Seçtiklerimiz





33. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası final mücadelesinde,Fenerbahçe Doğuş rakibi Banvit'i 75-64 mağlup etti ve kupayı 7. defa müzesine götürmeyi başardı.Fenerbahçe camiası zaferin coşkusunu yaşaya dursun,bizler de maçı değerlendirmek ve yüzeysel bir analiz yapmak ile meşgul olalım...



Fenerbahçe Doğuş mücadeleye daha iyi başlayan taraf oldu.8-0'lık seri ile karşılaşmaya adım atan Fenerbahçe Doğuş,izlediği tempolu oyun ile ilk saniyeden itibaren rakibine üstünlüğünü kabul ettirmeyi başardı.Rakip Banvit ise iç-dış oyunu sergileyip ekstra paslar ile boş üçlük imkanı bulmaya çalışarak Fenerbahçe Doğuş'a cevap vermeye çalıştı.Banvit cephesi boyalı alanı kullanmakta ısrar ederek Fenerbahçe Doğuş uzunlarını oyundan düşürmek ve faul problemine sokma amacı içerisindeydi.Fenerbahçe Doğuş tarafında Kostas Sloukas,Bench'ten gelerek büyük katkı yaptı.Yaratıcı kimliğini konuşturarak attı,attırdı.Liderliğe soyundu ve üstesinden gelmeyi de başardı.Bununla birlikte oyunda kaldığı süre boyunca Jan Vesely'nin post oyunundaki becerileri üzerinden hücumunu şekillendiren Fenerbahçe Doğuş ilk çeyreği 19-11'lik skor ile 8 sayı üstünlükle kapattı.

İkinci çeyrekte her iki takım da benimsediği oyun sistemini aynı şekilde sürdürmeye çalıştı.Fenerbahçe Doğuş'un dış savunmada yumuşak kalmasıyla birlikte Banvit hemen hemen her hücumunda boyalı alanı zorlamayı tercih etti.Tony Taylor'ın etkili olduğu bu dakikalarda Damian Kulig,Gasper Vidmar ikilisi ile pota altından sayılar buldu.Şutör kimlikli oyuncusu Adonis Thomas'a da boş şut imkanı yaratan Banvit hücumda benimsediği bu doğruları üzerinde ısrar etti.

Fenerbahçe Doğuş ise yüksek dış atış yüzdesi ile skoru korumayı başardı.Koç Zeljko Obradovic geniş rotasyonunu gözler önüne serdi ve oyuncularının bireysel yeteneklerinin öne çıktığı bir hücum sistemi üzerinde kararlı davrandı.

Çeyreğin son iki dakikasına kadar savunmada sertlikte eser yoktu ve akıcı bir oyun izledik.Son iki dakikada Fenerbahçe Doğuş savunmada sertliği arttırarak geçtiğimiz sezondan görmeye alışık olduğumuz adam değişmeli savunmasıyla Banvit'e sayı bulma şansı tanımadı.Sonrasında da vitesi arttırarak ilk yarıyı 39-28'lik skor ile 11 sayı önde kapattı.



İkililer İlk Yarıya Damga Vurdu


Fenerbahçe Doğuş cephesinde Jan Vesely hücumda ve savunmada takımı adına harika bir performans gösterirken takım arkadaşı Kostas Sloukas ipleri eline alıp takımına liderlik ederek ilk yarıya damga vurmayı başardı.Banvit tarafında ise Gasper Vidmar ve Damian Kulig'in boyalı alandaki skorer oyunları ile birlikte Tony Taylor'ın yıpratıcı görüntüsü ilk yarıya dair çarpıcı detaylardı.

Damian Kulig'in ters eşleşmede Fenerbahçe Doğuş gardlarını mağlup ederek bulduğu basit sayılar Koç Filipovich'in karşılaşmaya kazandırdığı akıl dolu bir incelik oldu.Bununla birlikte Vidmar'ın hücumda agresif tutumu Fenerbahçe Doğuş savunmasını mağlup etmesindeki en önemli faktördü diyebiliriz.

Jason Thompson'ın Fenerbahçe Doğuş pota altına getirdiği hareketlilikten de bahsetmemiz gerekir.




İkinci yarıda Banvit,Jan Vesely'den gelen üst üste hücum ribauntlarına,James Nunnally,Brad Wanamaker,Luigi Datome üçlüsünün bulduğu isabetlere çare aramakla meşgulken hücum tarafında ise işler Gasper Vidmar,Angelo Caloiaro ikilisinin omuzlarına bindi.Jan Vesely,Jason Thompson,Ahmet Düverioğlu üçlüsünün rotasyonuyla Gasper Vidmar'a sert savunma yapan Fenerbahçe Doğuş,NBA'de Koç Popovich tarafından hayata geçirilen ''Hack a Shaq'' taktiğini Vidmar üzerinde uygulamaya başladı.Banvit'in sete set hücumda aşağıya yönelen grafiği,Fenerbahçe Doğuş'un ardı ardına gelen top kayıpları ile birlikte hızlı hücumlarla yukarıya doğru yol almaya başladı.Can Altıntığ Banvit'in üçüncü çeyrekte parlayan yıldızı oldu.Son periyoda yaklaşılırken Fenerbahçe Doğuş maç boyunca yarattığı senaryoyu tekrarladı ve farkın tek sayıya indiği dakikalarda vitesi yükselterek Luigi Datome ismini ön plana çıkardı.Son çeyreğe 60-48'lik Fenerbahçe Doğuş üstünlüğü ile girildi.

Kupanın sahibinin belli olacağı periyotta Luigi Datome rüzgarı esmeye devam etti.Fenerbahçe ilk üç çeyrekte kullanmaktan kaçındığı 3 saniye koridorunda daha aktif olmaya başladı.Fenerbahçe Doğuş dominasyonunun son raddeye ulaştığı bu çeyrekte Koç Filipovich'in temel misyonu takımının süre azaldıkça skorda geride olmanın da verdiği telaşla yanlış tercihlerde bulunmamasına,kendi sonunu hazırlamasına engel olmak oldu.

Yaklaşık son iki dakika içerisinde Fenerbahçe Doğuş mücadelede ciddiyetini kaybederek farkın bir anda tek haneli sayılara inmesine engel olamasa da bu durum karşılaşmanın sonucuna bir etki etmedi ve Fenerbahçe Doğuş mücadeleyi 75-64 önde noktalayarak mutlu sona ulaşan ekip oldu.



Fenerbahçe'de Yerliler Üzdü,Yabancılar Güldürdü

Fenerbahçe Doğuş'da MVP Luigi Datome ile birlikte Jan Vesely,Brad Wanamaker,James Nunnally,Jason Thompson,Kostak Sloukas gösterdikleri performanslarla göz doldururken Ahmet Düverioğlu,Melih Mahmutoğlu,Sinan Güler,Barış Hersek gibi isimler tam anlamıyla beklenileni veremeyen isimlerdi.




Her iki takıma yeni sezonda başarılar diliyorum.

Zeki Baş




Ankara Cam Balkon


Cam balkonlar günümüz de çok fazla kişiler tarafından tercih edilen modeller arsın da yer almaktadır. Bu balkonlar sayesin de eviniz de farklı bir yaşam alanları oluşturabilirsiniz. Kalite ve güveni sizlere ir arada sunan Ankara cam balkon sistemleri ile cam balkonlarınızı en kaliteli şekil de uygun bir fiyat ile bulabilirsiniz. Kalite ve güveni bir arada bulabilmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sizler de güvenli bir şekilde bu cam modelleri ile kullanım kolaylığı sağlayabilirsiniz. Kalite ve güveni bir arada bulmak istiyorsanız bu cam balkon modellerine göz atabilirsiniz. Cam balkon sizlerin eviniz de farklı bir oda gibi olacağı için balkon keyifleriniz sadece yaz ayı ile sınırlı kalmayacaktır. Kışın da balkon keyfini bu cam balkonlar sayesin de yapabileceksiniz. Kaliteli, güvenli ve uygun fiyata tasarladığımız ürünlerimiz Profesyonel ekiplerimiz sayesin de sizlere en kaliteli şekil de sunacağız.

   Cam Balkon Ankara sitemizden ürünlerimize bakarak her türlü modelin kalitesini inceleyebilirsiniz. Kalite ve uygun fiyata modelleri sizlere sunan firmamız çok fazla çeşitliliğe de sahiptir. Bizim için her şeyden önce müşterilerimizin memnuniyeti gelmektedir. Müşterilerimizi ürünlerimizden ve tasarımlarımızda memnun kalabilmesi için kaliteli bir şekil de hizmet vermekteyiz. Müşterilerimizin ürünlerimizden memnun kalarak bu ürünleri uzun süre kullanabilmelerini sağlamaktayız. Sonuç da bu cam balkon modeller sık sık değiştirilmeyecek ürünlerdir. O yüzden kalitesi ve işçiliği çok önemlidir. Sizler de uygun fiyata kaliteli ürünleri evlerinize tasarlatmak istiyorsanız bizimle iletişime geçmeniz yeterli olacaktır.
   Evinizin güvenliğini de bu balkon modelleri ile sağlayabilirsiniz. Güvenliği bir şekil de yaşayabilmek ve hırsızlık gibi olaylar ile karşılaşmamak için cam balkon modelleri tam sizlere göre olacaktır. Bu şekil de evinize hırsız girme olasılığı en aza indirilecektir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak ve güveni de gösterişi de bir arada bulabilmek istiyorsanız, cam balkon modellerine göz atarak bu modelleri evinize uygulayabilirsiniz. Sitemizi sık sık kontrol ederseniz kampanyalarımızdan da faydalanabileceksiniz. Uygun fiyatlı ürünleri müşterilere sunabilmek için firmamız sık sık kampanyalara yer vermektedir. Bu kampanyalardan sizler de yararlanabilirsiniz.


Tüp Bebek Tedavisinde Etkenler

Dünya genelinde tüp bebek tedavisine yönelik ilginin fazla olması bu konuda farklı gelişmelerin yaşanmasını sağlamaktadır. Üstelik son dönemlerde Türkiye'de de çok önemli merkezlerin ortaya çıkması, kişilerin merkez seçimine ve bebek tedavisi ile bebek sahibi olmasını da mümkün hale getirilmiştir. Bu açıdan herhangi bir sorun yaşamak istemeyen kişiler bebek tedavisinden başarı alabilmek adına iyi merkezleri tercih etmelidir.

