. Çünkü çok uyuyan kişi bir çok zamanını yemiş olur hayattan. Bu şekilde vücudunuz kendini dinlendirir bununla birlikte organlarınızda dinlenir ve güne daha aktif ve kaliteli olarak uyanırsınız...

Okuyun okuyabilirseniz. Bu illüzyon yapan arkadaşlar gerçekten çok kaliteli bir iş yapmışlar. Yapmanız gereken tek şey yazıların renklerini söylemeniz.. Kelimeleri okumayacaksınız, kelimelerin hangi renkte olduğunu söyleyeceksiniz...  Peki nereden çıktı bu illüzyon 


İllüzyon ile halüsinasyon arasındaki farklar şunlardır :
  • İllüzyonda uyarıcı kaynak, nesnel gerçeklik vardır. Halüsinasyonda dış kaynak yoktur.
  • İllüzyon normal bir psikolojik olaydır, halüsinasyon ise anormal bir durumdur.
Türk Dil Kurumumuz illüzyon şöyle açıklıyor ;

illüzyon    Fr. illusion 
a. 1. Göz bağı. 2. ruh b. Yanılsama.
 Güncel Türkçe Sözlük 


2 Hafta erken doğan zürafa ve beslenmesi
Her zaman köpek beslemek zorunda mısınız ? Biraz da zürafa  besleyin. 
    Evde zürafa besleyen Fenne, evcil hayvanlar hakkındaki tüm tabuları yıktı...

Mcrae ailesinin oğlu bir safari sırasında terk edilmiş ve susuz kalmış bir zürafa yavrusu buldu ve onu evine götürdü. Mcrae ailesi 2 sene boyunca bu sevimli yavruyu evlerinde besledi.
Onu aileden birisi gibi sevip, her türlü bakımını aksatmadan yaptılar. Yavruya Fenne ismini verdiler.
Ancak Fenne bir gün otlanmaya çıktığında zehirli bir ot yedi ve hayatını kaybetti. Mcrae ailesi Fenne'nin ölümüne, aile üyelerinden birisini kaybetmiş kadar üzüldüklerini söylüyor. Fenne gerçekten de bir hayvan dostu. 

Geçen öylesine bakınıyorum internette bir site gördüm. Abi bu kadar da ilginç resimlerin bir araya getirildiği bir site olamaz. Gerçekten de ilginç resimleri bir araya getirmişler ve çok ta güzel olmuş. Bende bu resimleri sizlerle paylaşmak istedim.

ilginc1.jpg
İşte dünyanın en tehlikeli yollarından birisi. Ya kontrol kaybederse?
ilginc2.jpg
Damper açık yürümeyi öğrenmek bu olsa gerek.
ilginc3.jpg
Sol taraftan aga, orası yayalar için.
ilginc4.jpg
Kara komedi nedir ? Neden kara komedi ? Ben de çok merak ederdim nedir bu kara komedi. Kara komedi : Çok eski zamanlardan beridir literatürde bulunan bir türdür. Bu şekilde bir çok film var günümüzde. Örneğin Vaviyen diye bir film vardı Binnur kaya, Engin Günaydın oynuyordu baş rollerde.



Eğer Burhan’ı ve Şahika’yı kafanızdan siler de Vavien’i ve oyuncuları önyargılardan uzak bir şekilde izlerseniz, filmin ve oyunculuğun keyfine varabilirsiniz. Ama kahkaha atmadan, bazen gülümseyerek, bazen hayret ederek, çoğu zaman da filmdeki karakterlerin gerçeğe ne kadar yakın olduklarını görüp hak vererek.
   Müzik her zaman insanın ruhuna işleyen derin anlamlara sahip bir sanattır. Asıl anlatılmak istenen düşünceyi karşı tarafa en iyi şekilde ifade etme yöntemidir. Çünkü müzik insanın kulağına çok aşina seslerin ve ya aşina olmayan seslerin birbirleri ile harmoni oluşturmalarıdır. Müziği anlamak gerçekten de çok önemli bir noktadır bu bağlamda. Örneğin bir ressam düşünün çoğu müzik dinlermiş resimlerini yaparken. Çünkü müzik gerçekten de insanın aklını açtığı gibi zihinsel güçlenimini ve kişisel gelişimine inanılmaz derecede bir ivme sağlıyor. Müzikte karşı tarafa iyi sözler söylenebilir, yerme yapılabilir, sövülebilir.


