Merhaba arkadaşlar şimdi de obsesif kompulsif bozukluk yazımızın ikinci serisini yazıyorum. Obsesif Kompulsif bozukluğun nedenlerini ve sonuçlarını Obsesif Kompulsif Bozukluk 1.Bölüm bu yazıda incelemiştik. Şimdi biraz daha derine iniyoruz. Buyrun ;

1980'lere kadar uzun sürekli, inatçı, seyrek rastla¬nan ve tedaviye dirençli bir ruhsal bozukluk olarak kabul edilen Obsesif Kompulsif Bozukluk'un (OKB), son senelerde yapılan araştırmaların ve gittikçe geli¬şen psikofarmakoterapötik imkanların ışığında, zannedildiğinden daha sık görüldüğü ve tedaviye de daha fazla oranda cevap verdiği düşünülmektedir.



 Burada tarihini anlatmış olduk. Peki aslında obsesyonlar ve kompulsiyonlar arasındaki bağıntı nedir ?


Obsesyon, saçmalığı kişinin kendisince de bilinmesine, yani içgörünün mevcudiyetine rağmen zihinden uzaklaştırılamayan, musallat olan takıntı halindeki düşünce, fikir veya imaj demektir. Kom-pulsiyon da, bu düşünce, fikir veya imajın verdiği sıkıntıyı hafifletmek veya ortadan kaldırmak için yapılan ve gene kişinin saçmalığını bilmesine rağmen, yapmadığı taktirde çok daha fazla sıkıntı duyacağı için, yerine getirdiği stereotipik davranışlardır. Ob-sesyonlan hastanın anksiyetesini arttırırken, kompul-siyonlarını yerine getirince anksiyetesi azalır; kom-pulsiyonlara direnç göstermeye kalkıştığında da ank¬siyetesi artar. Genellikle hasta, obsesyonların anlamsızlığının farkında olup, gerek obsesyonları gerekse kompulsiyonları egodistonik olarak yaşar. Obses¬yonları ve kompulsiyonları için aşırı zaman harcadığından, normal rutin mesleki fonksiyonlarında, sos¬yal aktivitesinde ve insanlarla ilişkilerinde belirgin problemler ortaya çıkar..


'çizgilere basmadan yürümek,'
yoldaki kare taşları çıkılan merdiven sayısını saymak 
mütemadiyen yolda görülen bütün tabelaları okumak 
topluma açık tuvalet yerlerinde kapıyı mendille tutmak
ilerlemiş boyutları tek sabunla elini yıkadıktan sona o sabunu atmak 
elini kaynar suda yıkamak 
kapıyı ritmik şekilde en az 5 yada 6 kez açıp kitlemek

Ortalama başlangıç yaşı 20'li yaşlardır. Yaşam boyu yaygınlığı %2-3 dolayındadır. Çoğu zaman sinsi başlar, kronik alevlenip yatışan bir gidişi vardır. Bu alevlenmeler çoğunlukla stresle ilişkilidir. 

KAYNAK
Paylaşın:

Lütfen Yorum Yapınız:

1 yorum var.

Türkçe dil kurallarına lütfen dikkat edelim.
Yorumunuz en kısa sürede yayınlanacaktır..
Yorumlarınız bizim için değerlidir.