Türkiye’de Tüp Bebek

Türkiye genelinde hizmet veren merkezlerde bazı etkenlere dikkat edilmeli ve bu etkenler doğrultusunda destek alınmalıdır. Tüm tüp bebek tedavisi merkezlerinden alınacak olan hizmetin kalitesi aynı olmayacağından dolayı kişilerin hangi merkezi seçeceği ve nasıl bir hizmet alabileceği önemlidir. Herhangi bir sorun yaşamamak ve tedaviden maksimum başarı oranı elde edebilmek adına tedavi etkenlerinin bilinmesi gerekir. Tedavide çok farklı etkenler söz edilebilir. Fakat genel olarak merkez, kişilerin psikolojik ve bedensel durumu ve tedavi uygulayacak olan uzmanın nasıl bir tedavi sürdüreceği, tedavinin başarısını doğrudan etkilemektedir. Özellikle tedavi olacak çiftlerin ileri yaşta olmaması ve olabildiğince genç yaşta tedavi alması bu konuda başarı oranını ciddi derecede etkileyecektir. Yaş ilerledikçe bu durum olumsuz bir şekilde yansıyacağından dolayı çiftlerin tedavi için mevcut durumunu daha da iyi hale getirebilmesi adına erken davranma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Tedaviye Katılım

Tedaviye katılım ve tedavide uzmanın tüm önerilerini dikkate alınması başarı konusunda önemli etkenler arasında yer almaktadır ve bu nedenle kişilerin başlangıç aşaması itibariyle iyi bir plan dahilinde işlem yapması da önemli hale gelmektedir. Kişiler için çok farklı seçeneklerin olması çoğu zaman kafa karıştırır. Fakat tedavinin nasıl olduğu ve nasıl bir tedavi sürecinin izlenmesi gerektiğine yönelik kişilerin bilgi alması iyi bir merkez seçimi ve buna bağlı olarak iyi bir tedavinin alınmasını kolay hale getirir ve böylece kişiler herhangi bir sorun yaşamadan bebek tedavisinde tüm ihtiyaçlarını iyi bir merkezden giderebilecektir.
Uygulanacak olan yöntemlerde uzmanların iyi olması ve bu konuda deneyim sahibi olması kuşkusuz mevcut durumu çok daha iyi hale getirecektir ve bu nedenle kişilerin bu tip detaylara dikkat etmesi gerekir. Kişilerin cinsel yaşamındaki sorunlar dahi çoğu zaman çocuk sahibi olma noktasında çiftlerin sorun yaşamasına neden olabilmektedir

Tedavide Yaşın Etkisi

Tüp bebek tedavisi hassas bir durum olduğundan dolayı çiftlerin en uygun zaman içerisinde bu tedaviden faydalanması gerekir. Böylece kişilerin daha rahat bir şekilde sürücü ilerlemesi söz konusu olacaktır. Kişilerde yaş ilerledikçe doğurganlık azalacağından dolayı kişilerin tedavilerden istenen sonucu alması pek mümkün olmayacaktır. Fakat genç yaşta tüp bebek tedavisinde başvurunun yapılması halinde, alınacak sonuç çok daha etkin olacaktır. Bu açıdan tedavi sürecinde kişilerin bu tip detayları göz önünde bulundurması, her zaman için büyük bir avantaj sağlayacaktır. Böylece bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması da söz konusu olacaktır. Tüp bebek tedavisi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.


Hepimiz öğrenme arzusu ile doğmuşken, hayatımız boyunca bir yerlerde çoğumuz öğrenme tutkumuzu kaybettik. Sınav puanlarına vurgu yaparak hayatta mükemmel olma baskısı, öğrenmeyle elde edilen sevinci elimizden aldı. Nedenler ne olursa olsun, temel bilgileri öğrendikten sonra, birçok kişi bildikleriyle yetinme eğilimindedir. Aynı zamanda yeni bir şey öğrenmenin zorluğundan kaçınırlar. Başarılı insanlar farklıdır çünkü sistematik ve sonuç odaklı bir şekilde öğrenirler. Bu nedenle, diğer insanlardan daha hızlı ve daha iyi öğrenirler. Birçok kişi nasıl başarılı olabileceğini merak ediyor. Fakat başarılı olmak için ihtiyaç duydukları her şeye sahip olduklarını bilmiyorlar. Başarılı insanlar alışkanlıklarına kurallar ve standartlar koyuyorlar. Alışkanlıklar kişinin davranışının % 95'ini belirler; Sonuç olarak bu, benzersiz bir öğrenme stilidir. Başarılı kişilerin davranışlarına dâhil edilen bu kurallar, onları farklı kılan şeydir. Bu kurallar, daha hızlı ve daha iyi öğrenmelerini sağlayan olağanüstü bir öğrenme stiline yol açarlar. Bizler de başarılı insanların herkesten daha hızlı ve daha iyi öğrenmek için uyguladığı altı kural derledik.

Bilgiyi ezberlemiyorlar, ancak işleri birbirine bağlıyorlar

İnsanlar kalıplar ve bağlantılar oluşturabilirler. Bilgisayarlar saniyede milyonlarca oranlarda hesaplamalar yapabilir. Bilgileri ezberlemekten çok bağlantıları, kalıpları şekillendirebiliriz. Başarılı insanlar ezberlemiyor! Bağlantılarla öğrenmek, herhangi bir konunun öğrenilmesinin en kolay yoludur. Fikirler arasında bağlantılar kurmak önemlidir. Daha hızlı öğrenmek bir büyü değildir. Bu, iyi öğrenirken ne yaptığınızı anlama ve bunu daha sık tekrarlamaya çalıştığınız bir süreçtir. Bu, ezberden uzak durmakla ilgilidir. Böylece, başarılı insanlar kalıpları bir göreve bağlayarak daha hızlı ve daha iyi öğrenirler.

Öğrenirken çoklu görev yapmazlar

Çoklu görev, bu çağda geliştirdiğimiz talihsiz bir zevktir. Bu çağda sürekli olarak bildirim ve uygulama yapılmaktadır. Kısa mesajlar ve e-postalar zararsız görünebilir, ancak birinin dikkatini dağıtabilir ve eldeki görevi değiştirebilirler. E-postaları kontrol etmekten, sosyal medyada gezinmeye kadar birçok şey, kişinin daha hızlı öğrenmesini engelliyor. Kendi bilgisayarınızı düşünün. Tarayıcınızda 15 farklı sekme açtığınızda, bilgisayarınız yavaşlamaya başlar. Her işlemin işlenmesi daha uzun sürüyor. Başarılı insanlar cihazlarını uçak modunda ayarlayarak daha hızlı ve daha iyi öğrenirler. Dikkatinizi dağıtmayın. Dikkatinizin kolay dağıldığını ve zor öğrendiğinizi düşünüyorsanız; hafıza güçlendirme ile ilgili yazılmış şu yazıya göz atabilirsiniz.

Zor kavramları tekrarlayan pratikler ile öğrenirler

Daha hızlı bir şey öğrenmek pratik gerektirir. Öğrenme, aynı beceriyi tekrar tekrar yerine getirme konusunda ısrarcı olmayı gerektirir. Bunu düşünmeden yapabilecek olana kadar tekrar ederler, yani bir süre sonra otomatik bir hâl alır. Başarılı insanlar, öğrenmeyi daha hızlı yapmak ve en iyi olmak için bu "sırrı" kullanıyorlar. Dikkat çekici düzeyde performans, doğuştan gelen yetenekten değil, tekrarlayan pratiğin bir sonucudur. Başarılı insanlar, konseptin tekrar edilmesinin asimilasyonu geliştirdiğini ve öğrenmeyi hızlandırdığının farkındadır.

Harcanan zaman ve çabayı en aza indirmek için uzmanlara danışırlar

Başarılı insanlara yönelik bir diğer öğrenme tarzı, tek başına öğrenmek değildir. Zaten öğrendikleri birinden yardım alarak zaman ve emekten tasarruf ederler. Üstatlığı daha hızlı elde etmek için, sahadaki en iyi oyunculara danışmak önemlidir. Başarılı insanlar hâlihazırda istedikleri sonuca ulaşan birini bulurlar. Bu, aynı sonuçları almak için, yaptıkları işlemlerin aynısını yapmaktır. Hatta bu konuda deneyimin en iyi öğretmen olduğunu söyleyen bir deyim bile vardır. Bazıları onu kendi başarılarından ve başarısızlıklarından öğrenmek olarak yorumlarlar. Başarılı insanlar daha iyi öğrenmek için başkalarından öğrenmeye odaklanır.

80/20 kuralını uygularlar

Başarılı insanlar önlerine gelen görevi yeniden yapılandırırlar. Temeli, temel bileşenlerinde görüyorlar. Görevi parçalara ayırır ve ilk önce uygulanması gereken en önemli şeyleri bulurlar. Bu dikkat çekici bir öğrenme stilidir ve buna pareto ilkesi denir. Bu, yüzde 20 oranında çaba sarf ederek sonuçların yüzde 80'ini elde etmeyi amaçlayan bir yöntemdir. Hedef, sonuçların yüzde 80'ini verecek olan öğrenme materyalimizin yüzde 20'sini ayırmaktır. Sonuçta, hızlı öğrenen uzmanlar bu ideolojiyi zaten benimsediler. Siz de en büyük etkiyi elde etmek için bu zaman diliminde en önemli alt grup becerilerini öğrenin.

Zihinsel olarak her zaman öğrenci olarak kalmayı başarırlar

Kendilerini herhangi bir alanda "uzman" olarak değerlendirmezler. Uzman durumu birinin en yüksek potansiyeline ulaştığı pozisyonunu varsayar. Bu, kişinin kariyerinde heyecanlı bir zirveye ulaştığı anlamına gelir. Ayrıca,böyle bir durumda belirli bir bölgedeki bilgi susuzluğu azalmıştır. Başarılı insanlar, sürekli öğrenme istekliliği sayesinde daha hızlı ve daha iyi öğrenirler. Bir öğrencinin zihnine sahip olmak! Başarılı insanları birbirinden ayıran şey budur: Öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmazlar.