Genel Bilgiler

  • 3 Kolonlu
  • Adsenseye Hazır Alan
  • Kaliteli Alan Yerleşimi
  • Altın Tema Ödülü
  • Sağ Sidebar
  • Destek Mevcut
Magasin Tres gerçek bir profesyonel magazin temasıdır. Blogger'ınıza hayat veren kaliteli bu temayı kaçırmayın derim. Bir magazin temasının sağlaması gereken bir çok özelliği bulunuyor. Geniş, anlaşılabilir ve renkler arasındaki uyumu iyi yakalayabilen bir magazin temasından bahsediyorum. 
Theme Yazarı: Padd IT Solutions


Magasin Tres Teması İçin (Canlı Demosuna Bakın)
 no.Test Kriterleri (5 puan üzerinden)PuanGeçmeKalma
1Tema Desteği3
2Internet Explorer 7 İle Uyumlu
obsesyon
Obsesyon problemi gerçekten de insan için zihinde kontrol edilemeyen algıların oluşması bu şekilde de insanı kontrol etmesi idi. Daha önce bu konu ile ilgili bir çok makale yazdım. Fakat Türkçe deki bu makale yetersizliği psikolojik konular konusunda daha kaliteli bilişsel ve düşünsel yazıların olmayışı bu yazıyı yazmaya sevk etti beni.

    Nereye baksanız obsesif kompulsif ile ilgili aynı terimler mevcut. Yani her zaman aynı, birbiri ardına ilerleyen maddeler, bilinmeyen kelimelerle kafaların daha da çok karıştırılması falan falan. Aslında olay bu şekilde yürümüyor. Obsesif Kompulsif  bunları okuduğunda zaten bir şey anlamadığında daha da kurguluyor kafasında. İşte bu açıdan baktığınızda daha fazla makale, daha fazla anlatım ve en önemlisi de bir çok siteden alınan kaliteli bilgilerin harmanlanmasından bahsediyorum.

hit
Siteniz veya blogunuz her zaman en üst sıralarda kalmaz. Geçenler forumlarda okuyorum da insanlar şundan bahsetmişler. Alexa değerlerim neden düşüyor. Sürekli konu ekliyorum, ekliyorum. Ama bakıyorum ki hitim azalmış neden ? Öncelikle isim yapmak marka yapmak en önemli kısımdır blog yazarlığı konusunda. Ne şekilde kendinizi gösterebileceğiniz. Bir kişi internet tarayıcısını açtığında sizin sitenizi google'a sade keywords olarak değil de gerçekten www.adresiniz. com şeklinde yazıyor ve yazılarınızı takip ediyorsa bu hit artışı sürekli devam eder. Ama her gün konu eklemek sizi  hit artışında bulunan bir site yapmaz. Aksine konularınızdaki özgünlük olmaz. Günde 10 - 15 hatta hatta 20 konu ekleyen arkadaşlardan bahsediyorum. Bu şekilde ne özgün yazı yazabilirsiniz ne de kendinizi geliştirebilirsiniz. İşte bu kadar yazı yazmak yerine neden başka site sahipleri ile bağlantı kurmayı denemediniz. Unutmayın kendinizi küçük bir esnaf gibi düşünün. Kendinizi geliştirmeye, ticaret yapmaya ne kadar çok önem veriyorsunuz değil mi ? Bunu nasıl yapacaksınız. Sadece kaliteli mal üretmek yeter mi ? Hayır gelin neler ön plandaymış görelim ;

Merhaba arkadaşlar ; Geçen gece masamda oturmuş, İnternette geziyordum. Bir anda daha önceden masanın üzerinde kalan  kola bardağını unutmuşum. Bir anda elim çarptı ve kola bardağı masaya döküldü. Haliyle bilgisayara da gelmişti. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Sizlerin laptoplarının başına da gelebilir. O yüzden ne yapmanız gerektiğini iyi bilmeniz gerekiyor. Öncelikle böyle bir şey olduğunda ilk iş bilgisayarınızı V şeklinde ters çevirmekmiş. Daha sonra hemen bilgisayarı kapatmanız gerekiyor. Fişten çekmeyi de unutmayın. Şimdi yapmanız gereken, bir şekilde çok fazla yaklaştırmadan saç kurutma makinesi ile laptobu kurutmaya çalışmak.


Yaşam insanlar için sunulmuş bir hediyedir. Yaşamın içerisinde acısı ile tatlısı ile bir hayat geçirmektedir insanoğlu. Her zaman çalışmaya, daha fazlasını istemeye adamıştır kendisini. Oysa hayata bir kere geldiğini unutur çoğu zaman.

- Çalışmalıyım, yarın için ileride ailem için.

Çoğu zaman böyle söyler kendi kendine.. Bir diğeri ise kendine hiç vakit ayıramaz her zaman aklının bir köşesinde bir sonraki günde neler olacağı, hangi işini hangi saatte yapacağı gelir aklına.. O sırada aklına bir fikir gelir işte, okumak.. Okumak insan için en önemli gelişimlerden biridir. En önemli gelişim ile kalmayıp, insanı dinlendiren bir şeydir okumak. Bir de okunacak tür ve kitap bulundu mu, çok iyi olur. Bu sayede hayatta yaşanan stres vb. konular uçar gider. Yerine yeni bir dünyada, yazarın dünyasında onun istediklerini, düşündüklerini okumak gelir. Kimi zaman Stephen King'in bir korku roman'ındasınızdır. Kimi zaman da Kemal Tahir'in bir eserinde.
kitap