Bu yazı Sosyofikir için yasam.io tarafından hazırlanmıştır.
Tesettür Giyimde Fark Yaratan Koleksiyonlar

Tesettür giyim kadın giyiminde bambaşka bir dal olarak tanımlanabilir. Tesettür giyim tercih eden kadınların kaliteden asla vazgeçemeyen ve ağır bir tarza sahip olan kısmı belli başlıklı tasarım ürünleri giymeyi tercih eder. Bu tarz giyim tercih eden bayanlar en son trendleri yakından takip etmek istiyor. Bugünün dönemine ve kendi ruhuna uygun olan tesettür giyim ürünlerini tercih etmek isteyen bayanlar tesettür alanında ismini duyurmuş belli başlı koleksiyonlarda alışveriş yapmayı seçer. İşte bu yazımızda siz değerli okuyucularımız daha böyle bir bakış açısına sahip koleksiyon ve sayfalardan söz etmek istedik.

Şıklık Ve Rahatlığın Birleştiği Tasarım Gönül Kolat

Hem şıklıktan hem de rahatlıktan aynı anda vazgeçemem diyen kişilerden iseniz siz değerli okuyucularımıza Gönül kolat koleksiyonuna mutlaka göz atmanızı tavsiye ederiz. Tesettür abiye.com internet sitesinde söz konusu koleksiyonun tüm ürün görsellerini tek tek inceleme fırsatına sahipsiniz. Görsellere incelediğinizde onlarca farklı model tesettür giyim ürünlerini göreceksiniz. Bunlar arasında tunik, elbise,  pantolon, etek ve bluz gibi seçenekler var. Kalitenin ve farkın tadına varmak için tesettür giyim konusunda en doğru adreslerden olan bu siteyi ve Gönül Kolat koleksiyonunu mutlaka incelemenizi tavsiye ederiz.

Tesettür Giyimin En Doğru Adresi

Gönül kolat ürünleri zarafeti yazabileceğiniz parçalardan oluşur. Abiye tercih etmek istediğinizde de yine söz konusu bu koleksiyonun farklı ve inanılmaz seçeneklerini inceleyebilirsiniz. Dolayısıyla ürünler hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olabilmek için ve koleksiyona dair fikir elde edebilmek için hemen nokta nokta nokta adresine tıklamanız öneriyoruz. Siteyi incelediğinizde sayfanın müşterilerine sunduğu inanılmaz indirim fırsatları kampanyaları ve avantajları da öğrenebilirsiniz.
150 TL ve üzerinde ücretsiz kargo, %100 güvenli alışveriş imkanı, kapıda ödeme olanağı, 7 gün içerisinde iade veya değişim hakkı ve yurt dışında birçok yere gönderim gibi fırsatlar tesettür abiye.com adresine tıkladığınızda karşınıza çıkacak.  Dolayısıyla vakit kaybetmeden siparişinizi vermenizi öneririz.

Kısacası vakit kaybetmeden https://www.tesetturabiye.com/gonul-kolat adresini ziyaret etmenizi öneririz.



Video Pazarlama İçin Bilmeniz Gereken Her Şey Burada

Duyduklarınızı ya da okuduklarınızı zaman zaman unutabilirsiniz. Peki ya seyrettiklerinizi? Genel olarak hafıza yöntemleri ele alındığında görsel zekanın birçok kişide çok daha etkili olduğu sonuç çıkıyor. Kaliteli bir reklam ve ürün tanıtımının anahtarı ise bu sonuçtan yola çıkılarak şimdilerde video pazarlama yöntemleri ile gerçekleştiriliyor. Ürün ya da hizmet satışı yaptığınız bir sayfaya sahipseniz ve bunu çağın gerisinde geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriyorsanız ne yazık ki rakiplerinizin çok gerisinde kaldığınızı söylemek yanlış olmayacaktır.
Oysa günümüzde en etkili pazarlama yöntemleri arasında ilk sırada yer alan video pazarlama, sayfanızı ziyaret eden müşterilerinizin 2 dakikadan çok daha uzun süre sayfanızda kalmasına olanak sağlıyor. Bu süre arama motoru optimizasyonu olan SEO için oldukça altın değerinde bir süreyi işaret ediyor. Bir kullanıcının bu süre içerisinde sayfanızda kalması aradığını bulması olarak düşünülüyor.
Güzel, akıcı ve içeriğin tam olarak anlatıldığı bir video seyredilmekten zevk alınarak ürün ve hizmet satışını hızlandırıyor. Böylece arama motorlarında üst sıralara çıkarak çok daha fazla kitleye ulaşma şansı yakalamış oluyorsunuz. Rakipleriniz video pazarlama yöntemini çoktan keşfetmiş ve uygular hale geldiyse fakat siz henüz bundan haberdar değilsiniz neden satışlarınızın iyi olmadığını sorgular hale gelebilirsiniz. Oysa yapacağınız birkaç basit ve etkili hamle ile rakiplerinizi geride bırakmanız mümkün hale gelecek.
 Doğru sayfalara tıklayın, video pazarlama hakkında tüm gerçekleri ve detayları öğrenin. Bunun için kullanabileceğiniz, bilmeniz gereken her şeyi size sayfalarında sunan Videomarketing sitesi ile siz de bu alandaki tüm ipuçlarına sahip olacaksınız. İnsanların %55’lik kısmı videoları her gün çevrimiçi olarak izliyor. Facebook videolarının %85’i sessiz bir şekilde izleniyor. Yöneticilerin %59’luk kısmı aynı konu hakkında video ve metin olması halinde videoyu tercih ediyor. Açılış sayfasına eklenen bir video, ziyaretçilerin alıcıya dönüşme oranlarını %80’e kadar artırıyor. Bu ve bunun gibi genel eğilimlere bakıldığında video pazarlamanın önemi bir kez daha ön plana çıkıyor. Eğer siz de bu alanda kendinize bir yer edinmek istiyorsanız bu konunun ehli bir sayfayı tıklayın ve tüm detaylar parmaklarınızın ucuna gelsin.


Röportajımıza geçmeden önce bir kaç şey söylemek isterim. Sayın Yenal Akgün hocam benimde tasarım dersinden hocamdı. Bana mimarlık konusunda çok şey kattı.  Mimarlığı sevdiren bir yapısı ve kaliteli kişiliği ile her zaman saygı duyduğum hocamla bir röportaj yapmak istedim. Sonuç gayet keyifli oldu :) Ben okuyunca mimarlıkla alakalı çok şeyi yeniden düşünmem gerektiğini öğrendim. Mimarlık bağlamında bir çok konuda farklı ve özgün bilgiler bulabileceğiniz bir röportaj sizlerle. 


1-) Merhaba röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. İlk etapta Mimarlık ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?



1978 Elazığ doğumluyum. İlkokul ortaokul ve liseyi İzmir'de okuduktan sonra mimarlık eğitimimi İstanbul Teknik Üniversitesi'nde 1999-2006 yılları arasında aldım. Daha sonra İzmir'e dönerek bir süre çeşitli ofislerde çalıştıktan sonra İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Bölümü'nde yüksek lisans eğitimine başladım ve bir süre sonra araştırma görevlisi oldum. Burada yapı bilgisi, bilgisayar destekli tasarım ve mimari proje dersleri verdim. Akademisyenliğe paralel olarak çeşitli mimari proje yarışmalarına farklı ekiplerle katıldım. Bu yarışmalardan 2 de ödül kazandım. Yüksek lisans sonrasında doktora eğitimim sırasında Stuttgart Üniversitesi'nin hafif Strüktürler ve Kavramsal Tasarım Enstitüsü'nde bulundum. Bu enstitüde dünyaca ünlü mimar/ mühendisler Frei Otto, Jörg Schlaich ve Werner Sobek ile çalışma imkanım oldu. Bu süreç, hem araştırmacı hem de mimar olarak olaya bakış açımda önemli farklılaşmalara ve gelişmelere yol açtı. Doktora sonrasında ise İzmir'de çeşitli üniversitelerde öğretim üyesi olarak çalıştım. Bu sırada meslek pratiği ile de ilişkilerimi gerek mimari proje yarışmaları, gerekse bazı proje işleriyle sürdürdüm. 2015'te yine bir ulusal mimarlık yarışmasında ödül kazandım. Bir süre kendi ofisimi freelance olarak devam ettirdikten sonra şu anda da Konak Belediyesi'nde mimar/ tasarımcı olarak çalışıyorum. Yani bir parça uygulamanın içine geri döndüm ve akademik kariyerime eğitimci olarak ara verdim. Ancak çeşitli jürilerde, derslerde konuk olarak akademiyle ilişkimi de sürdürüyorum.

 


2-) Mimarlık günümüzün en popüler meslekleri arasında ve herkesin bu meslek hakkında az çok fikri var fakat biz birazda işin eğitim kısmını öğrenmek istiyoruz. Yani kısacası mimarlık fakültesinde okuyacakları 4 yıl boyunca neler bekliyor?

Mimarlık eğitimi oldukça sabır gerektiren, maddi manevi yorucu bir eğitim. Bunu baştan kabul etmek gerekiyor. Hep sorulan bir soruya cevap olarak söyleyeyim, iyi resim çizebilmekle hiç ama hiç alakası yok. Çok iyi resim çizebilip mimarlığı hiç beceremeyen niceleri olduğu gibi tam tersi bir dolu örnekle de karşılaştım. Aslında mimarlık çok yönlü bir meslek ama temelini “tasarım” kavramı oluşturuyor. “İki rengi biraraya getirmek”, “iki farklı mekanı biraraya getirmek” ya da “iki farklı kıyafeti bir araya getirmek” aslında farklı mesleklere ait olsa da hep tasarım sorunları, ve cevabı da benzer bir eğitimden geçiyor... Mimarlık eğitimi de aslında tasarım eğitimi verilen tüm bu mesleklerin oluşturduğu piramidin bence en tepesinde olduğu için bütün tasarım alanlarına bir parça yakın olmanızı sağlıyor. Bu anlamda da penceresi ufku geniş insanlara ihtiyaç duyuyor. Ama tabi ki ilgi olmadan da olmuyor. İlgi duyuyorsanız ve vizyonunuz genişse herşeyin olumlu gelişmesi daha kolay. Yani,, eğitiminizin, yani mimarlığın, bir hayat biçimi haline gelmesi gerekiyor. Yoksa başarı gerçekten oldukça zor. Zaten içinizde bu eğilim varsa bir zaman sonra her olaya her nesneye tasarımcı gözüyle bakmaya başlıyorsunuz. O ışık yanmıyorsa da maalesef hiç yanmıyor ve eğitim büyük bir zulüm haline geliyor.

Daha somut konuşacak olursam daha ilk yıldan sabahlamalara alışmak, hazır olmak gerekiyor. Burada tek sorun iş yükünün çokluğu değil bence. Test tekniği gibi sorgulamaya çok açık olmayan bir sistemden herşeyi sorguladığın bir eğitime geçtiğinde öğrenci bocalıyor. Bocaladıkça işler uzuyor tabi. Sabahlamalar bence biraz da bundan. Gerçi bu sabahlama ortamları eğer grup halinde çalışılıyorsa keyifli de olabiliyor ama bu tarz bir zorluğa alışmak gerekiyor. Tabi sabır da önemli. Masa / bilgisayar başında saatler geçirmeye hazırlıklı olmak lazım. Çok uzun saatler, günler çalışmak başarının her zaman garantisi de olamayabiliyor. Günlerce uğraşıp hazırladığın proje daha ilk sunumda hocalar tarafından darmadağın da edilebiliyor. Bu yüzden bir parça eleştiriye açık olabilmek, yapılan eleştirilerden kendine birşeyler çıkarabilmek ve de sakin kalabilmek de önemli.

Yani bir sürü zorluğundan bahsettim ama bence tasarım (ve de mimarlık) eğitimi çok güzel ve de eğlenceli. İnsanın başka yönlerini tanımasına fırsat veren, yaratıcılık odaklı bir eğitim. Bu anlamda bence bütün zorluklara değer.

3-)En çok etkilendiğiniz mimar kimdir ve sizi nasıl etkilemiştir ? 

Tek bir mimardan etkilendim demek doğru olmaz. Bence hiçbir alanda tek pencereden de bakılmamalı zaten. Çeşitli yönlerini sevdiğim etkilendiğim birçok mimari grup var benim de. Rem Koolhas'ın mekan düzenini ve yenilikçiliğini severken, Tadao Ando ya da Peter Zumthor'un malzeme duyarlılığına, malzeme/ mekan arasında kurduğu ilişkiye hayran olmamak mümkün değil bence. Yıllar da geçse Mies'in mekan kurgusundaki akışkanlığa hayranlık duyarken, Heatherwick Studio ya da BIG'in çağdaş mimarlığını yok saymak olmaz. Ya da Rafael Moneo ya da Fernando Menis'în bağlamla kurduğu ilişkiyi... Bakış açısına göre beğenilerim de değişiyor yani.

4-) Herkesin tercih döneminde bölüm seçmesine bir şeyler vesile olmuştur. Peki, siz neden Mimarlığı seçtiniz ve verdiğiniz bu karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Bence lise öğrencileri aslında meslekler konusunda çok da bilinçli değil. Bizim zamanımızda da değildi. Her devrin moda meslekleri oluyor ve herkes o mesleklere yöneliyor. Sonrasında o mesleğin modası geçince, ya da dışarıdan göründüğü gibi olmadığını farkedince hüsran yaşanıyor. Bazı moda mesleklerin piyasada karşılığı da o kadar geniş olmayabiliyor. Bunlar hep sorun... Mesela şöyle örneklerle de karşılaştım şimdiye kadar: “Mimarlık yazmayı düşünüyorum ama diyetisyenlik mi mimarlık mı karar veremedim” diyor öğrenci. “Git önce bir kafanı netleştir” diyorum bu tarz adaylara. Aslında onun da çok suçu yok: Puanının yettiği bölümler, o an moda olanlar ve kulaktan dolma bildikleri arasında sıkışıp kalıyor. O zaman da böyle acaip kafa karışıklıkları yaşanıyor.

Neyse bu kadar alakasız bilgiden sonra kendime geleyim. Ben de aynı bilinçsiz ekiptendim. Ama hep teknik disiplinlerden yanaydı gönlüm. Mühendislikler gibi. Aslında ben hep Makine mühendisi olmak istemiştim ve tercihlerimde de hep mühendislik yazmıştım. Tabi o zamanlar tercihlerini sınavdan önce yazıyordun. Bunları istiyorum deyip tercihlerini yapıp sınava öyle giriyordun. Sınavda olabilecek aksiliklere karşı da garantici bölümler de yazmak gerekiyordu yani:) Ben de dürüst olmak gerekitse bir anlık tercihler, sınav anındaki baz hatalar vb etmenlerle kendimi İTÜ Mimarlık Bölümü'nde bulmuştum. Bir yandan komik gelir bana hala, çünkü o kadar tercih iindeki tek mimarlık bölümü ve tek İstanbul tercihiydi. Bu kadar zaman sonra geriye baktığımda ise “iyi ki İTÜ Mimarlık Bölümü'nü” kazanmışım diyorum ama. Bugün sınava tekrar girsem tekrar mimarlık yazarım. Yaptığım işin beni yansıttığını düşünüyorum. Mimar olarak çalışmak ya da mimarlık eğitiminin bana kattığı hayata bakış açısından dolayı gerçekten mutluyum.

5-) Eğitim sistemimiz hakkında hemen hemen herkesin eleştirdiği belli başlı noktalar var. Peki, sizin Mimarlık Fakültesinde verilen eğitimde eleştirdiğiniz kısımlar nelerdir? 


Bence mimarlık eğitimi ile ilgili en önemli sorun bölüm ve kontenjan sorunu. Diğer sorunlar çözülür. O kadar çok mimarlık bölümü var ki... Bence gereğinden fazla mimar mezun oluyor her sene ve bu da mesleğin değerini düşürüyor. Üstelik ister inanın ister inanmayın ama bazı mimarlık bölümlerinde bir tane bile mimar öğretim üyesi yok. Hocaları arasında aşçı olmayan aşçılık bölümü olur mu ki mimarlıkta da olsun. Bu tarz bölümlerden yetişen öğrenci de yukarıda anlattığım mimar bakış açısına ne yazık ki asla sahip olamıyor. Boşu boşuna okumuş oluyor. Bu anlamda üniversitelerin bölümleri arasında inanılmaz bir kalite farkı var. Ama bizim mevzuatımıza göre her nereden mezun olursa olsun, ya da hangi bilgiye sahip olursa olsun mezun olur olmaz istediği büyüklükte yapıya mimar olarak imza atma yetkisine sahip oluyor. Mimarlık eğitimi alamamış mimarların imzaladığı, tasarladığı (??) binalarla doluyor çevremiz sonunda da. Eğitimle ilgili bence en önemli sorun bu.

Yoksa çok çalıştırılmak, bazen değerlendirme kriterlerinin öğrenciye çok subjektif gelmesi (bazen de gerçekten subjektif olması) gibi öğrenciye büyük sorunmuş gibi gelen şeyler aslında en kolay çözülecek konular.

6-) Mimarlık oldukça zor bir bölüm ve sanırım derslerde zorlanmamak pek mümkün olmuyor. Peki, eğitim hayatınızda en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?

Eğitim hayatımda en zorlandığım ders “Temel Tasarım” oldu. Pekçokları için de böyledir eminim. Zira lisede alıştığın eğitimden bambaşka birşeyle karşılaşıyorsun, ve bunla da pat diye karşılaşıyorsun. Bundan büyük bir adaptasyon sıkıntısı olamaz. “”Neyin içine düştüm” diyebiliyorsun ilk anda. Hele benim gibi lise hayatında bile çok analitik düşünmüş birisi için. Zaten bir ekstra bilgi vereyim: Mimarlık bölümü en çok 1. sınıfta bırakılıyor. Bu adaptasyon sorunundan ötürü. 1. sınıfı aşınca herşey daha kolay yürüyor. Derin denize atılarak yüzmesi beklenen biri gibi oluyorsun bir parça. Yüzebilirsen deniz çok güzel:) Ama boğulma ihtimalin de var. Bunu göze almak gerekiyor.

7-) Gelecekte bu bölümde okuyacak kişilerde sizce ne gibi özellikler bulunmalı? 



Aslında sohbetin başından beri epeyce özellik sıraladım sanıyorum. Resim yapma örneğini verdim ama adayın kendini BENCE nasıl test edebileceğini anlatmadım:) Gözünü kapattığında içinde bulunduğun ortamı gözünde canlandırabiliyorsan, ya da bir odayı, mekanı tariflediğimizde gözünde canlanabiliyorsa mimarlık eğitimi almak için maya var demektir. Sonrası zaten öğreten kişinin sorunu. Öyle ya da böyle öğretiliyor iyi bir okulda. Tabi bunun yanında sabır, belirli bir iş disiplini, okumayı ve gezmeyi sevmek, bir parça da sağlam bir sinir yapısı şart. Son söylediğim özellikle ilk yıl şart.:)

8-) Ülkemizde son yıllarda gündem olan kentsel dönüşüm yavaş yavaş başlıyor. Bu durumun mimarlara olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Kentsel dönüşüm konusu başlıbaşına birden çok konferansa konu olabilir. Ben kentsel dönüşümün tekil bina bazında yapıldığında kent için çok da faydalı olduğuna inanmıyorum. Yani bir bina yıkılıp aynı kat sayısında (çoğunluklukla da birkaç kat daha yüksek) yapılınca o sokak daha iyi olmuyor. Yeşil artmıyor, çoğunlukla kaldırım genişlemiyor, otopark üretilmiyor. Kısaca kentlerimizi güzelleştirme anlamında çok işe yaramıyor. Ama tabi hem eski ve depreme dayanıksız binanın yenilenmesi, hem de inşaat sektöründeki mimar dahil aktörlere daha fazla iş çıkmasını sağlıyor ama keşke bina bazında değil de bölge bazında dönüşüm yapılabilse. O zaman bu işten kentlerimiz de daha karlı çıkacak.

9-) Türkiye’de Mimarlık hakkında neler düşünüyorsunuz? 

Bu da oldukça uzun konuşulabilecek bir konu. Aslında ara ara çok çok iyi örnekler de ortaya konsa da ülkenin mimarlık yaklaşımını çok da başarılı bulmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Bir kere iyi kent iyi yöneticiler ve iyi mimarlarla oluşur ancak yukarıda saydığım sebeplerden ötürü mimar kalitemiz de düşük. Tabi ki mal sahibi, yatırımcının da beklentileri de mimarlığın seviyesine direkt etki ediyor. 1 cm bile alan kaybetmeme kaygısı, yapının nitelikli olmasının önünde çoğu zaman. Ya da bunu kaça satabilirim kaygısı. Okulda üretilen kalitede projeler maalesef piyasada çoğunlukla bu sebeplerden ötürü çıkmıyor. Bir diğer sorun da tek tipleşme. Aynı apartman mimarisini ülkenin neresine gitsek görürüz ama Artvin'in coğrafi ve iklimsel koşulları ile Antalya aynı mı? Ama aynı mimarlık her yerde uygulanıyor. Buna biraz da yönetmelikler de sebep oluyor.

Yani özetle konu çok bilinmeyenli bir denklem.

Bu röportaj için Yenal Akgün hocamıza teşekkürlerimizi sunuyorum :)

Umarım siz okurlarımız içinde keyifli bir röportaj olmuştur.
Telefon Tercihleri Kullanıcıları Zorlamaya Başladı!






Teknoloji dünyasının en popüler ürünlerinden olan akıllı telefonlar, son birkaç yıldır büyük bir değişim geçirmeye başladı ve bu değişim sürecine, dünyanın birçok farklı noktasında da yeni isimler katılmaya başladı. Yepyeni bir sektör haline gelmeye başlaması yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe dayalı olan akıllı telefon, en nihayetinde günümüzün en popüler teknolojik ürünleri arasında yer alıyor.

Tüketiciler tarafından yoğun bir ilgi ile karşılanan ve bu ilginin satış miktarlarında da kendini göstermeye başlaması, birçok farklı ismin de telefon üretim sürecine dahil olmaya başlamasına vesile oldu. Bu sürecin ardından içinde bulunduğumuz dönem itibariyle kullanıcıların dikkatini daha çok çekmek isteyen ve global satış yüzdelerini artırmak isteyen üreticiler, başta akıllı telefonların tasarımları olmak üzere birçok farklı noktada farklılaşmanın yolunu arar oldular. En nihayetinde birçok farklı tasarım, özellik ve donanımsal yapıları ile birbirinden farklı markanın birçok yeni ürünü raflarda yer almaya başladı.


Söz konusu olan bu değişim sürecinin başlaması ile beraber de özellikle son yıllarda tüketiciler telefon tercihleri yaparken ciddi anlamda zorlanmaya başladılar. Hem kısa döneme kadar inen yeni cihazların lanse edilmesi hem de tasarım ve donanım tarafından iddialı ürünlerin kıyasıya rekabete girişmesi, kullanıcıların bu tercih zorluğunu daha da ileri bir noktaya taşımış oldu.

Bu süreçte Apple, Samsung ve LG gibi teknoloji dünyasının öncü isimleri varlığını sürdürürken, Xiaomi, OnePlus, Meizu ve Huawei gibi Çinli isimlerin de global arenada kendilerini göstermeye başlaması ve rekabet konusunda ciddi bir atılım gerçekleştirmesi, kullanıcıların mevcut olan tercih sorunlarını daha da büyük bir çıkmaza sokmuş oldu. Nitekim sektörde kullanıcı elde etmek isteyen akıllı telefon üretici firmalar, yeni telefonlarında çok daha yenilikçi bir strateji izleme yolunu tercih etmeye başladılar.

En büyük zorluk, tasarım farklılıkları ile belirgin oluyor!

Son birkaç yıldır teknoloji dünyasını internet üzerinden takip eden kullanıcıların, en çok rağbet gösterdikleri yazılı ve video içerikler arasında telefon incelemeleri yer alır oldu. Elbette ki en çok rağbet gören içeriklerin başında akıllı telefon incelemeleri konusunun yer almasında, tüketicilerin tercih yapmakta ciddi anlamda zorluk yaşaması yer alıyor.


Daha önceleri akıllı telefon dünyasında ismi en çok geçen ismin Apple ve iPhone olmasını takip eden kısa vade içerisinde başta Samsung olmak üzere birçok teknoloji devi, Apple’ın karşısında ciddi bir rekabet sergilemeye başladı. Bu süreçte kullanıcılar, daha çok donanım ve yazılım detaylarına dikkat ederek tercihlerini yapıyorlardı. Apple’ın iOS mobil işletim sürümünün de hem kullanıcı dostu yapısı hem de donanım ve yazılım birlikteliğinden doğan çok yönlü işlevselliği ile birçok kullanıcı, tercihini kolaylıkla Apple’ın iPhone modelleri tarafından yapmaktaydı.

Bu süreçte Google tarafından desteklenen Android mobil işletim sisteminin de çok ciddi bir yol kat etmesi ile beraber kullanıcılar, iOS ve Android tercihinden çok daha fazlasını aramaya başladılar. Dada sonraları kamera ve işlemci gibi özelliklere dayalı seçimler kendini göstermeye başladı. Zira akıllı telefonların gelişim sürecinde donanımsal anlamda çok ciddi sıçramalar kendini göstermekteydi.

Günümüze gelindiği vakit ise Apple, Samsung, LG, Huawei, Xiaomi, Motorola ve Meuzi gibi firmaların telefonları, donanımsal anlamda ciddi benzerlik göstermeye başladı. Her ne kadar kamera, işlemci ve grafik birimi tarafında halen daha Apple’ın iPhone modelleri ciddi bir üstünlük sağlıyor olsa da günlük kullanımlar hesaba katıldığında, güncel telefonların birçoğu kullanıcısını donanımsal anlamda zora sokmayacak noktaya ulaştı.

En nihayetinde ise günümüzde kullanıcılar, sadece iOS ve Android işletim sistemi tercihi kararından farklı olarak, en büyük etmenler arasında olan tasarım tarafına da önem vermeye başladı. Bu noktada da Google’ın akıllı telefon modelleri piyasada yer almaya başladı ve tasarım rekabetinde ciddi bir süreç başlamış oldu.

Akıllı telefon tasarımları, firmalar arasındaki en büyük rekabet alanı olmaya başladı!

Son birkaç yıldır başta akıllı telefon modelleri olmak üzere mobil cihazlar için en büyük tasarım atılımı, çerçevesize yakın tasarım anlayışı ile ortaya çıktı. Bu süreçte üretici firmalar, akıllı telefonlarının ekran boyutlarını artırarak, cihazların kasa oranını düşürürken ekran boyutunu artırmayı başarmış oldular. Kullanıcılar tarafından yoğun talep göre büyük ekranlı telefonlar da nitekim büyük cihazlardan haz etmeyen kullanıcılar için de satın alınabilir seviyeye ulaştılar.

Bununla beraber estetik açıdan da ciddi bir farklılık sunmaya başlayan çerçevesize yakın akıllı telefon anlayışı, Samsung’un Galaxy S6 modelleri ile birlikte sektörde başlangıç yapmış oldu. İlk etapta kavisli erkan ile yola çıkan Samsung’u Apple, Xiaomi ve LG gibi firmalar da takip etmeye başladı.



En nihayetinde de tasarım anlamında da birbirine benzemeye başlayan akıllı telefonların tercihinde kullanıcılar, tek bir paket içerisinde en iyi deneyimi sunan modelleri tercih etmenin yolunu aramaya başladılar. Bu süreçte de elbette ki akıllı telefon incelemelerine olan rağbet, zirve seviyelere kadar ilerlemiş oldu.

Tüm bunların dışında şu an için fiyatlandırma politikası bir kenara bırakılırsa kullanıcıların telefon tercihi konusundaki en büyük sorunsalı, iOS işletim sistemi tercihi ve Android işletim sistemi tercihi üzerinde kalmış kalıyor.

iOS tarafında tek seçeneğin iPhone modelleri olduğu hesaba katıldığında, asıl büyük karmaşa Android işletim sistemi taşıyan akıllı telefon modellerinde oluşuyor. Çinli firmalarında çok ciddi telefon modelleri ile global pazarda yer almaya başlaması, Android tarafındaki rekabeti büyük oranda etkilemeyi başardı.


Özet olarak belirtmek gerekiyor ki akıllı telefon dünyasındaki üretici firmaların telefon modelleri, birçok açıdan birbiri ile benzer bir yaklaşım sunmaya başladı. Bu süreçte kullanıcılar, başta güvenlik kaygıları olmak üzere birçok açıdan iOS ve Android işletim sistemi tercihlerini yapmaya başlamış olacak. Lakin pazar araştırmalarından elde edilen bilgilere göre kullanıcıların telefon tercihleri, birbirine benzeyen ve artan fiyatlara sahip modellerden dolayı, giderek daha da zor bir hale gelmeye devam edecek gibi görünüyor.


Tüm Boncuk Modelleri En Uygun Fiyatlarla

Doğal taş ve boncuklar, takı tasarımı sanatının her döneminde en çok kullanılan malzemeler arasında yer almıştır. Zira her ikisi de, çok sayıda renk, biçim ve ebat seçeneğine sahiptir. Bu bakımdan, boncuk çeşitleri doğal taşlara kıyasla daha kullanışlı bir takı malzemesidir. Zira doğal taşlar doğadaki hallerinin cilalanmış ve biçim verilmiş hallerinden ibaretken, boncuk modelleri suni olarak üretilebildikleri için çok daha fazla sayıda seçenek sunmaktadır. Boncuklar; şekillerine, ebatlarına ve üretimlerinde kullanılan materyale göre çeşitli kategorilere ayrılır. Örneğin plastikten üretilen boncuklar, sayıca bir hayli fazladır ve en ucuz takı malzemeleri arasında yer alır. Ancak cam cürufu gibi özel materyallerden üretilen, çok daha gösterişli ve etkileyici boncuk çeşitleri de mevcuttur.

Miyuki Boncuk Çeşitleri Satın Al


Miyuki boncuk çeşitleri, bunların başında gelir. Japonya’daki aynı adlı fabrikada üretilen miyuki boncuklar, 1960’lı yıllardan bu yana piyasada bulunabilmektedir. Dayanıklılık, kullanım kolaylığı ve kalite bakımından tartışılmaz bir üstünlüğe sahiptirler. Nitekim Miyuki firması, dünyanın belki de en büyük boncuk üreticisidir ve delica boncuk gibi çeşitlerin de patent sahibidir. Miyuki boncuk çeşitleri, tüm takı modellerinde rahatlıkla kullanılabilir. Ancak en çok miyuki bileklik modelleri üzerinde kullanıldıklarını görebilmek mümkündür. Miyuki bileklik yapımı oldukça kolaydır ve bu nedenle amatörler tarafından dahi rahatlıkla yapılabilmektedir. www.prestijboncuk.com/miyuki-boncuk

Miyuki Bileklik Nasıl Yapılır?

Gerçekten de, miyuki boncuk bileklik yapımı için ihtiyacınız olan tek malzemeler miyuki boncuk çeşitleri ve bir adet iptir. Arzuya göre misina ipi veya bu iş için üretilmiş miyuki boncuk ipleri kullanılabilir. Boncukları ip üzerine dizip iki ucunu birleştirerek, dakikalar içinde miyuki bileklik üretmeniz mümkündür. Prestij Boncuk web sitesi, boncuk çeşitlerinin ve kalitesinin takı imalatı için olan önemini bildiğinden, hobi tutkunlarına bu bakımdan en çok sayıda seçeneği en uygun fiyatlarla sunar. Tüm boncuk çeşitlerimiz, onlarca farklı renk seçeneğine sahiptir. Boncuk fiyatları ise hiçbir zaman bütçenizi zorlamayacak niteliktedir. Web sitemizden sipariş verip, ürünlerinizi kargo ile teslim almanız, hatta arzu ederseniz ödemenizi de kargo görevlilerine yapmanız mümkündür.




Şubesiz Bankacılığın En Kolay Hali İle Tanışın

Bankalarda uzun kuyruklar beklenen günler artık geride kaldı. Hatta öyle ki hala bankada kuyruk bekliyorsanız çağın gerisinde kalmış olma ihtimaliniz de oldukça yüksek. Çünkü devir teknoloji devri ve artık tüm işlemler parmaklarınızın ucunda. Şubeye gitmeden birçok işlemi gerçekleştirmek mümkünken aksini yapmaya çalışmak zaman kaybından başka bir şey olmasa gerek. Zamanın çok kıymetli olduğu çağımızda, hayatın hızlı akışında dinlenme payına sahip olabilmek için birçok şeyin kolay yolunu araştırıyoruz. Bunların başında ise hemen herkesin ihtiyaç duyduğu bankacılık işlemleri yer alıyor. Bu işlemler arasında ise şubesiz bankacılık ön plana çıkmış durumda.
Herhangi bir ödemenizi gerçekleştirmek için EFT ve havale yapmanız gerekirken bunun için bir de zaman ve ücret harcamak elbette rahatsız edici bir ayrıntıdır. Kuveyttürk Seninbankan.com.tr sayesinde ise EFT ve havale ücreti ödemen tüm ödeme işlemlerinizi rahatlıkla kısa süre içerisinde gerçekleştirebilirsiniz. Senin danışmanın hizmeti de sunan Kuveyttürk, bu alanda aklınıza takılan tüm sorulan cevaplarını size vermek için hazır olarak bekliyor. Aklınıza takılan tüm sorulan cevaplarını şubesiz bankacılık hizmeti ile sonlandırabilirsiniz.

Sadece EFT ve havale hizmetleri ile değil, altın hesabı, gümüş hesabı, yatırım hesabı ve platin hesabı gibi farklı yatırım hesapları ile sahip olduğunuz birikiminizi güvenli bir şekilde yönetebilirsiniz. Cep telefonunuzdan ya da tabletinizde indireceğiniz bir uygulama ile kısa sürede tüm işlemlerinizi gerçekleştirmeniz mümkün olacak. Üstelik bunu yüksek güvenlik seviyesi eşliğinde yapacağınızı da unutmamalısınız. İnternet şubesi sayesinde şubesiz bankacılık işlemleri içinden dilediğiniz işlemi saniyeler içinde gerçekleştirerek kalan zamanınızı sevdiklerinize ayırmanız da mümkün hale geliyor. Zamanınızı artık işlemler ya da uzun kuyruklarda heba etmek yerine sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz anlara ayırmanız sizi de mutlu etmeye yetecek. Hayatın akışı içerisinde şubesiz bankacılığın size sağladığı ayrıcalıklardan faydalanarak kartsız para çekme, cebe para gönderme ve fatura ödeme gibi uzun zamanınızı alacak işlemleri artık tek tık ile halletmeniz mümkün hale geliyor. Eğer hala Kuveyttürk bankasının sağladığı avantajlardan haberdar değilseniz, zamanınızı doğru şekilde idame ettiremiyorsunuz demektir. 
Kaliteli Cami Halısı

            Müslümanların ibadetlerinde oldukça önemli bir yer kaplayan camilerin bakımı ve iç donanımı da oldukça önemlidir. Çelebizade halı firması 1994 yılından bu yana cami halıları üretiminde öncü durumdadır. Hizmet kalitesinden ödün vermeden çalışmakta olan firmamız dünya çapında kabul görülmektedir. Pek çok desen ve renkte üretilen cami halısı kaliteden ödün vermeyen hizmet anlayışının bir sonucu olarak doğmuştur.




 Uzun Süreli Kullanım

            Camiler Müslümanların günün her saati ziyaret ettikleri mekanlar olmasının yanı sıra kendileri ile de baş başa kalmak için sık sık gittikleri mekanlardandır. Bu neden ile cami halısı seçiminde oldukça hassas davranmak gerekir. Özellikle kaliteli ürünler seçilmeli ki uzun süre verim alınabilsin. Cami halısı kalitesiz olursa halılarda kısa süre içerisinde aşınma ve yıpranma meydana gerecektir. Bu da yeni bir halı almayı gerektirecektir. Kısa süre içerisinde defalarca halı değiştirmek yerine bir kez kaliteli bir ürün alıp uzun yıllar yıpranmadan kullanmak oldukça iyi bir alternatiftir.

            Cami halısı üretimi yapan firmamız kalitenin yanı sıra sağlığa da önem vermektedir. Gün içerisinde cami halıları üzerinde pek çok kişi ibadet için bulunmaktadır. Bu da olası rahatsızlıkları beraberinde getirebilir. Bu neden ile camiler için seçilecek halıların sağlıklı olmasına özen gösterilmelidir. Konuya fazlası ile önem veren firmamız Türkiye'de ilk kez anti bakteriyel halı üretimine başlamıştır. O zamandan günümüze kadar da bu hizmeti geliştirerek devam ettirmiştir.

 Farklı Desenler

            Farklı renk seçeneklerinin de sunulduğu halı çeşitleri genellikle kaymaz tabanlı olarak üretilmektedir. Tercihe göre duvardan duvara da üretilebiliyor. Toz ve tüy bırakmayan bir yapıda üretilen halılar anti septik özellikleri ile de dikkat çekiyor. Bu sayede cami halısı üzerinde herhangi bir biçimde mikrobun barınmasına izin vermiyor. Bu da hastalıların yayılmasını engellemiş oluyor.
 Üretimini sürekli olarak çeşitlendirerek kendini yenileyen firmamız saflı cami halısı modellerini de üretmektedir.

            Saflı cami halısı camilerde en çok tercih edilen modeller arasındadır. Bu halının yapısı gereği cami cemaatinin namaz esnasında safları düzenli bir biçimde sağlamasına yardımcı oluyor. Saflı cami halısı modelleri arasında onlarca renk seçeneği bulunuyor. Bu ürün kategorisinde üretilen halıların farklı renklere sahip olmasının yanı sıra aynı renkte farklı tonları da bulmak mümkündür.

 Dünya Çapında Bir Kalite


            2014 yılından bu yana üretimleri ile dünyaya açılan firmamız giderek artan talepleri karşılamak için yeni tasarımlar geliştirmektedir. Son yıllarda cami halılarında en çok tercih edilen modellerin arasında göbekli cami halısı da bulunuyor. Göbekli cami halısı şık ve estetik görünüm sebebi ile tercih edilmekteyken caminin iç dekorasyonuna da uyum sağlayacak pek çok model bulunuyor. Cami içerisinde tercih edilen halı desenlerinin doğru seçilmesi hem caminin mimarisini ön plana çıkarak destekleyecek hem de ziyaretçilerine görsel bir zarafet sunacaktır. Göbekli cami halısı çeşitleri de diğer halı çeşitleri gibi kaymaz tabanlı ve anti septik özelliğe sahiptir. Farklı motifler ile üretilen halıların yanı sıra aynı motifte fakat farklı renkte olan ürünler de bulunuyor. Yüzlerce cami halısı modeli arasında her caminin yapısına uygun bir renk ve desen mutlaka çıkacaktır.

            Tecrübeli bir ekip ile 20 yılı aşkın bir süredir sektörde hizmet veren firmamız duvardan duvara halıların montesi için de destek sunmaktadır. Ürettiğimiz hizmetin kalitesine sonuna kadar güvenmenin yanı sıra bu kaliteyi de uluslararası düzeyde ve ISO 9001 gibi çeşitli kalite sertifikaları ile kanıtlıyoruz. Uzun süreli kullanım ve sağlıklı bir ortam için ürettiğimiz cami halıları renk ve motifleri ile de tüm dünyanın dikkatini çekecek düzeydedir.



12 Dev Adam Eurobasket 2017 D Grubu final maçında,grupta sıralamayı belirleyecek mücadelede Letonya'ya 89-79 mağlup oldu ve grubu 4. sırada tamamlayarak C Grubu lideri İspanya ile son 16 turunda eşleşti.Millilerimizin büyük çaba sarfettiği ve son dakikalara başa baş girdiği mücadele malesef mağlubiyet ile sonuçlandı.Karşılaşma ile ilgili düşüncelerimi sizler ile paylaşmak isterim.



Letonya maça temposu yüksek bir oyun anlayışı ile başladı.Hücum sürelerinin hemen hemen ilk 10 saniyesi içinde hücumu bitirme çabası göstermeye çalıştılar.Biliyorsunuz millilerimizin daha önceki mücadelelerinde yapmış olduğu savunma ve müdafaa gayreti dikkatleri üzerine toplayan bir unsurdu.Bu savunmamıza karşı rahat sayı bulmak adına rakibimiz tempoyu yüksek tutmak amacındaydı.Timma'nın post oyunları üzerinden yaptığı asistlerle sayı bulan Letonya ayrıca yıldız ismi Porzingis'e karşı aldığımız ikili sıkıştırma önlemini ekstra paslar ile boş üçlük imkanı bularak bu durumu avantaj haline getirmeyi başardı.Neyseki buldukları 4 üçlük fırsatından sadece bir tanesini isabete çevirmeyi başarmaları ilk çeyreği sadece 2 sayı geride kapatmamızı sağladı.

Millilerimiz ise Melih Mahmutoğlu'nun performansı ile etkileyici bir başlangıç yaptı.Melih Mahmutoğlu ilk çeyreğe 11 sayı sıkıştırmayı başardı.Özellikle hızlı hücumlarda potaya giderek hanemize sayı yazdırmayı başaran Melih Mahmutoğlu ilk çeyreğin kahramanıydı diyebiliriz.Genel anlamda milli takımımızın ilk çeyrekteki hücum düşüncesinden bahsedecek olursak;boyalı alanı görmeye çalışarak,içeriyi zorlayarak,boyalı alana top indirmeye çalışarak sayı bulmayı arzulayan bir hücum düzeni görüntüsünden söz edebiliriz.Bu hücum düzeninde ısrar edilmesinin nedeni Kristaps Porzingis'i fiziksel anlamda yıpratmak ve faul problemine sokmakdı.Ufuk Sarıca'nın akıl dolu bu hamlesine dikkat çekmek isterim.

24-22'lik skor ile 2 sayı geride başladığımız ikinci çeyreği pek iyi geçirdiğimiz söylenemez.İlk periyotta benimsediğimiz boyalı alandan sayı bulma fikrini bu periyotta sürdürmeye elimizden geldiğince devam ettik ancak ilk çeyrekteki kadar başarılı değildik.Israrla Semih Erden'in Porzingis'i sırtına alıp potaya gitmesini ve sayı bulmasını sağlamayı denedik.Bununla birlikte kısalarımız içeriyi zorlayarak çemberi görmeye çalıştılar.Boş döndüğümüz hücum sayısı çoğalmaya başladı ve zorlama şutlara yöneldik.Kısacası hücum disiplininden uzaklaştık istediklerimizi yapamamaya başladık.Furkan Korkmaz'ın bu dakikalarda yaptığı top kayıpları her şeyi açıklar nitelikteydi.Düşüncelerimizi uygulayamıyorduk.

Tüm bu olumsuzluklar ile birlikte Letonya'ya ardı ardına hızlı hücum fırsatı verdik.Korktuğumuz başımıza geldi ve Kristaps Porzingis sahneye çıktı.Oyunun temposunun da yükselmesiyle birlikte Porzingis'in yıldızlaşmasına ardı ardına sayılar bulmasına engel olamadık.Porzingis'e indirilen toplar canımızı çokça yaktı.Aynı hücumu üst üste üç defa deneyip 6 sayı çıkarmaları ikinci çeyreği ne kadar kötü geçirdiğimizi gözler önüne serdi.İlk yarıyı 9 sayı geride 47-38'lik skor ile kapattık.Letonya'nın bu periyotta attığı 23 sayıya sadece 16 sayı ile karşılık verebildik.


Letonya Dersine İyi Çalışmış

Milli takımımızın ilk yarıda daha önceki karşılaşmalarında gösterdiği müdafaadan eser yoktu.Letonya'nın dersine iyi çalıştığı aşikar.Savunmamızı temposu yüksek ve seri hücumlar ile aşmaları kimseyi şaşırtmamalı.Hızlı oyun kurmaları gerçekten takdir edilesi.Porzingis ismini de tam zamanında devreye sokarak soyunma odasına büyük avantaj ile girdiler.Airnars Bagatskis'i tebrik etmek gerek.



İkinci yarıya tıpkı ilk iki periyotta ısrarcı olduğumuz planlamayı uygulayarak başladık.Semih Erden'in sırtı dönük oyunlarını kullanarak Porzingis'i oyundan düşürmek.Tüm yaptıklarımıza gösterdiğimiz çabalara bu sefer gölge düşüren çalınan tartışmalı düdükler oldu.Rakibimiz bu düdükler ile farkı 12 sayıya kadar çıkardı.

Çeyreğin ikinci 5 dakikasında sertlik iyice tavan yaptı.Harcanan efor ve enerji hat safhaya ulaştı.Sürekli olarak hücumlarımızı faul yaparak durdurup serbest atış imkanı vermelerine rağmen kaçırdığımız serbest atışlar farkı kapatmamıza mani oldu.Porzingis'in kenarıya alındığı çeyreğin son 4 dakikasında sazı elimize alıp farkı 6 sayıya kadar düşürdük.Son çeyreğe 10 sayı farkın altında girmemiz gerçekten çok önemliydi.Daha önceki yazımda belirtmiştim.10 sayı farkı ''Psikolojik Baraj'' olarak tanımlıyorum.

Son 10 dakikada oynanan oyundan bahsedecek olursak periyoda iyi başlayan taraf olduk.İlk birkaç dakika sayı attırmadık Letonya takımına.Hızlı hücumlar ile etkili olduk ve Porzingis'e karşı olağanüstü bir savunma gösterdik.Adeta ''Dişe diş,kana kan'' olarak tabir edebileceğimiz sertliğin dozunun arttığı bir mücadele izledik son çeyrekte.Melih Mahmutoğlu'ndan gelen talihsiz sportmenlik dışı faule kadar maça ortak olmayı başarmıştık.Bu faulden sonra oyundan düştük,Cedi Osman'ın sorumluluk almasına rağmen üstünlük el değiştirmedi ve karşılaşmadan mağlubiyet ile ayrıldık.



Aynı Bireysel Performanslar,Aynı Senaryo

Millilerimizin bireysel performansları grupta oynadığı diğer karşılaşmalar ile hemen hemen aynı görüntüyü verdi.Cedi Osman'ı gerçekten ayakta alkışlamak gerek.Takımın skor yükünü sırtlaması dışında,ribaund alması,asist yapması,çekinmeden sorumluluk alması ve tercih konusunda hata yapmaması NBA'de kalıcı olabileceğinin sinyallerini bizlere göstermekte.

Melih Mahmutoğlu takımın skor yükünü çeken bir başka isimdi.Yine yapması gerekeni yaparak kendisinden istenilen katkıyı fazlasıyla verdi.Zaman zaman takımı ateşleyen parça oldu.

Cedi Osman ve Melih Mahmutoğlu ikilisi dışında Semih Erden'in gösterdiği performanstan memnun kaldığımı söyleyebilirim.Sezonun büyük bir kısmını oynayarak geçirmemesine rağmen harika bir turnuva geçiriyor.Ayrıca Kenan Sipahi ve Erkan Veyseloğlu'nun ellerinden geleni yaptıklarının apaçık ortada olduğu kanaatindeyim.

Gecenin hayal kırıklığı ise Sinan Güler oldu.Turnuvanın başından beri çoğumuzu hayal kırıklığına uğratan bir Sinan Güler izledik.Bu takımın kendisine ihtiyacı var.İspanya maçında kendisinden iyi performans beklenecektir.


İstenen Milli Takım

40 dakika sonunda galip gelemesek de maçın her saniyesini yüreğiyle,kolunu bacağını parke üzerine bırakacakmışcasına,her şeyini ortaya koyarak oynayan bir milli takım seyrettik.Tribünler,atmosfer muhteşemdi,taraftar görevini layıkıyla yerine getirdi.Gerçekten gurur duyulası bir takım olduklarını ortaya koydukları bu karakter ile ispatladı bu takım.Galibiyet,mağlubiyet hiç önemli değil.Bu millet sahaya ruhunu yansıtan,savaşan bir milli takım istiyor ve bu takım bunu başardı.




Milli takımımıza gelecek karşılaşmasında başarılar diliyorum.


Zeki Baş


Özel Günleriniz İçin Yepyeni Bir Site


Göz Dolduran Tasarımlar

            Kalbinin attığı kadar canlısın, gözünün uzağı gördüğü kadar genç. Sevdiklerin kadar iyisin... diyenler yanılıyor olamaz. Sevdiklerinize zaman ayırmak dünya telaşı içinde oldukça zor olsa da onlara her zaman aklınızda olduklarını hatırlatacak anlar var. Bu özel anlarda onlara Kişiye özel hediye alternatiflerimizden birini seçerek hediye edebilir, mutluluklarını ikiye katlayabilirsiniz. Özel fotoğraf baskılı tişörtler, fotoğraf kolajları, ahşap görünümlü, fotoğraflı duvar saatleri, imza sitiliyle isim yazılı kemerlerden cüzdanlara, kalemlerden anahtarlıklara kadar bir çok hediyeye sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca çiftlere özel tavla, tişörtler ve kupalar tasarım ürünlerimiz arasındadır.

 Anıları Canlandıran Kalemler

            Söz uçar yazı kalır. Peki bir hediye ne kadar unutulmaz olabilir. Size iyi haberlerimiz var. Çeşitli boy ve ebatlarda onlarca şık tasarım hediyelik kalem, özel ürünlerimiz arasında sizleri bekliyor. Kaliteli malzeme ve işçilikle üretilen kalemlerimizin üzerine ister sade bir isim, ister imza stilli bir isim soy isim, ister baş harfleriniz gibi değişik şekilde yazılar yazılabilir. Kalemler tekli olarak satıldığı gibi set olarakta satın alınabilir. Özel tasarımlı kutusunda anahtar ve kalem setleri, kartvizitlik, anahtarlık ve kalemden oluşan üçlü set ve usb, kalem ve kartvizitlikten oluşan üçlü set şeklinde de sitemizde bulabilirsiniz. Hat yazılı deri kalem en tercih edilen modeller arasındadır.

 Hediye Almanın Kolay Yolu

            Günlerce gezmenize, o önemli gün için en iyi hediyeyi aramanıza bunun için kilometrelerce yorulmanıza gerek yok. Size yepyeni alternatifler sunan hediyefabrikasi ile evinizde rahat rahat uzanırken dikkatinizi tamamen alacağınız hediyeye verip, yorulmadan, zaman kavramına takılıp kalmadan seçim yapabilirsiniz. Güvenli alışverişin yeni adresi olan site adı gibi adeta bir hediye fabrikası. Özel güne göre ve cinsiyete göre ayrılmış kategorilerimiz sayesinde seçeceğiniz hediyeye daha hızlı ulaşabilirsiniz. Siteye üye olduktan sonra sepetinize eklediğiniz ürünleri en uygun fiyat garantisi ve değişik ödeme seçenekleriyle alabilirsiniz. Zaman zaman ürünler üzerinden yapılan indirimleri sitemizden takip edebilir, böylece istediğiniz ürünleri daha uygun fiyatlara alabilirsiniz. Üstelik tüm ürünler ücretsiz şekilde hediye paketi yapılıp, özel olarak tarafınıza kargo edilir, kusursuz bir hediye alma işlemi gerçekleştirirsiniz.


Sevdiklerinize Kendilerini Daha Özel Hissettirebilirsiniz!


            Özel günlerde sevdiklerimize hediye seçerken kendilerini özel hissetmeleri için en güzel hediyeleri seçmeye çalışırız. Hediye seçerken karşımızdaki kişinin cinsiyeti, beğenileri, hobileri ve daha birçok unsuru göz önüne almamız gerekir. Çoğu zaman ne yazık ki onlar için özel bir hediye bulamaz ve klişe seçenekler arasından seçim yapmak zorunda kalırız. Ancak artık sevdiklerinize tamamen onlara özel hediyeleri hediyesepeti.com ile verebilirsiniz!

            Hediye sepeti ile sahip olacağınız ayrıcalıklar dünyasında elde edeceğiniz avantajlar ve hediye seçenekleri ise şöyle:

            - Kişiye özel hediye: Hediye sepeti kişiye özel hediye seçeneği ile aldığınız hediyeleri özelleştirmenizi ve karşınızdaki kişinin kendini daha da özel hissetmesini sağlıyor. İsim baskılarından fotoğraf baskılarına çeşitli imkanlarla seçtiğiniz hediyeleri özelleştirerek sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz. Kişiye özel hediyeler birçok farklı ürün grubunda geniş tercih seçenekleri ile beğeninize sunulmuş durumda!

            - Geniş ürün seçeneği: Kadın ve erkek hediyelerinden özel günlere kadar ihtiyacınız olan tüm hediye gruplarına bir arada Hediye Sepeti ile ulaşabilirsiniz. Kategorilendilmiş ürün gruplarının yanı sıra özelleştirilmiş arama seçenekleri ile de sevdiklerinize en uygun hediyeleri hızlı bir şekilde bulabilir ve hediye almak için haftalarca zaman kaybetmeden hızlı bir şekilde hediyelerinizi seçebilirsiniz.

            - Farklı hediye seçenekleri: Sevdiklerinize klasikleşmiş hediyelerin dışına çıkarak farklı hediyeleri Hediye Sepeti ile vereceksiniz. Değişik fikirlerin bir arada buluştuğu sitede klasik hediyeler de özelleştirilerek sıra dışı bir hal alıyor. Hediye kalem almak istiyorsanız bunu üzerine sevdiklerinizin adını yazdırarak özelleştirebilir ve sıradan bir hediyeyi her zaman kullanılacak bir ürüne çevirebilirsiniz. Hediye alınacak kişi gruplarında yapacağınız aramalar ile daha bilinçli hediye seçebilir ve sevdiklerinizin yüzünü güldürebilirsiniz.

            - Kaliteli ürünler uygun fiyat seçenekleri: Kaliteli ürünleri uygun fiyatlarla bir araya getiren Hediye Sepeti, bütçenizi de düşünerek sizlerin yanında oluyor. Ödeme seçenekleri sayesinde zorlanmadan ve kendinize en uygun imkanlarla alışveriş yapabilir, hızlı kargo imkanları ile ürünlerinizi günlerce beklemek zorunda kalmadan hemen sahip olabilirsiniz. Özel günlerde yapılan fırsatlardan ve indirimlerden de yararlanarak alışverişlerinizi daha da keyifli bir hale getirmek sizin elinizde! Hediye Sepeti ile artık hediye bulmak çok kolay!


Nefis Yemek Tarifleri  2007 yılında kurulmuş olan Türk mutfağı başta olmak üzere mutfağımıza uyarlanmış dünya mutfağından da muhteşem lezzetleri parmaklarınızın ucuna getiren, bu muhteşem yemeklerin nasıl yapıldığını kolay bir şekilde öğreten yemek tarifi sitesidir.

Nefis yemek tarifleri arayüzü
Siteye girdiğinizde sizleri en başta en güncel tarifler karşılar. Her gün yüzlerce yeni tarifin eklendiği sitede aynı ekranı iki defa görmeniz pek olası değil.  Ana Sayfa, tarifler, videolar, menüler, yazarlar, keşfet, soru cevap ve bugün ne pişirsem gibi başlıklarla ziyaretçiler aradıkları alanlara hızlıca yönlendiriliyorlar. “Ana Sayfa” isminden de belli ana ekrana yönlendiriliyorsunuz. “Tarifler”e tıkladığınızda sizler için kategorilenmiş olan tarifler ekrana geliyor. Çorba tarifleri, diyet yemekleri, içecek tarifleri, hamurişi tarifleri bunlardan sadece birkaçı. “Videolar” a tıkladığınızda en son eklenen video en başta olmak üzere bugüne kadar videolu olarak hazırlanmış tüm tariflere ulaşmanız mümkün.  “menüler” başlığı altında çeşitli akşam yemeği menüleri, kahvaltı menüleri, özel günler için menüler sitenin takipçilerine yemek tarifleri kombinasyonları yapmada büyük kolaylık sağlıyor. “Yazarlar” kısmında ise yemek tariflerini paylaşan yazarlar bulunuyor. Paylaşım yapan yazarları aktiflikleri veya tarif sayıları gibi çeşitli kriterlere göre sıralamak mümkün. Buradan yazar profillerine ulaşarak beğendiğiniz bir yazarın diğer tariflerine de ulaşabilirsiniz. “Keşfet”  ise günün, haftanın, ayın ve tüm zamanların popüler yemekleri listelendiği bir alan. Burada amaç çeşitli zaman dilimleri arasında kullanıcılar tarafından ilgi gören tarifleri süzerek, binlerce tarif arasında en beğenilenleri daha rafine bir şekilde ziyaretçiye sunmak.  Bir çeşit forum gibi kullanılan “Soru Cevap” kısmında ise sitenin kullanıcıları daha çok mutfak konuları olmak üzere kendi aralarında soru-cevap yapabiliyor, birbirlerinden bulundukları duruma göre tavsiye isteyebiliyor. “Bugün Ne Pişirsem” kısmı ise bugün ne pişireceğinize karar verememeniz durumunda sizlerin imdadına koşuyor. Her evde bulunan malzemelerle hazırlanabilecek, çorba, ana yemek ve salata gibi çeşitli kategorilerde öneriler günlük olarak değişerek kullanıcıya yemek yapma konusunda fikir vermeyi amaçlıyor.
Nefis yemek tariflerinde üyelik
Nefis yemek tarifleri sitesini sıradan bir kullanıcı olarak kullanabileceğiniz gibi üye girişi yaparak da kullanabilirsiniz. Üye girişi mevcut e-posta adresiniz veya facebook profilinizle hızlıca yapılabilir. Peki üye girişi yapmak ne sağlar? Öncelikle daha az reklam görürsünüz :) Yorum yapabilir ve denediğiniz tariflere fotoğraf ekleyebilirsiniz.  Daha da önemlisi ise siteye üye olmanız halinde beğendiğiniz tarifleri sizin için ayrı bir alanda saklayabilecek online tarif defterinize sahip olursunuz. Bu tarif defterine eklediğiniz tariflerinize her zaman cep telefonlarınızdan bile kolayca erişebilirsiniz. En güzel tarafı ise nefis yemek tariflerinde üyelikle birlikte sunulan tüm özellikler ücretsizdir. Üye olmak için veya üyeliğin devamı için herhangi bir ücret alınmaz.

Nefis yemek tarifleri sitesine tarif göndermek

Dileyen her kullanıcı üye girişi yaptıktan sonra tarif gönderebilir, kendi yazar profilini oluşturabilir. Tarif gönderme işlemi cep telefonlarınızdaki nefis yemek tarifleri uygulaması üzerinden veya web siteden yapılabilir. Bunun için ‘tarif gönder’ bölümünü tıklamanız yeterli. En kolay ve en anlaşılır şekilde tarifin paylaşılabilmesi için gerekli yönlendirmeler site tarafından yapılmakta. Tarifler gönderildikten sonra mutlaka editör ekibi tarafından titizlikle kontrol edilmekte, böylelikle ziyaretçilerin memnuniyeti ön planda tutulmaktadır.
Bütün bu saydıklarımız nefis yemek tarifleri sitesinde bulunan binlerce özellikten sadece bir kaçı. Milyonlarca kişinin takip ettiği ve büyük bir bağlılıkla kullandığı Nefis yemek tarifleri sizi keşfetmeye çağırıyor.